Yazi takip ahmet Dede Secretary yayin tüRÜ Üç Aylık, Uluslararası, Süreli Yayın Type of Publication



Yüklə 175,97 Kb.

səhifə51/106
tarix17.11.2018
ölçüsü175,97 Kb.
növüYazi
1   ...   47   48   49   50   51   52   53   54   ...   106

KİNDÎ’DE NEFS, BEDEN VE KÖTÜLÜK
119
haliyle varlığın bilgisine ve hakikatin derinliklerine ulaşması mümkün de-
ğildir. Onun, hakikatin derinliklerine, varlığın bilgisine ve bilgi formlarına
ulaşması, yani cehaletten kurtulması, evvela kendini kirleten unsurlardan
temizlenmesini ve arınmasını gerekli kılmaktadır.
kinci Mukayese  Bu yorumların dışında, “Risale fi’n-Nefs Nefs  ak-
kında  Risale”  bağlamında  farklı  bir  değerlendirmeyi  şöyle  yapmamız
mümkündür: Risalenin giriş kısmında Kindî’nin kendi düşüncelerini irat
ettiği  özgün  değerlendirmelerinde  nefs;  cismani  olmayan,  basit,  cevheri
yönüyle ilahi bir varlık olarak bedenin etkisinde olan öfke ve diğer olum-
suz güçlere engel olmakta ve bu çerçevede olumsuz güçler ile nefs arasında
ontolojik bir bağ bulunmamaktadır. Burada tanımlanan nefs’in basit, ilahi
ve ruhani olması ve öfke gücüyle ontolojik bir bağının bulunmaması
20
bu
nefs’in külli boyutta bir nefs olduğunu göstermektedir. Platon üzerinden
yapılan açıklamalarda ise, nefs, “akli nefs” olarak öfke ve şehvet güçleri
karşısında rasyonel boyutuyla ön plana çıkmakta, söz konusu “akli nefs”
ile  olumsuz  güçler  olan  gadabi  ve  şehevi  güçler  arasında  literal  boyutta
ontolojik bir yakınlaşma görünmektedir. Bu pasaj itibariyle, kadim felsefi
geleneğin izinde insani düzeyde nefs bölünmekte, cüz’ileşmekte ve kendi
içerisinde  kısımlara  ayrılmaktadır. Artık,  kuvvelerden  bir  kuvve  olan  ve
melek  ile  sembolize  edilen  “akli  nefs”,  ilahi  ve  ruhani  olanın  insandaki
yansıması olarak domuz ve köpek ile sembolize edilen ve kişiyi kötülüğe
sevk eden şehevi ve gadabi güçlerin olumsuz tutum ve davranışlarına karşı
engelleyici bir vazife üstlenmektedir.
Burada, Kindî’nin ilk pasajdaki kendi değerlendirmelerinden farklı olan
husus, şehevi ve gadabi kuvvelerinin yani arzu ve öfke güçlerinin bedene
değil, insana ait nefs’in bir unsuru olarak vurgulanmasıdır. Dolayısıyla her
iki açıklama muvacehesinde, öfke ve şehvet güçleri, -ilk pasajda- bedene
nispetleriyle nefs’in irrasyonelliğinden ziyade içinde bulundukları maddi
varlığın, yani bedenin irrasyonelliğe sevk eden yönüne işaret ederken, Pla-
ton üzerinden yapılan açıklamalarda, bu durum, nefs’e eğilim göstermekte,
öfke ve şehevi güçleri bir anlamda nefs’in irrasyonelliğine vurgu yapan bir
üslupta ortaya konmaktadır. Buna göre, birinci pasajdaki “nefs” ontolojik
açıdan “en-nefs” olarak nefs’in külli olarak bizatihi kendisini ifade eder-
ken, Platon üzerinden yapılan değerlendirmelerde, insan bedeni üzerinde
etkili olan olumlu ve olumsuz kuvveler üzerinden nefs’in cüz’îlik boyutu
ön plana çıkmaktadır. Pisagor üzerinden yapılan açıklamalarda ise, ilk pa-
sajdaki nefs’in değil, Platon üzerinden yapılan açıklamalardaki cüz’i olan
“akli nefs’in” kirlenmesine, dolayısıyla safiyetini kaybetmesine vurgu ya-
pılmaktadır.
20 
Daha önce belirtildiği gibi Kindî’ye göre “Engel olan engel olunandan başkadır. Ay-
rıca bir şey kendisine zıt olamaz.” Kindî, Felsefi Risâleler, 243.


DİYANET İLMÎ DERGİ  
· 
 CİLT: 54  
· 
 SAYI: 2  
· 
 NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2018
120
çüncü Mukayese  Kindî, hem “Risale fi’n-Nefs Nefs  akkında Risa-
le” hem de diğer risalelerinde “akli nefs”e vurgu yaparken “akli olmayan
nefs”e yani irrasyonel nefs’e hiç vurgu yapmamıştır. Bu önemlidir ve dik-
kat çekicidir. Vurgulandığı gibi, birinci pasajdaki “nefs”, ontolojik açıdan
rasyonel olması itibariyle nefs ile ilişkilidir. Bu nefs’in beden ile bir ilişki-
si yoktur.
21
Çünkü Kindî’ye göre, nefs, külli boyutuyla basittir, yetKindîr,
cevheri itibariyle ilahi ve ruhanidir. O, öfke ve arzu güçlerinden bütünüyle
farklı bir konumda ve katmanda bulunmaktadır. Dolayısıyla basit, yetkin
ve ilahi ve ruhani niteliklerine sahip olan nefs’in, insanın olumsuz tutum ve
davranışlarından dolayı “gayr-ı akli” yahut “irrasyonel” olması mümkün
değildir. O, aklidir; ancak üzeri kirlenmiş ve pas tutmuştur. Bu kir ve pas-
lardan temizlendiğinde tekrar asli ve akli niteliği ile temayüz edecek, “gö-
rünür” hale gelecektir. Zira “akli nefs”, öfke ve şehevi güçlerin kirletme-
siyle bütün tahir özelliğini kaybetmiş ve “görünmez” hale gelmiştir. Ancak
bu “görünmezlik”, onu asla irrasyonaliteye dönüşmemiştir. Bu çerçevede,
Kindî’nin nefs nazariyesine bütüncül olarak bakıldığında, onda irrasyona-
liteye  karşılık  gelen  bir  nefs  anlayışının  olmadığı  görülmektedir.  Bu  ba-
kımdan  Kindî’de,  “akli  nefs”teki  “aklilik”  bir  “sıfat”  olmaktan  ziyade
nefs’in bizatihi kendisini ifade eden bir “isim” mesabesindedir. Çünkü sıfat
olması durumunda “akli nefs”in karşılığında “gayr-ı akli” bir nefs’in bu-
lunması gerekirdi. Bu ise, Kindî’nin nefs nazariyesine aykırıdır.
Dolayısıyla  Kindî’nin  Pisagor  üzerinden  yaptığı  değerlendirmelerde,
“akli nefs”in bedenin etkisinde kalması sebebiyle, bütünüyle tabii, arınmış
olması  ve  arındırıcı  özelliğini  yitirmesi,  -bir  bakıma-  bizatihi  kendisinin
tezkiyeye ihtiyaç duyduğuna, güç ve istidat açısından rasyonalitesinin zaa-
fa uğradığına ve üzerinin bedensel güçlerin olumsuz etkileriyle örtüldüğü-
ne işaret etse de bu durum, ontolojik statü açısından onun aklilik boyutuna
asla halel getirmemektedir. Bu nedenle nefs’in basit, değerli, yetkin ve cev-
heri bakımından ilahi olması itibariyle külli boyutta kötü veya kötülükle
bir ilişkisi bulunmamaktadır. Ancak nefs, bedenle olan temasında, bedenin
etkisinde kalarak öfke ve şehevi güçler gibi olumsuz güçlerin yönlendir-
mesiyle cüz’i boyutta zarar görmekte, üzeri örtülüp “görünmez” hale gel-
mektedir. Bu bakımdan Kindî’ye göre, gerçek temizlik, nefs temizliğidir
beden temizliği değildir. O halde, nefs ihmal edilmemeli, insana kötülük
yaptırarak  onu  hayvanlaştıran  şehevi  arzulardan  uzak  durmak  suretiyle
arındırılmalıdır.
22
rdüncü Mukayese  Şimdi buradan çıkıp başka bir alana geçmemiz
mümkündür. Kindî’ye göre, nefs’i ihmal etmemek gerekiyor ise, yapılması
gereken şey, şehevi arzu ve isteklerden uzak durmaktır. Ancak insani dü-
21 
Zira ismi üzerinde aklilik rasyonalite ile ilişkilidir.
22 
Kindî, Felsefi Risâleler, 245.




Dostları ilə paylaş:
1   ...   47   48   49   50   51   52   53   54   ...   106


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə