Uludağ Hepimizin Çalıştayı Sonuç Bildirgesi



Yüklə 10,87 Kb.
tarix06.05.2018
ölçüsü10,87 Kb.

Uludağ Hepimizin Çalıştayı Sonuç Bildirgesi

Uludağ, ormanlık alanlar (nemli, kurak, geniş ve iğne yapraklı), makilik, turbalıklar, subalpin fundalıklar, alpin sarp kayalıklar ve açık alanlar gibi çok zengin bir habitat çeşitliliğine sahiptir.

Avrupa florasında 13.000 tür, Türkiye’de 12.000 tür varken Uludağ’da ise 1320 tür bulunmaktadır . 1321 türün 171 endemiki olup Uludağ için endemik olanlar ise 33, nadir tür sayısı ise 16’dır.

Bu endemik türlerin çoğunun Uludağ Milli Park sınırları içerisinde yayılmaktadır. Özellikle Oteller Bölgesi olarak bilinen I. ve II. Turizm Gelişim Bölgeleri, Çobankaya, Sarıalan, Bakacak, Kirazlıyayla, Volfram Madeni çevresi, Şahinkaya, Kuşaklıkaya, Fatin Tepe ve Göller Bölgesi Uludağ endemiklerinin populasyonlarının yoğun olarak görüldüğü yerlerdir.

Uludağ Milli Park sınırları dışında Soğukpınar çevresi, Aras Vadisi, Alaçam üstleri-Göller Bölgesi arası, Pınarcık üstleri, Dutçalık Mevkii, Çavuşdüzü Mevkii, Kıran Yaylası, Sorgun ve Kirseyazılı zirve çevresi endemik taksonlar bakımından oldukça zengindir.

Avrupa’nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarını Koruma Sözleşmesi (Bern Sözleşmesi) Ek Liste 1’de Türkiye’nin nadir ve tehlike altındaki türleri listelenmiştir. Buna göre Uludağ Endemik Türlerinin (171) tehlike kategorileri: Çok tehlikede olan 11 tür, tehlikede 19 tür, Zarar görebilir olanlar ise 21 türdür.

Ayrıca Uludağ faunası açısından da çok zengin çeşitliliğe sahiptir. Uludağ’da 10 Amfibi (7 kuyruksuz, 3 kuyruklu kurbağa) türü, 29 Reptil (Sürüngen) türü yaşamaktadır. 3 tür kaplumbağa, 13 kertenkeler bulunmaktadır.

Uludağ, tarihsel ve kültürel açından da oldukça değerli olup dağ köylerinde hala devam etmekte olan geleneksel yaşam korunarak bilgisi gelecek nesillere bırakılmalıdır.

Uludağ’ın korunması gereken değerleri, Bursalıların bilgisine yayın, eğitim, seminer gibi araçlarla aktarılmalıdır.

Kuşun, kurdun içeceği suya ihtiyaç var.

Uludağ su kaynakları açısından oldukça önemli ve zengin bir alandır. Bursa’da kuzeydoğulu rüzgar yönleri egemen iken, Uludağ’da güney yönlü rüzgarlar egemendir. 30 °C ve üzeri sıcaklıklar Uludağ üzerinde neredeyse hiç gözlenmezken, Bursa’da kaydedilen 30 °C ve üzeri sıcaklıklar Bursa’da buharlaşma ve terlemeyi arttırdığı için bir su açığına neden olur.

Uludağ Pınar Kaynakları 6 bölgede yer almaktadır. Lakin su şirketleri tarafından yapılan borulamalarla Uludağ kuraklaşmakta, kuşun kurdun içeceği su kalmamaktadır.

Doğal kaynak sularımız, 2008 yılında 29 adet işletmeye toplam 73,97 lt/sn debide doğal kaynak suyu 9.642.115,41 TL/Yıl karşılığında kiralanmıştır.

Ayrıca Uludağ Otelcilik Turizm İnşaat Yatırım ve Tic. A.Ş. 28.02.1997 tarih ve 3110/700 sayılı yazı ile Milli Emlak’tan 27 L/sn debideki Volfram Madenindeki su kaynağı 38 yıllığına BEDELSİZ tahsis edilmiştir.

Uludağ’daki su kaynakları, sermayenin ihityaçları doğrultusunda vahşice yağmalanmaktadır.

Ayrıca Uludağ ve çevresinde yapılan maden ve taş ocakları, çimento fabrikaları ile Uludağ ve su pınarları kirlenmekte, tahrip olmaktadır. Kentsel dönüşüm ile bu süreç daha da hızlanarak artma tehlikesi bulunmaktadır.

Su alanları havza bazında ele alınarak yönetim planları katılımcı bir şekilde ortak akılla yapılmalı, su konusundaki yetki kargaşasına son verilmelidir.

Uludağ’ın planlama süreçleri ile ilgili olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, yönetiminde ise Orman ve Su İşleri Bakanlığı 2. Bölge Müdürlüğü yetkilidir.

1/25.000 Ölçekli Uludağ Milli Parkı Uzun Devreli Gelişim Planı 2009 yılında onaylanmıştır. 1/5000 ve 1/1000 Koruma Amaçlı İmar Planları Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yapılmış olup Bursa’daki meslek odaları ve STK’ların açtığı dava sonunda yargı yürütmeyi durdurma kararı vermiştir.

Ayrıca Bursa Büyükşehir Belediyesi, Uludağ ile ilgili yeni teleferik projesi hazırlamış durumda olup bu yeni hat Teferrüç’ten Oteller bölgesine kadar olup arada 4 istasyon bulunmaktadır.

Uludağ’da çok sayıda kurumun yetkili olması iyi yönetilemediğinden kargaşaya neden olmaktadır. Uludağ’da şu an mevcutta 5 yetkili kurum bulunurken yasal dayanak olarak 6 kanun ile yönetilmektedir.

Yetki karmaşasının çözülerek, çok aktörlü, katılımcı alan yönetimi anlayışı geliştirilmelidir.

Dünyada Milli Park Alanlarının dışında Natura 2000 ve Pan Parks gibi yeni süreçler tasarlanmaktadır. Uludağ’ın Natura 2000 çalışmasına başlanarak Avrupa Ekolojik Ağına girmesi sağlanmalıdır.

Uludağ’ın bir taşıma kapasitesi var. Bu taşıma kapasitesinin üzerinde hem yapılaşmaya hem de insan sirkülasyonuna açılmaması gerekir.

Uludağ gibi ekosistemde parçacıl çalışmanın yerine bütüncül yaklaşılması gerekmektedir. Uludağ ve çevresi Biyosfer rezerv olarak ele alınarak bütüncül olarak yönetilmelidir.



Üst ve alt ölçekli planlar arasında uyum olmalı, ayrıca kent planları, peyzaj planlarının ışığında yapılmalıdır.

Uludağ, Bakanlık, Milli Parklar Müdürlüğü, Büyükşehir Belediyesi, İlçe Belediyeleri, muhtarlar, kent konseyleri, üniversiteler, meslek odaları, sendikalar, sivil toplum kuruluşları, gönüllüler, çevre aktivistleri, dağ ve yaka sporcuları, bursa halkı birlikte yönetilerek, birlikte koruyacağımız yönetim modelleri geliştirilmelidir.

Sonuç olarak;

Nilüfer Kent Konseyi Uludağ Çalışma Grubu tarafından 23 Mart 2013 tarihinde düzenlenen Uludağ Hepimizin Çalıştayında, ortak bir platform kurarak Uludağ’ın korunması ile ilgili özel bir yasanın hazırlanması ve Uludağ Alan Yönetim Planının çıkarılması için Orman ve Su İşleri Bakanlığı 2. Bölge Müdürlüğüyle birlikte çalışmak gerektiği saptanmıştır.

V e yönetim planının ilk maddelerinden biri olarak da biyotop haritalarının çıkarılarak Uludağ’ın Peyzaj Planının hazırlanması olması ve mevcut planların bu kapsamda revize edilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Uludağ Hepimizin



23 Mart 2013


Dostları ilə paylaş:


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə