Yazi takip ahmet Dede Secretary yayin tüRÜ Üç Aylık, Uluslararası, Süreli Yayın Type of Publication



Yüklə 175,97 Kb.

səhifə43/106
tarix17.11.2018
ölçüsü175,97 Kb.
növüYazi
1   ...   39   40   41   42   43   44   45   46   ...   106

KİNDÎ’NİN DÜȘÜNCE SİSTEMİNDE MÜZİKAL SESLERLE ÂLEMDEKİ DÜZEN ARASINDAKİ İLİȘKİ
101
karakterinin belirlenmesinde ve birtakım davranışlara yatkın olmasını sağ-
lamaları bakımından ahlâk felsefesinin ilgi alanına da girmektedir.
69
Buna
göre  zîr,  dört  hılttan  safraya,  mesnâ,  kana,  mesles,  sevdaya  (karasafra),
bam teli de balgama karşılıktır. Ahlâkî huylar ile udun dört telini karşılaş-
tıran Kindî’ye göre, zîr telinin oluşturduğu davranış cesaret, cesaretin tabi-
atı da sahiplenme, iyilik ve cömertliktir. Mesnânın tabiatı akıl, aklın tabiatı
da sevinç, lezzet, aşk ve güzel ahlâktır (hüsnü’l-hulk). Mesles telinin tabi-
atı ise korkaklıktır ve aşağılık, cimrilik ve pişmanlık da korkaklığın tabia-
tındandır. Bam telinin tabiatı da hilmdir. Hilmin tabiatı ise bazen sevinç,
bazen hüzündür, bazen de hastalıktır. Bununla birlikte bu dört telin her biri,
yine insan ömrünün dörtte biriyle, mevsimlerin her biriyle, gezegenlerin
dört yönünden biriyle ilişkilidir.
70
Görüldüğü üzere Kindî, mûsikî ile insanın hem maddî hem de rûhî yapı-
sı arasındaki ilişkiyi değerlendirmekte ve mûsikînin insan ruhu ve bedeni
üzerindeki  etkisini  ispatlamaya  çalışmaktadır.  Nitekim  Risâle  fî  Eczâ’da
filozof, udun dört telinin hareketi ile insan nefsinin fiilleri arasındaki ilişki-
yi değerlendirmektedir. Burada udun dört telinin hareketleriyle ortaya çı-
kan  ahenkli  ve  birbirinden  farklı  seslerin  insan  ruhunda  hangi  duyguyu
canlandırdığı üzerinde durmakta ve ritimlerin insan ruhundaki etkilerinden
hareketle  tıp  ilmi  ile  mûsikî  ilmi  arasındaki  ilişkiden  söz  etmektedir.
71
Çünkü yukarıda da ifade edildiği gibi insanın maddî yapısında sahip olduğu
ahlât-ı erba‘a, insanın birtakım duygu ve vesveselere yatkın olmasına im-
kân vermektedir. Tıb ilminin araştırma konusu olan ahlât-ı erba‘a, duyusal
yönüyle ilişkili olmasından dolayı insanın, mûsikî nağmelerinden etkilen-
mesine ve bazı duygularını kontrol altına almasına imkân sağlamaktadır.
Kindî’nin tıp ilmi ile mûsikî arasındaki ilişkiden hareketle mûsikînin insan
ruhu üzerindeki etkisiyle ilgili düşüncesi Platon’un benzer konudaki gö-
me veya değiştirilme işleminin eksikliğinden dolayı ortaya çıkar ve emilmeye uygun
olmadığından  vücut  onları  dışarı  atar.  Hıltlarla  ilgili  daha  geniş  bilgi  için  bk.  İbn
Sînâ, el-Kân n fi’t-Tıb, trc. Esin Kahy, (Ankara: Atatürk Kültür Merkezi Yayınları,
2009), I:23-34.
69
Hıltların toplumsal ve siyaset felsefesi ile ilgili kısmı için bk. Kemal Sözen, “Kâtip
Çelebi’nin Devlet Görüşü ve Osmanlı Türk Düşüncesindeki Etkileri”, Süleyman De-
mirel Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 1, sy. 22 (2009): 32-33.
70
Kindî, “Risâle fî Eczâ Hubriyye fi’l-Mûsîka”, Müellefâtü’l-Kindi el-m sikiyye için-
de, nşr. Zekeriyya Yusuf (Bağdad: Matbuatu Mecmai’l-İmi’l-Iraki, 1962), 100-104;
Kindî,  “Kitâbü’l-Musavvitâti’l-veteriyye  min  zâti’l-veteri’l-vâhid  ilâ  zâti’l-aşre-
ti’l-evtâr”, 75-78; krş. İhvân-ı Safâ, Resâil, I, nşr. Aref Tamer (Beyrut 1990), 216-
217.
71
Kindî, “Risâle fî Eczâ Hubriyye fi’l-Mûsîka”, 102-103; Kindî’nin müzikal seslerle
tıp arasında kurmuş olduğu ilişki, pratikteki uygulamalarda da görülmektedir. Nite-
kim tedavi amaçlı olarak Ortaçağ Avrupası’nda, hatta günümüzde hastanelerde kul-
lanılmaktadır. Turabi, “Ya‘kûb b. İshâk el-Kindî’nin Mûsikî Düşüncesi”, 638.


DİYANET İLMÎ DERGİ  
· 
 CİLT: 54  
· 
 SAYI: 2  
· 
 NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2018
102
rüşlerini hatırlatmaktadır. Çünkü Platon, Devlet adlı eserlerinde hem bede-
nin  hem  de  ruhun  eğitiminin  önemini  vurgulamakta  ve  mûsikînin  insan
ruhunun eğitimindeki rolüne değinmekte, öfke duygusunu ölçü ve düzenle
gevşetmesi ve yatıştırması gibi, insanın duygularını itidal noktasında tut-
masındaki etkilerini övmektedir.
72
Kindî, Risâle fî Eczâ’da ritim unsurlarını sekiz tane olarak sıralar. Bun-
lar ise sakîl evvel, sakîl sânî, mâhmûrî, hafif sakîl, hafif hafif, remel, hafif
remel ve herectir.
73
Vuruşların kuvvetli, yarı kuvvetli ve zayıf zamanlarına
göre sıralanmasını ifade eden sekiz ritim unsurunu, Kindî’nin eserinde de-
taylı bir şekilde ele aldığı görülmektedir. Zikredilen bu sekiz ritim unsuru-
nun, sesin ahenkli bir şekilde işitilebilmesi için belli bir şekil sırasıyla ve
birtakım kalıplar içinde oluşması oldukça önemlidir. Hatta mûsikînin gü-
nün  hangi  zamanında  hangi  ritimle  icra  edeceği  bile  büyük  önem  arzet-
mektedir. Mesela, sabah, akşam, öğle, gece yarısı gibi zamanların başlan-
gıçlarında iyilik ve cömertlikle ilgili usuller kullanılır ki, bunlar, sakîl evvel
ve  sakîl  sânîdir.  Zamanın  ortasında  ve  insanın  kendisini  güçlü  hissettiği
anlarda ise atılganlık ve yiğitlik ile ilgili olabilecek ritimler uygulanır. Bun-
lar da mâhmûrî ve ona benzeyenlerdir. Zamanın sonlarında ve insanın se-
vinçli  olduğu  anlarda  da  sevinçli  ve  coşturucu  usuller  kullanılır.  Burada
kullanılan ritimler de hezecler, remeller ve hafif olanlardır. Uyku halinde
ise şecevî ritimler icra edilir. Burada ise uzun sakîl ve ona benzeyen ritim-
ler kullanılır.
74
İhvân-ı  Safâ  da  Kindî’nin  değindiği  sekiz  ritim  unsuru  ile  âlemdeki
varlıkların sekiz yönü arasında bir bağlantı kurar. Onlara göre âlemde bu-
lunan varlıklar sekiz yönlüdür ve benzer şekilde mûsikîdeki kanunlar da
sekizdir. Mesela, unsurlar, nemli sıcak, kuru soğuk, nemli soğuk, kuru so-
ğuk gibi sekiz yönlüdür. Bu aynı zamanda kevn ve fesâd âlemindeki tabiî
varlıkların da aslıdır. İhvân, burada sekiz sayısının bir başka özelliği olarak
yıldızların gezegende sekiz özel yere benzediğini söylemektedir. Bunların
neticesinde  de  İhvân,  gezegen  küreleri  ile  yeryüzü  arasında  matematiğe
dayanan müziksel bir oran olduğu sonucuna ulaşmışlardır.
75
Yine ilk İslâm
filozofu Kindî’nin udun dört telini tabiattaki dörtlüklerle ilişkilendirmesi,
benzer şekilde İhvân-ı Safâ’nın düşünce sisteminde de görülmektedir. Ni-
tekim İhvân-ı Safâ, Resâil’de kevn ve fesâd âleminde bulunan tabiî eşyanın
çoğunun dörtlü olmasını zorunlu kılan sebepleriyle ve hatta bazılarının zıt-
larıyla birlikte mükemmel bir düzende var olmasını Tanrı’nın hikmetinin
gereği olduğunu ifade etmektedir. Onlara göre tabiattaki eşyada bulunan en
72
Platon, Devlet, 119, 442
a
.
73
Kindî, “Risâle fî Eczâ Hubriyye fi’l-Mûsîka”, 97.
74
Kindî, “Risâle fî Eczâ Hubriyye fi’l-Mûsîka”, 99-100.
75
İhvân-ı Safâ, Resâil, I: 219.




Dostları ilə paylaş:
1   ...   39   40   41   42   43   44   45   46   ...   106


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə