Yazi takip ahmet Dede Secretary yayin tüRÜ Üç Aylık, Uluslararası, Süreli Yayın Type of Publication



Yüklə 175,97 Kb.

səhifə53/106
tarix17.11.2018
ölçüsü175,97 Kb.
növüYazi
1   ...   49   50   51   52   53   54   55   56   ...   106

KİNDÎ’DE NEFS, BEDEN VE KÖTÜLÜK
123
yulan şeylerin insanın tabiatıyla uyum olmamasından kaynaklanmaktadır.
Buradan anlaşılmaktadır ki insan, her ne kadar bedensel bir varlık içinde
bulunuyor olsa da Kindî’ye göre, onun tabiatı yahut özü, akli âleme yöne-
liktir; oradan unsurlar taşımaktadır. Zira insanın tabiatı duyulur âleme yö-
nelik  olmuş  olsaydı  veya  insan  geçici  olana  yönelik  istekleriyle  duyulur
âleme uyum sağlasaydı onun geçici olan istek ve arzularıyla tabiatı arasın-
da bir uyumsuzluk olmaz; her daim mutlu olması da imkân dâhilinde olur-
du.
28
  
Ancak Kindî’ye göre, “Gelip  e ici şeyleri arzulayan, edindi i ve sev-
di i  şeylerin  bu  türden  olmasını  isteyen  mutsuz,  arzusu  tam  er ekleşen 
mutlu”dur.
29
Bu durumda, duyusal varlıklara yönelenler mutsuz; akli var-
lıklara yönelenler ise mutlu olacaktır. O halde, mutluluğa düşkün, mutsuz-
luktan da kendimizi korumamız gerekiyorsa, ebedi olan, tedebbür eden ve
kişiliğimizin ifadesi olan ruhu güçlendirmek; geçici olan, yönetilen, çürü-
yüp giden ve tabiatı gereği bozuluşa uğrayan bedenin isteklerine engel ol-
mak gerekmektedir.
30
Buna göre, nefs’in yanında yer alanlar iyi, bedenin
yanında  yer  alanlar  ise  kötü’dür.
31
 Zira  Kindî  nezdinde,  değersiz  şeyleri
kendisine amaç edinen akılsızdır.
32
Çünkü akıllı olan, her şeyi yerli yerine
koyandır, dolayısıyla iyidir; akıldan yoksun olan ise, şeylerin yerini değiş-
tirendir
33
, dolayısıyla kötüdür.
Sonuç
Kindî, beden-nefs-kötülük ilişkisinde eklektik bir yaklaşım sergilemiş,
Pisagor ve Platon gibi filozoflarını görüşleri üzerinden konuyu değerlen-
dirmeye tabi tutmuştur. Onun “Risale fi’n-Nefs Nefs  akkında Risale”de 
nefs ile ilgili değerlendirmelerinin büyük bir bölümünü her ne kadar antik
Yunan filozoflarının görüşleri teşkil etse de Kindî, söz konusu risalenin ilk
pasajlarında nefs ile ilgili kendi özgün düşüncelerini ortaya koymuştur.
Kindî’ye göre kötülük, doğrudan nefs üzerinden değil, bedenin tesirinde
kalan nefs üzerinden gerçekleşmektedir. Zira nefs’in asli rolü, bedenin be-
28 
Kindî’ye göre, duyu bakımından hoşa giden ve gitmeyen şeyler, insanın tabiatının
gereği değildir; bu şeyler, tam aksine adet ve alışkanlıkların ürünüdür. Kindî, Felse  
Risâleler, 290.
29 
Kindî, Felse  Risâleler, 288.
30 
Kindî, Felsefi Risâleler, 290.
31 
Kindî’ye göre, ruhuna zarar veren kara cahildir ve tam bir zalimdir (Kindî, Felsefi 
Risâleler, 290).
32 
Kindî’ye göre akılsızın konumu diğer hayvanatla eş değerdir (Kindî, Felsefi Risâleler,
290).
33 
Kindî, Felsefi Risâleler, 301; Burada akıllı olan ve akıldan yoksun olandan maksat,
aklını tabiatına uygun kullananalar ve aklını tabiatına uygun kullanmayanlardır. Do-
layısıyla bu ifadelerden kastedilenler bilinen anlamıyla mecnunlar değildir.


DİYANET İLMÎ DERGİ  
· 
 CİLT: 54  
· 
 SAYI: 2  
· 
 NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2018
124
den olması itibariyle insan üzerinde arzu ve öfke güçleriyle egemen olma-
sına engel olmak, bu güçler vasıtasıyla insandan kötülük çıkmasına mani
olmaktır. Böyle bir role sahip olan nefsten kötülüğün sadır olması mümkün
değildir. Ancak kötülük, nefsin asli rolünü beden üzerinde gerçekleştire-
mediğinde  yahut  beden  nefs  üzerinde  galebe  çaldığında  ortaya  çıksa  da
Kindî’ye göre bu durum, nefsin basitliğine ve temizliğine asla halel getir-
memektedir. Zira nefsin, bedenin tesirinde kalmasından dolayı güç ve isti-
dat açısından rasyonel keyfiyeti zafiyete uğrasa da yahut bedensel güçlerin
üzerini örtmesinden dolayı nefs tezkiyeye ihtiyaç duyacak şekilde kirlense
de ontolojik statü açısından onun aklilik boyutunda bir keyfiyet değişikliği
olmamaktadır. Bu nedenle nefs’in basit, değerli, yetkin ve cevheri itibariy-
le  ilahî  olması  bakımından  külli  boyutta  kötü  veya  kötülükle  bir  ilişkisi
bulunmamaktadır. Ancak nefs, bedenle olan temasında bedenin etkisinde
kalarak öfke ve şehevi güçler gibi olumsuz güçlerin yönlendirmesiyle cüz’i
boyutta zarar görmekte, üzeri örtülüp görünmez hale gelmektedir.
O halde, nefsi tezkiyeye yönelik olarak yapılması gereken, kevn ve fesat
âlemine ait gelip geçici olan şeylerin (bedenin) peşini bırakmak, akli âleme
ait  kalıcı  olan  şeyleri  (akli  kavramları  ve  nefsi)  takip  etmektir.  Kindî’ye
göre, gerçek saadet bu şekilde mümkündür.
Kaynakça
Es l cyâ, Bedevi, Abdurrahman. E utin inde’l Arab içinde, 1-164. Ka-
hire: Mektebetü’n-Nehdati’l- Mısriyye, 1955.
Guthrie,  Kenneth  Sylvan  Numenius.  The  Father  of  Neo-Platonism,
ondon: Comparative  iterature Press, 1917.
Kayaalp, Ümran. “Kindî’nin Nefs Algısı ve Ahlak Anlayışındaki Yeri”.
Yüksek  isans Tezi, Atatürk Üniversitesi, 2015.
Kindî. Felsefi Risaleler. çev. Mahmut Kaya. İstanbul: Klasik Yayınları,
2002.
Plutarch. Moralia  olume  , (İsis and Osiris). Translate by Frank Cole
Babbitt. Hardvard: Harvard University Press, 1999.
Uysal, Enver. “Kindî ve Fârâbî’de Akıl ve Nefs Kavramlarının Ahlâkî
İçeriği”.  luda   niversitesi İlâhiyat Fakültesi 13,sy. 2 (2004): 141-156.


ÖZ
El- Kindî, İslâm felsefesi literatürünün hem terminoloji
hem de konu bazında ilk inşacılarındandır. Kindî’nin
insana dair yaklaşımı, insan tabiatı üzerine olan
analizinden anlaşılabilir. Ruh ve beden arasında ayrım
yapan Kindî, düalist bir tavır içerisindedir. Platoncu
idealizm ve Aristocu realizm Kindî’nin insan ruhu
anlayışında bir araya gelir. İnsan ruhu ve aklı arasında
bir farkın olduğuna dikkat çeken Kindî, onların (insan
ruhu ve aklının) nihai noktada birleşeceğinin altını
çizer. Böylelikle o, her ikisi arasında keskin bir ayrım
yapmaktan kaçınır. İnsan ruhu üzerinde Platoncu
ve Pisagorcu yaklaşımları sentezleyen Kindî, akla
metafiziksel bir nitelik verir. İnsan tabiatını, düşünen,
hayat sahibi ve ölümlü olarak değerlendiren Kindî,
tüm varlık katmanlarına sahip olduğu için insanın
kozmolojik bütünselliğine işaret eder. Sonuç olarak,
Kindî, insan tabiatı konusunda eklektik tarzı benimser.
Eklektik tarz da bize, İslâm felsefesinin karakteristik ve
problematik taraflarının olduğunu göstermektedir.
Anahtar Kelimeler: Platoncu İdealizm ve Aristocu
Realizm, İnsan Tabiatı, Ruh, Beden, Akıl.
2018
·
 SA
YI:2 
·
 SA
YF
A 125-144
KİNDÎ’DE KLASİK PSİKOLOJİ VE 
TEMEL PROBLEMLERİ
THE CLASSİCAL PSYCHOLOGY 
AND ITS BASİC PROBLEMS İN 
THE WORDS OF AL-KİNDÎ
ABSTRACT
Al-Kindî is one of the
founders of the literature
of the Islamic philosophy
both terminologically and
conte tually. Al- Kindî’s
approach to human can
be understood from his
analysis on human nature.
Al-Kindî who makes a
distinction between the
body and the soul is on
the dualistic manner.
Platonist idealism and
Aristotelian realism come
together in Al-Kindî’s
understanding of human
soul. Al-Kindî who points
out that there is a differ-
ence between the human
soul and intelligence, un-
derlines that they (human
soul and intelligence)
will unite in the final
point. In this manner, he
avoids from the sharp
difference between both
of them. Synthesizing
Platonist and Pythagorean
approaches to human
soul, Al-Kindî gives the
metaphysical  uality to
the intelligence. Evaluat-
ing the human nature as
thinking, living being and
mortal, Al-Kindî empha-
sizes human’s cosmologi-
cal integrality because he
or she has all spheres of
e istence. Conse uent-
ly, Al-Kindî adopts the
eclectic manner on human
nature. The eclectic man-
ner shows also to us that
the Islamic philosophy
has the characteristic and
problematical aspects.
Key words: Human Na-
ture, Soul, Body, Intelli-
gence, Platonist Idealism
and Aristotelian Realism.
İSMAİL HANOĞLU
DOÇ. DR.
ÇANKIRI KARATEKİN ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAK.




Dostları ilə paylaş:
1   ...   49   50   51   52   53   54   55   56   ...   106


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə