T. C. Sakarya üNİversitesi sosyal biLİmler enstiTÜSÜ



Yüklə 0,65 Mb.
səhifə9/11
tarix14.09.2018
ölçüsü0,65 Mb.
1   2   3   4   5   6   7   8   9   10   11

Hesap dönemi olan takvim ayını izleyen ayın 20’sine kadar maden vergisi mükellefleri, yerel bütçelere dahil olan maden vergisi için belediyelere, diğer için vergi idaresine beyanname vererek vergiyi öderler. Yerli bütçeye ödenmesi gereken madenler yerel inşaat malzemeleri olarak adlandırılır ve kerpiç, kiremit, kil, inşaat kumları, çakıl şeklinde sayılabilir.

Ham petrolün vergisinin hesaplanmasında üretilmiş petrolün ve gazın miktarlarından üretim işlemleri ve teknolojik gereklilikler neticesinde kuyuya geri dönen petrolün veya gazın miktarı Bakanlar Kurulu’nun belirleyeceği standartlar nispetinde düşülür.


2011 yılı vergi gelirleri içerisinde %0,83 paya sahip olan maden vergisi esasen çok önemli bir vergi türü değildir. Ancak eski Rus geleneklerine bağlı olarak bu vergi sürekli gündemde tutulur.

Yerin altından çıkarılan aşağıdaki faydalı madenler çeşidine göre, maden vergisini her bir m3 için aşağıdaki oranlarda ödenilir:



Maden Vergi Alınan Madenin veya Yer altı Kaynağının Adı

Maden Vergisinin Oranları

(manatla)

Ham veya Diğer Madenler:




Seolit

0,5

Barit

0,5

Mişar Taşları

0,5

Çakıl-Taş

0,5

Doldurucular (keramzit, akloporit) üretimi için killer

0,5

Bentonit killeri

0,5

Kerpiç-kiremit killeri

0,5

Volkan külü ve pemza

0,5

Kvars kumları

0,5

İnşaat kumları

0,5

Sementler (ahenk taşı, Mergel, Kil, volkan külü)

0,5

Taşlar (mermer, kabro, travertin, mermerleşmiş ahenk taşı)

1

Kıymetli ve yarım kıymetli bezek taşları

4

Kaya tuzu

4

İyotlu, bromlu sular

0,02

Mineral sular

6

Türkiye’de Azerbaycan uygulamalarına benzer şekilde madenlerin satış değeri üzerinden %2 imrariye vergisi alınmaktaydı. 6309’a göre Devlet Hakkı ödenerek üretilen madenin nakil ve satış müsaadesi. İmrariye ödenince imrariye tezkeresi alınmasına hak kazanılırdı. Yürürlükten kalkan 6309 sayılı Maden Kanunu’na göre zorunlu imrar taahhüdü maden sahaların sözleşmelerine konurdu. Bu durumda imrariye tezkeresi alınmadan maden sahasından çıkartılan (nakledilen) maden kaçak sayılır; imrariye 1,5 katı ile tahsil edilir ve hakimin takdirine göre de ayrıca ceza verilirdi.



9.1. Türkiye Maden Vergisi Uygulamaları
Maden arama ruhsatı almak için öncelikle istenilen belgelerle beraber, Maden İşleri Genel Müdürlüğü’ne müracaat edilir. Bu başvuruda maden aranacak yerin koordinatları bildirilerek, belirli bir bölge için arama ruhsatı talebinde bulunulması gerekir. Yapılan incelemelerde eğer o bölge veya alan daha önce maden aramak için başkalarınca talep edilmemişse, gerekli harç ve teminatlar alınmak suretiyle, ruhsat grubuna göre en fazla 3 -7 yıl için maden arama ruhsatı verilir. Maden ruhsatları tapu olmadığından toprağın yüzeyinde bir hak sağlamaz, sadece yeraltı için geçerlidir. Toprağın yüzeyinin mülkiyeti kimde ise onunla anlaşılabiliniyorsa madencilik faaliyeti yapabilir. İzin verilen sürede şayet bir maden yatağı bulunamaz ise o maden arama ruhsatı iptal edilir. İzin verilen sürede eğer bir maden yatağı keşfedilebilirse, bulunan madeni işletmek için maden işletme ruhsatı alınması zorunludur. Maden işletme ruhsatı alınabilmesi için, bulunan madenin sınırları, büyüklüğü ve işletme projesi hazırlanarak, diğer belgelerle beraber tekrar Maden İşleri Genel Müdürlüğü’ne başvurulur. Ancak madencilikte 100 tane arama ruhsatından sadece 2 tanesinde işletilebilecek büyüklükte ve ekonomik kazanç sağlayabilecek yeni bir maden yatağı keşfedilebilmektedir.
Madencilikte gelir veya kurumlar vergisinin yanı sıra ayrıca çıkarılan madenin ocak başı satış tutarı üzerinden %4’ü ile %2’si oranında devlet hakkı ödenir. Ruhsatların verilmesi için harç ve teminatın yatırılması zorunludur. 24.06.2010 tarihinden itibaren ruhsat teminatı, ruhsat aşamasına ve ruhsat süresine bağlı olarak hektar başına yıllık ruhsat harcının % 1’idir. Bu oranı %50’si oranında artırmaya ve eksiltmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir. (2011 yılı yeniden değerlendirme oranı sonucu Teminat miktarı 10.770 TL’den az olamaz.)

BÖLÜM 10

AZERBAYCAN SADELEŞTİRİLMİŞ VERGİ

Girişimciliği geliştirmek ve küçük esnafı korumak amacıyla 2001 yılından itibaren uygulanmaya konulan sadeleştirilmiş vergi sisteminden yarar mı yoksa zarar mı edildiği tartışma konusu olmuştur Vergi mükelleflerinin %90’nı bu sistemde iken toplanan vergi çok düşük düzeylerde kalmaktadır.


10.1. Sadeleştirilmiş Vergi Genel Esasları

EDV vergisi için kayda alınmamış ve art arda 12 aylık dönemde vergiye konu işlemlerinin değeri 150.000 AZN’den az olan tüzel kişiler ile 90.000 AZN’den az olan gerçek kişiler sadeleştirilmiş vergi mükellefi olma hakkına sahiptirler. Sadeleştirilmiş vergi mükellefi olma hakkına sahip olanlar her yıl nisan ayının 20’sine kadar bu sistemden yararlanıp yararlanmayacağını bildirmek zorundadır. Ancak bildirdiği seçeneği yıl içerisinde değiştirme hakkı yoktur. İzleyen yıl bildirim yapmamışsa önceki yıl seçtiği yöntem uygulanmaya devam edilir. Yıl içinde faaliyete başlayan mükellefler ise ilk kayıt için verdiği dilekçede belirttiği yönteme tabi olur.


Mülkiyetinde veya kullanımında motorlu taşıt ile Azerbaycan Cumhuriyeti arazisinde yük ve yolcu taşımaları (uluslar arası yük ve yolcu taşımaları hariç) veya diğer şahıslarla mukavele esasında gerçekleştiren şahıslarda sadeleştirilmiş vergi mükellefleridir.
Konut inşaatı faaliyet ile iştigal eden şahıslarla, kendisine ait araçlarla ahalinin şahsi ihtiyaçlarını görmek veya ticaret amaçlı bina inşa eden şahıslarda sadeleştirilmiş vergi mükellefidirler.
Aşağıda maddeler halinde listelediğimiz şahısların ise sadeleştirilmiş vergi sistemini seçme hakları bulunmamaktadır.

  1. Aksiz vergisine tabi mal üreten şahıslar

  2. Finans ve Sigorta kuruluşları, yatırım fonları, değerli kağıt piyasası profesyonel katılımcıları

  3. Özel emeklilik fonları

  4. Emlağını kiraya verenler

  5. Mülkiyetinde olan araçların ortalama yıllık kalan değeri 1.000.000 AZN’den fazla olanlar

Sadeleştirilmiş vergi mükellefi olan hukuki şahıslar, EDV, kurumlar vergisi, emlak vergisi; gerçek kişiler ise gelir vergisi ve EDV 'den muaf tutulmuştur. Diğer vergilere tabi olmama veya tabi olunan vergilerin miktarının sayısının azalması bu sisteme sadeleştirilmiş denilmesinin nedenidir.


Sadeleştirilmiş vergi malların teslimi, hizmetlerin yapılmasından elde edilen kazanç ve satış dışı gelirlerin tutarına aşağıda belirtilmiş oranların uygulanması ile hesaplanmaktadır.

  • Bakü şehri için %4

  • Diğer şehir ve rayonlar ile Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti için %2 olarak belirlenmiştir.

Motorlu kara taşıtları ile yolcu ve yük taşımalarını gerçekleştiren vergi ödeyicileri için sadeleşdirilmiş vergi aşağıdaki gibi belirlenir:

Taşıma Şekli

Sadeleştirilmiş Verginin Hesaplanmasında Esas Alınacak Ölçü

Sadeleşdirilmiş Verginin Aylık Meblağı (manatla)

Yolcu taşınması (taksi istisna olmakla), oturacak yerlerinin sayına göre:

1 oturacak yeri için

1,8

Taksi ile yolcu taşınması

1 adet nakliye aracı için

9,0

Yük taşınması

Yük taşıma yeteneği için (her tona)

1,0

10.2. Sadeleştirilmiş Vergi Hesaplama Kuralları

Sadeleştirilmiş verginin hesaplama kuralları, ödeme süreleri ve beyannamelerin verilmesi esasları Azerbaycan Vergi Mecellesi’nin 221’nci maddesinde gösterilmiştir. Buna göre;



Madde 221. Sadeleştirilmiş Verginin Hesaplanması Kuralları, Ödeme Müddeti ve Beyannamenin Verilmesi

221.1. Hesap dönemi için sadeleştirilmiş verginin meblağı bu Kanun’da belli edilmiş vergi oranlarını hesap dönemi genel hasılatının hacmine uygulanmasıyla hesaplanır.

221.2. Sadeleştirilmiş vergi için hesap dönemi üçer aylık dönemlerdir.

221.3. Sadeleştirilmiş verginin ödeyicileri hesap döneminden sonraki ayın 20’sinden geç olmayarak ödenmesi gereken verginin meblağı hakkında vergi organlarına beyanname verir ve vergiyi bu süre içerisinde Devlet Bütçesine öderler.

Vergi ödeyicisi olan hukuki şahıs faaliyeti sona erdiğinde veya fiziki şahısın faaliyetine son verildiğinde, 30 gün içerisinde vergi organına beyanname verilmelidir. Bu zaman vergi dönemi hesap dönemi sayılan sürenin başlangıcından vergi ödeyicisinin faaliyetini durdurduğu güne kadar olan dönemi ihtiva eder.



221.4. Motorlu nakil araçları ile yolcu ve yük taşımalarına göre sadeleştirilmiş vergi aşağıdaki kurallara göre hesaplanır:

221.4.1. Yolcu ve yük taşımalarını gerçekleştiren vergi ödeyicisinin her bir motorlu nakil araçları için sadeleştirilmiş vergi bu Kanun’da gösterilen sadeleştirilmiş verginin tatbik edildiği ölçüler esas alınarak sadeleştirilmiş verginin aylık meblağı ve Devlet Bütçesine ödenilir.

221.4.2. Vergi ödeyicileri motorlu nakil araçlarının sicilinin bulunduğu yerle bağlı olmayarak, yolcu ve yük taşımalarının gerçekleştirildiği arazi için bu Kanunda belirlenen sadeleştirilmiş vergiyi öderler.

221.4.3. Vekaletname veya kira sözleşmesi esasında kullanılan motorlu nakil vasıtaları ile yolcu ve yük taşımaları gerçekleştirildiğinde, sadeleştirilmiş verginin ödenmesinde nakil araçlarını vekaletname veya kira sözleşmesi ile veren şahıslar da sorumluluk taşırlar. Bütün diğer hallerde sadeleştirilmiş verginin ödenmesinde motorlu nakil vasıtalarının sahibi sorumluluk taşır.

221.4.4. Hukuki şahısın bilançosunda olan motorlu nakil araçları ile yolcu ve yük taşımaları hukuki şahısın kendisi tarafından gerçekleştirildiğinde, sadeleştirilmiş vergiyi hukuki şahıs öder.

221.4.5. Motorlu nakil araçları ile yolcu ve yük taşımalarını gerçekleştiren vergi ödeyicileri bu Kanunda başka haller istisna tutulmamışsa, bu faaliyete göre vergi oganlarına beyanname vermezler.

221.4.6. Motorlu nakil araçları ile yolcu ve yük taşımalarını gerçekleştiren vergi ödeyicileri tarafından sadeleştirilmiş verginin düzgün hesaplanmasına ve vaktinde Devlet Bütçesine ödenilmesine Maliye Bakanlığı nezaret eder.

221.4.7. Motorlu nakil araçları ile yolcu ve yük taşımalarını gerçekleştiren şahıslar her bir motorlu nakil aracı için Nakliye Bakanlığı’ndan takvim ayının sonuna dek kendi isteklerine uygun olarak izleyen ay, üç ay, yarım yıl veya yıl için ciddi hesap kartonu olan «Ferklenme nişanı» almalıdırlar.
Gelir veya kurumlar vergisinin, EDV mükellefiyetlerinin basitleştirilmiş bir şekli olarak düşünülen sadeleştirilmiş verginin kaldırılarak bunun yerine Türk Vergi Sistemi’nde yer alan işletme defter esası yönteminin getirilmesi Azerbaycan Vergi Sistemi için çok iyi sonuçlar verebilecektir.


BÖLÜM 11

AZERBAYCAN VERGİ SİSTEMİNİN EKONOMİK ANALİZİ

Azerbaycan Vergi Sistemi’ni oluşturan Devlet vergilerini detaylı olarak inceledikten sonra bu vergilerin ekonomik etkilerini analiz edelim. Yani Azerbaycan bütçesinin içerisinde devlet vergileri ne kadar bir yer tutuyor ve toplanan vergiler hangi kaynaklardan geliyor bunu görmeye çalışalım.


11.1. Azerbaycan Makroekonomik Göstergeleri

Azerbaycan Kafkas ülkeleri arasında ekonomik göstergeleri en hızlı düzelen ülkedir. Azerbaycan Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYİH) verileri aşağıda gösterilmiştir. Bu verilerdeki değişim grafikte de gözüktüğü gibi ülkenin kapasitesi 2003 yılına göre 10 kat büyümüştür. Azerbaycan, IMF'nin 2011 yılı değerlendirme raporuna göre son 7 yılda milli gelirini en çok artıran ülke oldu. Rapora göre Bakü, 181 ülkeyi geride bırakarak milli gelirini yükseltti.




Yıllar

Milyon AZN

2003

7,1

2004

8,5

2005

12,5

2006

20,3

2007

29,3

2008

46,3

2009

43,2

2010

51,8

2011

63,4

2012*

67,5

*Tahmini

Şekil 19: Azerbaycan Gayrı Safi Yurtiçi Hasılası’nın Yıllara Göre Değişimi Kaynak: Azerbaycan İstatistik Komitesi Rakamlarından Yararlanılarak Tarafımdan oluşturulmuştur.

Şekil 19’da yer alan veriler incelendiğinde 2011 yılı 63,4 milyon AZN bir diğer ifade ile 76,08 milyar USD olan GSYİH ’nın 2012 yılında 81 milyar USD civarında olması tahmin edilmektedir. Türkiye’nin 2011 GSYİH ise 772 milyar USD ile Azerbaycan’ın yaklaşık 12 katı büyüklüğündedir. 2000'li yıllarda ülkede petrol üretiminin artması ve uluslararası piyasada petrol fiyatlarının yükselmesi Azerbaycan'ın makroekonomik göstergelerine olumlu katkı sağlamıştır(Gurbanov; 2009:75). Bu yıllarda genel olarak GSYİH'da oranı ortalama %10'un üzerinde bir artarak çok hızlı büyümüştür. Petrol sektörüne yapılan yatırımların bu büyümedeki payı küçümsenemez. 1994-2000 yılları arasında petrol yataklarının müşterek işletilmesi amacıyla yapılan anlaşmalarda yer alan şirketler tarafından yaklaşık 3,4 milyar ABD Doları yatırım yapılmıştır ( Musayev, 2001: 12).


Azerbaycan bütçe gelir ve giderlerinin yıllara göre değişimini yine bir şekil yardımı ile izleyecek olursak;

Milyon AZN

2000

2005

2008

2009

2010

2011

2012

Devlet Bütçe Gelirleri

714,60

2 055.2

10 762,7

10 325,9

11 403,0

15 700,7

17.038,00

Devlet Bütçe Giderleri

764,00

2 140,7

10 774,2

10 503,9

11 765,9

15 396,2

17.678,00

Şekil 20: Azerbaycan Bütçe Gelir ve Giderlerinin Yıllara Göre Değişimi Kaynak: Azerbaycan İstatistik Komitesi Rakamlarından Yararlanılarak Tarafımdan oluşturulmuştur.
2012 verilerinin tahmini olarak gösterildiği Şekil 20’nin incelenmesinden 2005 yılında 2,5 milyar USD olan gider bütçesi 2012 yılında yaklaşık 9 kat büyüyerek 21 milyar dolara gelmiştir. 2011 yılı kişi başına düşen milli geliri 12.393 USD ’dir. İşsizlik oranı 2011 %1,1 gibi çok düşük bir seviyede çıkmıştır.
11.2. Azerbaycan Petrol Gelirleri

Petrol, 19. yüzyılın sonundan itibaren Dünya’daki en önemli hammadde haline gelmiştir. Petrolün esas değeri Alman Rudolf Diesel tarafından içten patlamalı motor veya dizel motorun icat edilmesi ile anlaşılmış ve bu andan itibaren bütün teknik, siyasi ve ekonomik ilerlemeler petrol üzerinden yapılmıştır. Petrolün elektrik enerjisi üretiminde kullanılması ve özellikle petrokimya endüstrisindeki sanayi hammaddesi olması petrolün önemini daha da arttırmıştır. Alternatif enerji kaynakları bulunmadığı sürece de petrolün bu öneminin artarak devam edeceği de kuşkusuzdur.


Azerbaycan’da 7’nci yüzyıldan beri çeşitli amaçlarla petrol çıkarılmaktadır. İlk kuyular insan gücü ile açılmışken 17’nci yüzyıldan itibaren mekanik sistemli kuyular açılmaya başlanmıştır. 1871'de ilk defa burgu usulü ile petrol kuyuları açılmaya başlanmış ve elle yapılan işler yerini yavaş yavaş buharla çalışan makinalara bırakmıştır (Falkus; 1986:29). Ciddi bir sektör haline gelince Azerbaycan’da sırf bu işle uğraşan şirketler kurulmaya başlandı. 1873'de Bakü'de toplam 12 şirket faaliyet gösterdiği halde, yüzyılın sonlarında bunların sayısı 140'a ulaştı (Bunyadov ve Yusupov; 1994:605). 1873 yılında, dünyanın en büyük rezervine sahip olan, 500 milyon ton hacim kapasiteli petrolün keşfi ve çıkarılması Ramanı, Sabuncu, Balahanı ve Bibiheybet petrol alanlarında gerçekleştirildi. İsveç vatandaşı olan Robert Nobel, Bakü petrol sanayine yatırımda bulunan ilk yabancıydı (Sarıahmetoğlu; 2007:92). İnsanlığa hizmet edenlere, bilim, teknoloji gibi alanlarda 100 yıldır bilim ve barış ödülleri dağıtan Nobel Vakfı'nın kurucularından olan bu şahıs "Nobel Kardeşler Birliği"nin temeli 1879'da attı.

Sovyetler Birliği dönemi Azerbaycan için petrol ticaretinden ekonomik anlamda ticari zararların söz konusu olduğu yıllardı. Çünkü Azerbaycan’ın petrol ve diğer kaynakları ülke dışına çok ucuza çıkarılırken, gelirin büyük kısmı merkeze (Moskova’ya) akmaktadır. Petrol için Azerbaycan'a ödenen para maden suyunun fiyatından 34 kat aşağı idi (Aliyev; 2006:34). Ülkeden aramalı veya hammadde olarak çıkan ucuz fiyatla çıkan ürünler, diğer Sovyet ülkelerinde üretilip nihai ürün olarak Bakü’ye yüksek fiyattan dönmüştür. Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından Azerbaycan'ın bağımsızlığına yeniden kavuşması ile sona eren planlı ekonominin Azerbaycan ekonomisine miras bıraktığı problemler şöyle sıralanabilir (Hesenov;2001;7):



  • Ekonomik yapının sağlıklı olmaması,

  • Üretim gücünün bölgesel ve sektörel dağılımının dengeli olmaması,

  • Üretilen malların hem kalitesinin düşük olması, hem de kişi başına düşen miktarının Sovyetler Birliği ortalamasından yaklaşık olarak iki kat az olması. 1990'lı yılların başlarında Azerbaycan'da tüketimin sadece %50'si iç üretimden sağlanabilmiştir.

  • Ekonomik yapının sağlıklı olmaması sonucunda Azerbaycan'ın dış ticaretinde 1980'li yılların sonlarında ihracat ithalattan %33-40 fazla olmuştur. Bu fazlalık ithalat ihracat yapısı ve ticaret yapılan ülkeler nedeniyle daha sonra pek çok sorun oluşturmuştur.

Petrol kaynaklarının yönetilmesi konusunda çok deneyimli sayılamayacak olan Azerbaycan için petrolün doğru ve etkin yönetilmesinin dört temel faydası bulunmaktadır.

  • Ekonomi petrole bağımlıdır. Ülkenin sanayi üretiminin 2/3’ü ile ihracatının onda dokuzu petrolden sağlanmaktadır.

  • Azerbaycan petrol kaynakları çok eskiden beri kullanıldığından ülke rezervleri hızla azalmaktadır. Azerbaycan Bakanlar Kurulu 1996 yılında çıkardığı “Azerbaycan'da Yeniden Yapılanma ve Ekonomik Yükselişin Orta Vadeli Programının Esas İstikametleri (1997-1999)” yayında 2024 senesinde ise petrol üretimin dörtte birine kadar azalacağı tespiti yapılmıştır.

  • Ermenistan ile yaşanan savaş savunma giderlerinin oldukça artmasına neden olmuştur. Bütçe üzerinde sürekli bir silahlanma ihtiyacı baskısı bulunmaktadır.

  • Ermenistan ile yapılan savaşta göçmen durumuna düşenlerin geçimi ile işgal altında kalan üretim tesislerinin üretim kaybı dolayısıyla da petrol gelirleri önemlidir.

Azerbaycan petrol gelirlerinin ülke ekonomisi üzerindeki olumlu etkilerini bir şekil yardımı ile görelim.

Petrol Gelirlerinin ÜlkeEkonomisine Etkileri

G.S.Y.İ.H. Yatırımlara Döviz Kuru ve İşsizliğin Bütçe

Üzerinde Etkisi Enflasyona Önlenmesindeki Açıklarını

Etkileri Olumlu Etkisi Etkileri Telafi Etkisi

Şekil 21: Petrol Gelirlerinin Ülke Ekonomisine Etkileri
Şekil 21’in incelenmesinden petrol gelirlerinin ülke için ne kadar önemli olduğu göze çarpmaktadır. Ülkenin G.S.Y.İ.H.’sı üzerinde özellikle ülkede sanayi üretiminin 2/3’ünün petrol sektöründe olması petrol fiyatlarının arttığı dönemlerde ihracat fazlaları nedeniyle ülke için olumlu etkiler yaparken, bir ölçüde dışa bağlılığı arttırmakta ve kriz dönemlerinde ciddi olumsuzluklar yaşanabilmektedir. Petrol yatırımları ülkeye yapılan yatırımların %40’ı civarındadır. Bu yatırımlar işsizliğin önlenmesinde oldukça olumlu etkiler yapmaktadır. Döviz kurları ve enflasyon üzerinde de petrol ihracatının etkileri pozitif olmuştur. Bütçe açıkları üzerindeki etkilerini ise aşağıda ayrıntılı olarak inceleyeceğiz.
Azerbaycan'da imzalanmış petrol anlaşmalarının tamamı, dünya uygulamasında en sık görülen "Hasılatın Pay Bölüşümü Anlaşması" türüne aittir. Bu tip anlaşmalarda; yabancı şirket veya şirketler topluluğu petrolü arar, çıkartır ve petrolün belli bir kısmına sahip olur, geri kalan kısmı ise petrolün çıkarıldığı devlete aittir. Bu anlaşmalarda genellikle, ilk çıkarılan petrol “hasıla petrolü” olarak nitelenir ve petrolü aramak, çıkarmak, işlemek için yapılan yatırımların karşılığı olarak %40- %60 oranında bir kısmı şirkete veya şirketler topluluğuna verilir. Şirket veya şirketler topluluğu arama-tarama çalışmalarında hiç petrol bulamazlarsa topraklarında petrol aradıkları devletten hiçbir hak talep edemezler. Sonuçta petrol bulunursa devlet tüm kaynaklarının, yatırımların ve tesislerin nihai sahibi olacaktır. Bu anlaşmalarında petrol şirketleri önce petrol araması, sonra kazma ve çıkarma, sonra ise alt yapı çalışmaları için yatırım yaparlar (Gasımov; 2007:70).



Dostları ilə paylaş:
1   2   3   4   5   6   7   8   9   10   11


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2019
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə