TüRKİye ekonomi kurumu


Eylül, Cuma Friday, September 3



Yüklə 0,92 Mb.
səhifə12/18
tarix14.09.2018
ölçüsü0,92 Mb.
1   ...   8   9   10   11   12   13   14   15   ...   18

3 Eylül, Cuma Friday, September 3

Seçilmiş oturum 29-Küresel Kriz Analizleri II Workshop 3

Küresel Ekonomik Krizin Kalkınma İktisadına Olası Yansımaları

Doğan, Bahar Burtan (Dicle Üniversitesi)

baharburtandogan@yahoo.com
Günümüz itibarıyla dünyayı küresel ölçekte etkilediği yönünde gerek ulusal, gerekse de uluslararası siyasi, akademik, entelektüel çevrelerde uzlaşı sağlanan ve “1929 Büyük Buhranı’nın ardından geçen süreçte yaşanan en şiddetli iktisadî bunalım” olduğu yönünde hemfikir olunan global ekonomik krizin, tıpkı Büyük Buhranı takip eden süreçte olduğu gibi iktisat literatüründe ciddî tartışmalara ve yeni yönelişlere yol açması beklenmektedir. Krizin nedenlerinin anlaşılması amacıyla teferruatlı analizler yapılacağı ve bu analizler neticesinde iktisadın etkilenecek alt dallarından birinin de kalkınma ekonomisi olacağı kolaylıkla öngörülebilmektedir. Söz konusu öngörü dahilinde ortaya konulabilecek projeksiyonların kaba hatlarıyla optimist ve pesimist bakış açıları dahilinde belirlenen görüşler biçiminde sınıflandırmak mümkündür. Pesimist görüşler, neoliberalizmin yükselişi ile ters orantılı bir şekilde düşüşe geçen kalkınma iktisadının, küreselleşme sürecinin beraberinde getirdiği değişimler nedeniyle geri döndürülemez bir sürece girdiğini öne sürmekte ve tekrar yükselişe geçmesini zayıf bir ihtimal olarak değerlendirmektedir. Bu durumu düşüşten ziyade başkalaşım olarak mütalaa eden ve kalkınma ekonomisinin içeriği ve yapısındaki değişimin bir önem kaybediş olarak değil de daha kapsamlı ve çok disiplinli olmaya doğru bir eğilim olarak değerlendirilmesi gerektiğini öne süren optimist görüşler ise; çeyrek yüzyılı aşan süre zarfında kalkınma anlayışında meydana gelen değişikliklerin daha da kök salması sayesinde, iktisadın gündelik yaşamdan soyutlandığı gerekçesiyle krizlerin önceden kestirilemediği yönünde yüzünden yükselen sesleri önünün kesileceği ve krizden kurtuluş için Büyük Buhran akabinde uygulamaya konulan reçetelerin yeniden gündeme getirilebileceği beklentisiyle kalkınma iktisadının müteakip dönemde yükselişe geçeceğini tahmin etmektedir. Bahis konusu edilen bu yaklaşımlardan hangisinin gelecek dönemdeki iktisat politikalarını şekillendireceği hususu hakkında kısa vadede kesin ve net öngörülerde bulunmak pek mümkün görülmemekle birlikte, mevcut veriler ışığında söz konusu iki ekstrem arasındaki bir noktada dengeye gelineceği söylenilebilecektir.

JEL kodları: O10; R00



3 Eylül, Cuma Friday, September 3

Seçilmiş oturum 29-Küresel Kriz Analizleri II Workshop 3

Bunalım Sonrası Küresel Ekonomide Fırsatlar ve Tehditler

FİSUNOĞLU, Mahir (Çukurova Üniversitesi)



Köksel, Bilge (Gaziantep Üniversitesi)

fisunogl@cu.edu.tr
2008 yılında başlayan küresel bunalım, bazı bilgilerin yeniden gözden geçirilmesine yol açtı. Bu bilgiler; a) istikrar için merkez bankasının kısa vadeli faiz hedefi belirlemesinin yeterli olacağı, b) maliye politikalarının sınırlı rolü, c) düşük oranlı enflasyon hedeflemesi, d) finansal piyasa düzenleme ve denetlemelerinin gevşek tutulması olarak sıralanabilir. Son haftalarda yaşanmakta olan “Yunanistan Borç Krizi” de küresel bunalımın bir devamı niteliği ile endişeleri üzerinde toplamaktadır. Bu yeni krizle, şirket ve banka kurtarmaları yanında, ülke kurtarma politikaları da tartışılır hale gelmektedir.

Son küresel ekonomik kriz, serbest rekabet koşulları altında çalıştığı varsayılan piyasaların, kendi kuralları ile ekonomik (ve toplumsal) sorunlara çare bulamayacağını göstermektedir. Bir yanda İkinci Dünya Savaşı sonrası kapitalist sistem içinde görülen katılımcı yönetim, paylaşım, sosyal sorumluluk, kamuya karşı hesap verilebilirlilik, ahlaki rekabet gibi kazanımlar; diğer yanda, son yıllarda ön plana çıkan “deregulation”, özelleştirme, küreselleşme, bazı uluslar arası şirketlerin hızlı büyümesi gibi gelişmeler ile adeta bir çatışma yaşanmaktadırlar. Yine son yıllarda ortaya çıkan büyük sermaye kuruluşlarının neredeyse ölçüsüz güçlenmesi ve kural dışı işlemler yapma eğilimleri de serbest rekabet piyasalarının çalışmasını engelleyen faktörler arasında yer almıştır.

Bu iki zıt gelişmenin (bir taraftan kazanımlar ve bir taraftan olumsuzluklar) kesiştiği noktada, yeni bir krizle (Yunanistan Borç Krizi) ile karşılaşılmış bulunulmaktadır. Küresel kriz sırasında ABD ve AB ülkelerinin aşırı borçlanmaları üzerine bu yeni borç krizi de ek bir borçlanmayı beraberinde getirecektir. Borçlanmanın yaratacağı olumsuzluklara karşın, kalıcı politikaların belirlenmesi gerekmektedir. Belirlenecek politikalara yapılacak olası bir öneri; kamu ve özel işletmelerin, kamunun belirleyeceği sosyal sorumluluk kurallarına göre çalışacak bir iktisadi düzeni oluşturmaları üzerinde çalışmalarıdır. Maliye ve para politikalarının (ve k ilgili kurumların) bu yeni yapıya göre yeniden düzenlemeler yapmaları ise kaçınılmaz olacaktır. O halde önümüzdeki dönem, çeşitli politika önerileri arasında bu önerinin de tartışılacağı bir dönem olacaktır.

3 Eylül, Cuma Friday, September 3

Seçilmiş oturum 29-Küresel Kriz Analizleri II Workshop 3

Kriz, neyin krizi?

SARFATİ, Metin (Marmara Üniversitesi)



metin.sarfati@marmara.edu.tr
Piyasaların globalleşmesi, post modernitenin felsefesi ve etiği ile bir uyum içinde görünüyor. Küreselleşme ve ona denk düşen estetiko-etik perspektif de birbirini tamamlıyor. Borsa imgesi de tüm yaşamımızı kaplamış durumda. Değerlerin kimi zaman gerçekten, kimi zaman simgesel olarak borsada oluşması da bugünün dünyasının temel kurgusunu veriyor. Hatta daha da ötesinde içinde yaşadığımız uygarlığın tanımına dair temel ipuçlarını veriyor. Her gün değişebilen değerlerin diğer bir deyişle oynak değerin, ideal (veya hayali) saf rekabetin koşularını oluşturduğu ileri sürüldüğünde bu yargı yaşama dair bütün bakışımızın altyapısını da hazılamış oluyor.

Ekonomik düzeyde oynak olanın ideal olarak sunulması, bu an değerli olanın yarın değersiz olabilmesi zihinsel dünyalarımızı alt üst ediyor. Doğal olarak etik ve estetik düzey bundan hızla nasibini alıyor. Hume ile Smith in değil, Condillac ile Bentham\'ın mirasını üstlenen borsanın dünyasının iktisadi kurgusu, krizin derinliğine ipuçlarını vermektedir.

Değer Heidegger\' in işaret ettiği gibi modern dönemde önce iktisadi düzeyde anlamını somutlaştırmıştır. Değerin yeni anlamının izlerini de post modern dönemin borsasında okuyabiliriz.

Yapılacak sunumda bu çerçeve içinde ve daha çok iktisat felsefesinin güçlü projektörleri ile günümüzün bunalımı aydınlatılmaya çalışılacak, krizin salt iktisadi düzeyi içerdiği ama onu aştığı tartışmaya açılacaktır.


JEL kodu: B13

3 Eylül, Cuma Friday, September 3

Seçilmiş Oturum 30- Küresel Krizler ve İşgücü Workshop 4

İşsizlik ve Dış Ticaret: Türkiye’deki Bölgeler için Genelleştirilmiş Momentler Yöntemi-Dinamik Panel Veri Yaklaşımı

Gözgör, Giray (Doğuş Üniversitesi)

Pişkin, Ali (Doğuş Üniversitesi)

ggozgor@dogus.edu.tr

Çalışmada, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından Düzey 2 olarak belirtilmiş olan yirmi altı bölge için 2004–2009 dönemi yıllık verileri kullanılarak bölgelerin işsizlik oranı ile Türkiye’nin dış ticaretinden aldıkları pay arasındaki ilişki incelenmiştir. Buna göre, bölgelerin dış ticaretten aldıkları pay, o bölgeye ait olan illerin ilgili yıllardaki dış ticaret hacminin Türkiye’nin dış ticaret hacmine olan oranını ifade etmektedir. Tahminlerin tutarlı ve etkin olabilmesi için gerekli testlerin yapılarak varsayımların kontrol edilmesinden sonra Sabit Etkili Panel Veri ve Genelleştirilmiş Momentler yöntemleri kullanılmıştır.

Sonuç olarak bölgeler arasındaki işsizliğin belirlenmesinde, bir dönem önceki işsizlik oranı ile ilgili dönem işsizlik oranı arasında aynı yönlü bir ilişkinin olduğu; bununla birlikte bölgenin dış ticaretten aldığı pay arttığında işsizlik oranının azaldığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca Eylül 2008 döneminden itibaren etkisini göstermeye başlayan küresel finansal krizi ve sınırı ticareti yapan illeri gösteren gölge değişkenlerin de anlamlı olduğu gözlemlenmiştir.
JEL kodları: C23; F16

3 Eylül, Cuma Friday, September 3

Seçilmiş Oturum 30- Küresel Krizler ve İşgücü Workshop 4

Kriz Sonralarında İşgücüne Katılımın ve İşsizliğin Durumu “Türkiye’de 1994, 1998, 2000 ve 2008 Krizlerinin Etkileri

GÜNEY, Alptekin (Beykent Üniversitesi)



Uzun, Adem (Beykent Üniversitesi )

DURAN, Selman (Beykent Üniversitesi)



aguney@beykent.edu.tr
İşsizlik olgusu, gelişmiş ve gelişmekte olan tüm ülkelerin uğraştığı en önemli sosyal sorunların başında gelmektedir. Ülkeler, özellikle teknolojik olarak gelişirken, üretim sistemleri değişmekte ve işgücünün bu gelişmelere ayak uydurması zorlaşmaktadır, nüfus artışına bağlı olarak artan işgücüne istihdam imkânları yaratmak ciddi sorun haline gelmektedir. İşsizliğin temel nedenlerinin dışında belirli dönemlerde yaşanan krizler de işgücüne katılımı ve işsizliği etkilemektedir.

Kriz dönemlerinde ücretlerin fiyat artışları karşısında yetersiz kalışı ve/veya aile bireylerinin işsiz kalması nedenleriyle normalde işgücüne katılmayan diğer aile bireyleri işgücüne katılmak zorunda kalmaktadır. Özellikle ev kadınları, eşlerinin işsiz kalması veya aile gelirinin yetersiz kalması durumunda işgücüne katılarak aile bütçesine katkıda bulunmaya çalışmaktadır.

Türkiye’de işsizlik oranları 1970’li yılların başından itibaren artış eğilimine girmiş, işsizlik oranlarındaki bu artış eğilimi, kısa sürelerle üst üste yaşanan ekonomik krizlerle, daha da hızlanmıştır. Krizlerde işsizliğin artış göstermesini, kriz sonralarında düşme izlemektedir. İşsizlik oranları her krizden sonra gerilemekte fakat oranlar kriz öncesindeki haline dönmemekte ve yeni bir plato oluşturmaktadır.

Bu çalışmada 1994, 1998, 2000 ve 2008 krizlerinin Türkiye’de işgücüne katılım ve işsizlik oranlarına etkisi TÜİK verilerinden yola çıkılarak incelenmiştir.


JEL kodları: J60; J69

3 Eylül, Cuma Friday, September 3

Seçilmiş Oturum 30- Küresel Krizler ve İşgücü Workshop 4

Küresel Kriz ve Türkiye’de İstihdam

İzgi, Berna Balcı (Gaziantep Üniversitesi)

izgi@gantep.edu.tr
Dünya genelinde son 20 yılda sermaye artışı, teknolojik gelişme ve eğitimdeki ilerlemelere bağlı olarak işgücü verimliliği artmıştır. Bu nedenle ekonomik büyüme birçok ülkede istihdam yaratamamaktadır. Bu soruna ekonomik krizler nedeniyle oluşan kırılganlıklar eklendiğinde istihdam konusu hemen hemen her ülkenin temel iktisadi sorunu haline gelmektedir. 1990’larda etkisi giderek artan temel bir akım olarak küreselleşme olgusu, ekonomik krizlerin de küresel olarak yaşandığı gerçeğini ortaya koymuştur. Bu kapsamda istihdamın arttırılamaması, yaşanmakta olan ve son ekonomik kriz nedeniyle daha da derinleşen bir iktisadi sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmanın konusu bu nedenle çok önemli olduğu düşünülen istihdam piyasalarındaki gelişmeleri incelemektedir. Ülkemizde istihdamın yapısındaki değişmeler kriz öncesi ve sonrasında farklı yaş grupları itibarıyla oluşan etkilenmeler incelenmektedir.

JEL kodları: J00; J21



3 Eylül, Cuma Friday, September 3

Contributed Session 31-International Macroeconomics II Workshop 5

Japanese Foreign Direct Investments’ determinants: critical factors in Global Economy

DESEATNICOV, Ivan (Waseda University)

HİROYA, Akiba (Waseda University)

ivan.deseatnicov@fuji.waseda.jp
A recent growth of world economic activity led to intensification of many economic processes such as international trade, international financial transactions, international investments and others. These tendencies create opportunities for economic welfare and sustainable growth of the countries. However recent crisis of 2008-2009 showed, that global nation’ interconnections can facilitate and spread negative economic trends in the whole world. A combination of shocks to global housing markets and sharp increases in risk premia of firms, households, and international investors led to serious fallouts. In this aspect the recent increase of Foreign Direct Investment processes should be understood properly and incorporated in the global International Economics thinking. In line with this, the paper approaches FDI phenomenon from the FDI determinants point of view. Based on the Knowledge-Capital Model, the paper explores the linkages between Japanese FDI in Asian and European countries and a number of economic, political and cultural factors that can influence this process. Using a number of econometric techniques for a sample of 25-30 countries we identify the most significant factors that influence multinational companies’ decisions. The empirical model incorporates the traditional determinants, such as market potential, a skilled workforce endowments, investment cost, trade cost and distance to identify the significant and plausible effects differently for Asian and European countries. In addition, specific factors such as political risk, technological index and national culture are explored, and their role in determining the flows of Japanese FDI into different country groups is identified and compared. How political risk, technological index and national culture influence the attractiveness of the countries for Japanese FDI differently is also examined. Tentatively, a combination of these factors along with traditional ones can be explanatory for Japanese FDI flows. Thus, the empirical results present recent FDI trends and establish foundation for future research and discussions.

JEL codes: F21; F23



3 Eylül, Cuma Friday, September 3

Contributed Session 31-International Macroeconomics II Workshop 5

Impacts of FDI on Economic Growth: The Case of Baltic Countries
ERİÇ, Gülçin Elif (Istanbul Technical University)

eric@itu.edu.tr
Since the collapse of communist political system in Eastern Europe, these countries have experienced radical changes in their political and economic structure. During the early stages of transition from socialism to capitalism, transition countries experienced a sudden and big initial recession. The most important reason of this is the upset of economies with the collapse of their centrally planned economies whose activities are all planned from the head quarters. The most important phenomenon in the years following the collapse of centrally planned economies since 1989 is the negative growth starting with the transitional recession. Even though moving to a market-based economy required substantial amounts of finance, it was difficult in the initial years of transition. In the transition period, these countries look for substantial amounts of finance in order to reverse their negative growth performances. In this context, foreign direct investments (FDI) can be seen as one the most important factors to foster economic growth in transition countries.

FDI-economic growth relationship is a much studied topic but it has not lost its importance. Since there are few studies about Baltic countries, this paper explores the interactions between FDI and economic growth within the context of Baltic countries and seeks to answer the following question: It has been seen that growth has started in short period and the rate of growth is higher in the countries where foreign capital inflow is high. In this context, does FDI have an impact on economic growth performance in Baltic countries?

This is an empirical study which uses panel data method for the 1996-2008 period. The main sources of data are obtained from IMF, EBRD Transition Reports, World Development Indicators and OECD National Accounts. At the end of the study, it is expected that FDI has a positive effect on economic growth in Baltic countries.

JEL codes: F43; O52



3 Eylül, Cuma Friday, September 3

Contributed Session 31-International Macroeconomics II Workshop 5

The econometric Analysis of the Effect of Real Exchange Rate Volatility on FDI of OECD Countries in Europe

GÜney, Refik Berkan (Yeditepe Universitesi )

Ulusoy, Veysel ( Bahcesehir Universitesi)

rbguney@gmail.com

Globalization of markets is one of the most important topic in today’s world economy and result in stronger economic relations among countries. One of the most effective globalization methods used by Multinational companies (MNCs) in the world business environment is Foreign Direct investment (FDI)

Although there are a lot of empirical works on FDI in literature, there is a lack of research on the specific effect of real exchange rate volatility and financial crisis on FDI in Europe. The current study aims in overall to provide better understanding of the process and prospects of Europe based OECD countries’ experience in inward FDI and to fill the gap in that literature. It tries to shed light on economist and policy makers’ views.

For real exchange rate (RER) Volatility measure, we will use ARCH/GARCH family volatility determination method. We will try to choose the most suitable volatility model for the change in real exchange rate (CRER) data of OECD countries in Europe. In determinants of FDI modeling studies, we will use its estimate value.

Determination of financial crisis times will be decided by applying VaR (Value at Risk) methodology. We will develop a new approach to find financial crisis dummy parameters in model equations by using VaR techniques in monthly CRER.The break in the date passed the VAR significance level will be accepted as crisis period.

JEL codes: C23, G01



3 Eylül, Cuma Friday, September 3

Seçilmiş Oturum 32 - Açık Ekonomiler ve Küresel Kriz Workshop 6

Piyasaya Göre Fiyat Belirleme Yaklaşımı Çerçevesinde Uluslararası Fiyatların İç Fiyatlar Üzerindeki Etkisi

KAHYAOĞLU, Hakan (Dokuz Eylül Üniversitesi)

ÇETİN, Mehmet (Dokuz Eylül Üniversitesi)

ADAKALE, Türker (Dokuz Eylül Üniversitesi)



hakan.kahyaoglu@deu.edu.tr
Bu çalışmanın amacı Türkiye’de döviz kurları üzerindeki dalgalanmalarda reel ve finansal değişkenlerin etkilerinin büyüklüğünü ortaya koymaktadır. Bu analiz, eksik rekabet varsayımı altında ele alınacaktır. Eksik rekabet koşullarında döviz kurlarında meydana gelen değişimlerin ülke ekonomilerinin vektörleri üzerinde rekabet artışına yol açmayacağı konusu 1986 yılında Paul Krugman’ın “Pricing to Market” adlı makalesinde ileri sürülmüştür. Krugman bu makalede nominal kurlarda meydana gelen değişmelerin nominal kurlardaki değişmelerden daha büyük olması durumunda döviz kurları üzerinde finansal değişkenlerin etkisinin daha büyük olacağını belirtmektedir. Tersi durumda reel değişkenlerin etkisinin büyüklüğü daha fazladır. Bu çalışmada döviz kurlarının analizi doğrusal ve doğrusal olmayan zaman serileri analizi ile incelenecektir. Ön bulgulara göre Türkiye ekonomisinde nominal döviz kurlarındaki değişmelerin nısbi fiyatları gösteren dış ticaret hadlerine göre daha büyük olması Krugman eşitliğinin birden büyük olmasına yol açmaktadır. Bu da ekonomide finansal değişkenlerin etkisinin kur üzerinde reel değişkenlere göre daha etkili olduğu yönünde bir tespittir.

JEL kodları: G15; F41



3 Eylül, Cuma Friday, September 3

Seçilmiş Oturum 32 - Açık Ekonomiler ve Küresel Kriz Workshop 6

Euro/Dolar Paritesi Oynaklığının Dış Ticaret Üzerine Etkisi: Türkiye İçin Bir Analiz

ÖZTEKİN, Didem, (Dokuz Eylül Üniversitesi)

ERATAŞ, Filiz (Celal Bayar Üniversitesi)

didemoztekin@gmail.com

Çalışmada, küresel kriz çerçevesinde Euro/Dolar paritesindeki oynaklığın Türkiye’nin dış ticareti üzerine etkisi analiz edilmiştir. Türkiye’nin dış ticaret yapısına bakıldığında; ihracatın büyük kısmının Avrupa Birliği ülkeleri ile Euro üzerinden, ithalatının ise Dolar üzerinden gerçekleştiği görülmektedir. 2002-2010 dönemine ait aylık veriler kullanılarak yapılan çalışmada, Euro/Dolar paritesinin oynaklığını temsil eden GARCH varyans serisi ihracat ve ithalat talep denklemlerine eklenmiş ve denklemler ayrı ayrı Johansen ve Gregory-Hansen eşbütünleşme analizleri ile tahminlenmiştir. Elde edilen ampirik sonuçlara göre, Euro/Dolar paritesi oynaklığı ihracat talebini olumsuz yönde etkilerken, ithalat talebini olumlu yönde etkilemektedir. İhracatın ithalata bağımlılığının yüksek olduğu Türkiye için yapılan analizde ulaşılan bulgular beklentiyle uyumludur.

JEL kodları: C32, F10

3 Eylül, Cuma Friday, September 3

Seçilmiş Oturum 32 - Açık Ekonomiler ve Küresel Kriz Workshop 6

Küresel Kriz ve Döviz Kurlarında Oynaklık Geçişi

URAL, Mert (Dokuz Eylül Üniversitesi)

ÖZTEKİN, Didem (Dokuz Eylül Üniversitesi)

mert.ural@deu.edu.tr
Uluslararası finansal piyasalar arasındaki oynaklık geçişlerinin önemi, 2008 yılında yaşanan küresel kriz ile tekrar gündeme gelmiştir. Bu çalışmanın amacı, küresel krizin döviz kurları oynaklığı üzerindeki etkisini ve döviz kurları arasındaki oynaklık geçişlerini belirlemektir. Çalışmada, 2002-2010 dönemine ait USD, EUR ve JPY günlük döviz kuru serileri analize dahil edilmiştir. Oynaklık geçişlerinin kaynağının ve büyüklüğünün belirlenmesi için çok değişkenli GARCH (multivariate GARCH) yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen ampirik sonuçlara göre; küresel kriz sürecinde serilerin oynaklığının arttığı ve haber etkisinin kaynağı USD iken oynaklık geçişinin kaynağı JPY olarak belirlenmiştir.
JEL kodları: C32, F31

3 Eylül, Cuma Friday, September 3

Seçilmiş Oturum 33 - Enerji Fiyatları ve Etkileri Workshop 7

Türkiye’de Petrol Fiyatlarının Makro Ekonomiye Etkileri

AKTAŞ, Erkan (Mersin Universitesi)

ÖZENÇ, Çiğdem (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi)

ARICA, Feyza (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi)

erkanaktas@mersin.edu.tr
Türkiye\'de hızla Artan Enerji kullanımıyla Birlikte, Türkiye ekonomisinde, Enerji en önemli parametrelerden Biri haline gelmiştir. Bununla Birlikte, Türkiye\'nin ithalatının önemli kısmını Enerji ithalatı oluşturmaktadır. Ayşe çalışmada, Türkiye\'de tüketilen en önemli Enerji kaynağı olan petrol alınmıştır.
 Ayşe çalışmada petrol fiyatlarındaki değişmelerin Türkiye ekonomisi üzerindeki etkiler incelenmektedir. Çalışmada kullanılan veriler 1990-2010 yıllarını kapsamaktadır. Ayşe çalışmada kullanılan makro ekonomik değişkenler GSMH, enflasyon ve ihracatın ithalatı Karşılama oranıdır. Petrol fiyatlarının makro ekonomik etkileri VAR modeli çerçevesinde Analiz edilmektedir. VAR modeli çerçevesinde varyans ayrıştırma ve Etki-tepki analizleri kullanılmaktadır.

JEL kodu: E30



3 Eylül, Cuma Friday, September 3

Seçilmiş Oturum 33 - Enerji Fiyatları ve Etkileri Workshop 7

Kriz Döneminde Uluslararası Enerji Fiyatlarında Meydana Gelen Değişmelerin Gelişmekte Olan Ülkelerin Ekonomik Performansına Etkisi

DANIŞ, Emin Emrah (Dokuz Eylül Universitesi)

ÇETİN, Mehmet (Dokuz Eylül Universitesi)

mehmet.cetin@deu.edu.tr


Enerji fiyatları, dünya ve ülke ekonomik performansı açısından en önemli göstergelerden biri durumundadır. Doğal olarak, petrol fiyatlarındaki artış ne kadar fazla ve uzun süreli ise, makro ekonomi üzerindeki etki de o kadar büyük olmaktadır. Ekonomiler hangi üretim faktörüne daha fazla sahipseler üretim sürecinde o faktörü daha yoğun olarak kullanmak eğilimdedirler. Gelişmekte olan ülkeler üretimde bulunmak ve üretimlerinin devamlılığını sağlamak için yoğun enerji girdisine ihtiyaç duyarlar. Sürdürülebilir ekonomik büyüme için, kesintisiz bir enerji kaynağı gereklidir. Enerji bağımlılığı gelişmekte olan ülkelerin, sahip oldukları kısıtlı kaynakları bu alana yönlendirmelerine neden olmaktadır. Bu çalışmada; 2000 sonrası döneme ilişkin olarak enerji fiyatlarının gelişmekte olan ülkelerin ekonomik performansları üzerindeki etkileri panel veri yöntemi ile ele alınmaktadır. Bu yaklaşıma göre ele alınan değişkenler arasında kriz döneminde enerji fiyatlarında meydana gelen azalma ekonomik performans ölçütlerinde meydana gelen olumsuzlukları azaltıcı kriz sonrası canlanma döneminde ise olumsuzlukları arttırıcı etkileri olması beklenmektedir.

JEL kodları: Q43; G01





Dostları ilə paylaş:
1   ...   8   9   10   11   12   13   14   15   ...   18


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2019
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə