İyot eksiKLİĞİ hastaliklarinin önlenmesinde mevcut durum değerlendirmesi



Yüklə 183,37 Kb.
tarix06.05.2018
ölçüsü183,37 Kb.
#41944


Revista de Igienă şi Sănătate Publică, sayı.59, no.1/2009 – Journal of Hygiene and Public Health




İYOT EKSİKLİĞİ HASTALIKLARININ ÖNLENMESİNDE MEVCUT DURUM DEĞERLENDİRMESİ


Friptuleac G.1, Bejenari V.2, Bejenari O.3

1. The State University of Medicine and Pharmacy „Nicolae Testemiţanu” Chişinău, Moldova Cumhuriyeti

2. LTD „Gelibert”, Singerei, Moldova Cumhuriyeti

3. University of Social Science of Touluse, Fransa



ÖZET
Bu makale insanların besin miktarlarındaki iyot eksikliği sorununa, iyot eksikliğine bağlı hastalıklar üzerinden nüfusun sağlık durumuna ve hastalıktan korunmaya dair bibliyografik bir sunumdur. Farklı ülkelerdeki iyot tavsiyelerine göre gerçekleştirilen bir dizi analizle insan organizması için gerekli olan günlük iyot ihtiyacını bulmak amaçlanmıştır. Besinlerde ve suda da bunan iyodun Moldova Cumhuriyeti topraklarındaki miktarının çok az olmasından hareketle diğer ülkelerdeki deneyime göre içme suyuna iyot ilave etme ihtiyacı doğmuştur.

Anahtar kelimeler: İyot, iyot eksikliği hastalıkları, dengeleme, hastalıktan korunma, iyot ilave etme

su


GİRİŞ

İyot eksikliğinin insan sağlığına etkisi tüm dünyada görülen çok eski bir sorundur. Bu sorunla ilgili ilk vakayinameye Hintlilere ve Çinlilere ait ilk çağ yazıtlarında ve Hipokrat, Celsius ve İbn-i Sina’nın el yazmalarında rastlanmıştır. Bu eski dönemlerden beri yüzyıllar boyunca iyot eksikliği her geçen gün daha fazla tiroit bezi hiperpilazisi ile ortaya çıkmaya başlamıştır. Ancak modern araştırmacılar daha geniş bir klinik gerekçe skalasından bahsetmektedir.






Günümüzde organizmada iyot eksikliğinin başta endemik guatr olmak üzere tiroit bezi fonksiyonlarının bozulmasından kaynaklandığı kanıtlanmıştır. İyot eksikliği organizma fonksiyonlarını ve metabolik sistemi etkileyen yeni koşullar meydana getir. Tüm bu durumlar Dünya Sağlık örgütü uzmanları tarafından iyot eksikliği hastalıkları olarak adlandırılmaktadır.


MATERYAL VE YÖNTEM

Bu çalışmada iyot eksikliği problemleri, çeşitli besinler iyot takviyesi, iyodun doğada çözünmesi ve şişe içme suyuna iyot ilave etme olanakları ile ilgili yerel ve uluslararası yayınlar kullanılmıştır.


SONUÇLAR VE TARTIŞMALAR

İyot, tiroit bezi -tiroksin ve 3, 5, 3- triidotiyronin ve insan organizmasının ve hayvanların metabolik işlemlerinde özel görev üstlenen hormonlar açısından çok önemli bir unsudur. Bahsedilen hormonların sentezi için yetişkin insan organizması günde yaklaşık 150 µg iyot almalıdır; kura olarak iyot besin ve içme suyuyla birlikte tüketilir. Romanyalı bilim insanları (Lucia Alexa, 1994, BrigithaVlaicu, 1996) ve beraberindeki başka bilimciler organizmanın optimal tiroit bezi fonksiyonu için alması gereken miktarların insanlar için 24 saatte 100-200 µg olduğu kanaatindedir. Moldova Cumhuriyeti toprakları iyot açısından fakir olduğundan ve sonuç olarak besinlerde ve doğal sularda da bu element az bunduğundan bunlar düşük iyot miktarına sahip şeklinde açıklanır ve insan organizmasına bu mikro elementten yeterli ölçüde gitmez [6, 15].

İyot eksikliği durumunda organizma tiroit bezi hiperpilazisi ve genişleme (endemik guatr) ile tepki verir ve sonuç olarak kretenizm, çocuklarda sağırlık ve dilsizlik gibi fiziksel ve entelektüel gelişimde geriliğe yol açar [7,8,9,18]. Romanyalı bilimciler endemik guatrı endemik tireopatik distrofi olarak adlandırır [14].
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada 1,5 milyar insan iyot eksikliği hastalıklarından etkilenirken 655 milyon kişi tiroit bezi hiperpilazisi, 43 milyon ise dışa vurulmuş zeka geriliğine sahiptir [18].
I. Т. Маtasаr ve diğer yazarların (Ukrayna, 2002) verilerine göre iyot bakımından endemik bölgelerde 15 milyondan fazla insan yaşıyordu; yani, nüfusun üçte birinin iyot eksikliği hastalığına yakalanma riski buluyor.
Moldova Cumhuriyeti halkının besin miktarındaki iyot eksikliği nüfusun sağlığı hakkında önemli önyargılar oluşturmaya devam ederken zeka geriliği, çeşitli nörolojik etkiler, endemik guatr ve zihinsel yetersizliklere yol açabilmektedir [9]. Galina Obreja ve arkadaşlarının verilerine göre yaşları 8 ve 10 arasında değişen çocukların yüzde 37’si besinlerinde iyot eksikliğinden kaynaklanan elle hissedilir veya görünür guatr görülmektedir; idrardaki ortalama iyot konsantrasyonu 7,84 µg /dl’dir.

Yazarlar iyot eksikliği sonuçlarının yaklaşık %90’ının henüz tespit edilemediğini ancak aşağıdaki belirtilerle ortaya çıktığını düşünmektedir: Spontan düşük ve prematüre doğum, çeşitli konjenital anomaliler, fazla perinatal ve infant ölümünde artış, konjenital nörolojik kretenizm, zihinsel ve fiziksel gelişimde gerileme, bilişsel kapasitelerde azalma.

V.Ţurcan ve ark. (2003) Balti bölgesi nüfusunda iyot eksikliğinin tiroit bezine bağlı ölümlerle ortaya çıkan çok önemli bir problem olduğunu ve son 5 yılda 7,5 kat artığını belirtmektedir.


Straseni ilçesinde insanların tüketmesi için iyotlu tuz uygulamasıyla birlikte tiroit bezi hiperpilazisi çocuklarda iki katı aşkın ölçüde azalmıştır [13].


Açıkça bu patolojik halleri iyot eksikliğini ortadan kaldırarak yok etmek gerekmektedir. Bu amaca ulaşmak için farklı önleyici yöntemlerin altı çizilmektedir. Bazıları şu şekildedir:

- besin miktarına iyot açısından zengin deniz ürünleri daha fazla eklemek;

- antistrumin, iyotlu potasyum vb. iyotlu ilaçlardan daha fazla reçete etmek;

- yağlı solüsyonlara ebeveyn gözetiminde iyot eklemek;

- vitamin ve iyot gibi kompleksler uygulamak.
Dünya Sağlık Örgütü’nün tavsiyelerine göre, iyot eksikliğinden kaynaklanan hastalıkların yo0ke dilmesi için Moldova Cumhuriyeti’nde ilk Ulusal Program hükümet tarafından 1998 Ocak ayında onaylanarak uygulanmaya başladı. Bu programla pazarlanan tüm tuzların iyotlu olması gerekliliği getirildi. Tuzda 25-35 µg /kg arası potasyum iyot bulunması gerekiyordu. Sonuç olarak 2001-2002 boyunca tuz örneklerinin sadece %40-48’inde tavsiye edilen iyot seviyesine rastlandı.
Diğer tuz numunelerinde iyot oranı düşüktü veya genel olarak iyot bulunmuyordu. Örneğin, 2001 yılında numunelerin %25,4’ünde ve 2002’de %19,4’ünde iyot miktarı 10 ve 24 µg/kg arasındayken, numunelerin diğer %21’lik bölümünde çok az miktarda iyoda rastlanırken numunelerin %13,5 ve 11,5’lik kısmında

hiç iyoda rastlanmadı [9]. Benzer verilere Rezina ve Floreşti ilçeleri ile and Balti bölgesi için N. Bencheci ve ark. tarafından 2003 yılında, L. Mărgineanu ve G.Tanasov tarafından (2003) ve V. Ţurcan ve ark. (2003) tarafından da ulaşılmıştır.


Bahsedilen tüm verilerin yanında popülasyon iyotlu tuz kullanımının gerekliliği konusunda tam anlamıyla bilinçli değildir. İyot eksikliği rahatsızlıklarının (TDI) ortadan kaldırılmasına yönelik Moldova Cumhuriyeti Hükümeti tarafından 17.05.2007 tarihinde onaylanan yeni Ulusal Program 2009’da iyotlu tuz kullanan ailelerin sayısının %90’a ulaşmasını öngörmektedir.
İnsan organizmasının iyot tüketiminin değerlendirilmesine yönelik takip sisteminde temel endeks idrardaki iyot sekrasyon eğrisidir. Organizmanın iyot miktarı bu endeks litre başına 100-199 µg değerindeyse yeterli kabul edilir. V.I. Кravcenko ve ark. (2001) normal iyot sekrasyonunun litre başına 100 µg’nin üzerinde olması gerektiği görüşündedir. Yazarlar iyotlu suyu kullanmadan önce çocukların sadece %0-42’sinde litre başına 100 µg’nin üzerinde iyot sekrasyonu olduğunu teyit etmiştir. Üç ay boyunca litre başına günde 50 ila 100 µg iyotlu su tüketim sonrası, idrardaki iyot sekrasyon seviyesi çocukların %90-100’ünde normalleşmiştir ve böylece litre başına 118-161 µg değerleri tespit edilmiştir.
Bu endeksin normal seviyede seyretmesi için iyotlu tuz veya iyotlu su gibi besinlerde belirtilen miktarlarda iyot kullanmak gerekmektedir. Böylece insan organizması cinsiyet grubu, yaş ve aktivite tipi vb. unsurlara bağlı olarak yeterli miktarda iyot alır. Farklı ülkelere bakılarak tüm bu unsurlarla iyot alımına ilişkin günde 15-290 µg arası değişen farklı normlar söz konusu olmaktadır (bkz. tablo no. 1). M. Popovici, U. Jalbă, V. Ivanov’un (2007) verilerine göre Moldova Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı tarafından onaylanan farklı popülasyon gruplarının fizyolojik gereksinimlerine yönelik normlar 0,04 - 0,2 mg arasında değişmektedir.


Elbette öncelikle tüm doğal ürünlerdeki gerekli iyot miktarını karşılamak önemlidir. Bununla bağlantılı olarak, humus açısından zengin çernozyom topraklarında ve denize yakın bölgelerde, vadilerde, deniz kaynaklı ürünlerde ve bazı minerallerde iyot seviyesinin daha yüksek olduğunu bilmek önemlidir [14].


Tablo 1. Tavsiye edilen iyot alımı (μg /gün)



Gruplar


WHO

/FAO


ABa

Kuzey ülkeleri

Rusya Federasyonu

Birleşik Krallık


Birleşik Devletler

LRNIb

RNIc

EARd

RDAe

Toplam

-

-







-




-




Erkekler, RDA







150

150




140




150

Erkekler, EAR







100

-




-




-

Erkekler, minimumf







70

-




-




-

Kadınlar, RDA







150

150




140




150

Kadınlar, EAR







100

-




-




-

Kadınlar,

minimum








70

-




-




-

Bebekler







-

-










-

Prematüre

30g

-







-

-

-




0-3 aylık

15g

-







40

50

110h




4-6 aylık

15g

-







40

60

110h




7-9 aylık

135

50







40

60

130h




10-12 aylık

135

50







40

60

130h




Çocuklar







-

-













1-3 yaş

75

70







40

70

65

90

4-6 yaş

110

90







50

90

65

90

7-9 yaş

100

100







55

120

65

90

Ergenler







-

-













Erkekler, 10-11

yaş


135

120







65

130

73

120

Erkekler, 12-14

yaş


110

120







65

130

73

120

Erkekler, 15-18

yaş


110

130







70

140

95

150

Kızlar, 10-11

yaş


135

120







65

130

73

120

Kızlar, 12-14

yaş


110

120







65

130

73

120

Kızlar, 15-18

yaş


110

130







70

140

95

150

Yetişkinler







-

-













Erkekler, 19-65

yaş


130

130







70

140

95

150

Erkekler, 19-24

yaş


130

130







70

140

95

150

Erkekler, 25-50

yaş


130

130







70

140

95

150




Erkekler, 51-65

yaş


130

130







70

140

95

150

Kadınlar, 19-65

yaş


110

130







70

140

95

150

Kadınlar, 19-24

yaş


110

130







70

140

95

150

Kadınlar, 25-50

yaş


110

130







70

140

95

150

Kadınlar, 51-65

yaş


110

130







70

140

95

150

Yaşlılar







-

-













Erkekler, 65

Yaş altı


130

130







70

140

95

150

Kadınlar, 65

Yaş altı


110

130







70

140

95

150

Hamile Kadınlar




-

-

-

-

-







İlk üç ay

250
















-

-

İkinci üç ay

250
















-

-

Üçüncü üç ay

250
















-

-

14-18 yaş

-
















160

220

19-30 yaş

-
















160

220

31-50 yaş

-
















160

220

Emziren kadınlar





160


-

-

-

-







0-3 ay

250
















-

-

3-6 ay

250
















-

-

7-12 ay

250
















-

-

14-18 yaş

-
















209

290

19-30 yaş

-
















209

290

31-50 yaş

-
















209

290

Açıklamalar:

a= Kabul edilebilir besin alım aralığı

b =LNRI = en düşük tavsiye edilen besin alımı c =RNI = tavsiye edilen besin alımı

d =EAR = tahmini ortalama besin ihtiyacı e =RDA = tavsiye edilen günlük besin miktarı

f =Minimum = eksikliği önlemek için tavsiye edilen minimum besin alımı g =mg/kg vücut ağırlığına göre yeterli alım miktarı

h =Yeterli besin alım miktarı


Dağlık bölgelerde ve düz arazilerde, yüzey sularında ve yer altı sularında bulunan kalsiyumlu podzolik (kumlu veya turbalı) topraklar iyot açısından fakirdir. Besin miktarındaki mevcut iyot oranını dengeleyebilmek için bu elementin bolca bulunduğu en fazla çeşitte ürünü eklemek şarttır.

Dolayısıyla, “Besinlerin kimyasal bileşimi" [23] rehberine göre bitkisel ve hayvansal gıdaların iyot miktarı oranı toprakta bu elementin bulunup bulunmamasıyla yakından ilgilidir.





Yazarlar gıdalardaki iyot miktarlarının çok az olduğunu ve yaklaşık 4-15 µg’ye tekabül ettiğini belirtmektedir. Deniz ve okyanus balıklarında ise bu iyot miktarı yaklaşık 70 µg ve hatta 100 gramda daha fazlayken, Mersin balığında 800 µg, türüne ve hasat mevsimine göre laminaryada 50 ila 70000 µg arasında değişmektedir. Ancak uzun süre saklanan veya ısıl işlem gören ürünlerde iyodun kayda değer bir bölümünün kaybolduğunu da göz önünde bulundurmak gerekmektedir.
Moldova Cumhuriyeti popülasyonunun gıda geleneklerinde iyot açısından zengin ürünlerin yer almadığı da vurgulanmalıdır. Yerel nüfusun geleneksel olarak kullandığı ürünler arasında şunlar vardır: 100 gram ürün başına 5,2-11 µg iyot miktarına sahip buğday; 100 gramda 9,3 ile arpa; 7,5 ile yulaf; 5,3 ile darı; 18, 7 ile fasulye; 13,1 ile bezelye; 9 ile süt; 7 ile ekşi krema; 3 ile beyaz lahana; 5 ile patates; 3 ile soğan; 5 ile havuç; 7 ile mavi pancar; 3,1 ile ceviz; 2 ile elma; 8 ile üzüm; 18 ile yemeklik mantar; 6,6 ile domuz; 7,2 ile dana eti; 6,3 - 13,1 µg ile ciğer. Tüm bu veriler URSS bölgesi dışına ait ortalama endeksleri yansıtmaktadır. Görünen o ki ülkemizde gıdaların iyot miktarları farklıdır. Günümüzde bu endekslerle ilgili özel bir veri yoktur. Popülasyon tarafından kullanılan gıda komplekslerinin organizma için gerekli miktarda iyodu sağlayamadığı ortadadır.
İlgili bölgenin tüm çevresinde iyot eksikliğinin global bir göstergesi de su kaynaklarındaki iyot miktarının 5 µg altında olmasıdır [2,14,16]. Bu da aslında her ne kadar organizma için gerekli olan iyodun büyük bölümünün gıdadan alındığı göz önünde bulundurulsa da iyot eksikliğinin sadece su veya toprakta değil gıdalarda da söz konusu olduğunu göstermektedir. Sonuç olarak, sudaki iyot konsantrasyonu endeksi “işaret etme” görevi görmektedir [1].

70’li yıllarda Moldova Cumhuriyeti’nde gerçekleştirilen bilimsel araştırmalarda sudaki iyot eksikliğine bağlı guatr nedeniyle nüfustaki ölüm oranının arttığı ortaya çıkmıştır. Yazar, en az iyot konsantrasyonun ülkemizin merkez bölgelerindeki yer altı sularında (ortalama oran litre başına 1,9-4,1 µg) ve en yüksek oranın ise güney bölgelerdeki sularda olduğunu belirtmiştir (ortalama oran litre başına 4,5-8,4µg). Nistru ve Prut’un yüzey sularında iyot miktarları hidrolojik dönemlerine göre görece sabitti (litre başına 4,2-6,9 µg) . En düşük konsantrasyonlara ise baskın dönemlerinde rastlandı. Artezyen sularındaki iyot konsantrasyonu litre başına 8,6 µg’ye çıkıyordu.


Romanya’da yapılan bilimsel araştırmalarda [14] ülkedeki su kaynaklarının yüzde ellisinden fazlasında iyot eksikliği olduğu ve dolayısıyla çevrede de doğal arka plan eksikliği olduğu teyit edilmiştir.
Ukrayna’da [20] 0,5 gri dozunda radyoaktif ışınlamaya maruz bırakılan laboratuvar hayvanlarıyla gerçekleştirilen araştırma amaçlı çalışmalarda iyonu suyun antioksidan korumasının etkinliği kanıtlanmıştır.
Dolayısıyla organizmadaki iyot eksikliği sorunu güncel kalmıştır ve çözüm gereklidir. Bu bağlamda ülkelerin çoğu (Ukrayna, Azerbaycan Cumhuriyeti, Lituanya Cumhuriyeti, Polonya, Çek, Almanya, Macaristan, Rusya vb.) şişede iyonlu içme suyu yöntemini tercih etmiş ve ayrıca süt, kefir, ekmek ve yumurta gibi ürünlere iyon ilave etme yoluna gitmiştir.
Böylece ülkelerin büyük bölümü şişe içme suyuna iyot ilave etme önceliğine değinmiştir.

İyot dozu son derece değişkendir. Örneğin Polonya’da suya iyot ilavesine litre başına 300 ve 500 µg’lik konsantrasyonlarda izin verilirken bu oran Çek Cumhuriyeti için 150-300; Yunanistan için 160;Macaristan için 100; Belarus için 100–800; Lituanya için 120– 180; Rusya federasyonu için 40 – 125; Avustralya için 150 ve Ukrayna için litre başına 100 µg’dir. Tüm bu ülkeler ve diğerleri (Azerbaycan Cumhuriyeti, Almanya) seri iyonlu su üretim için sertifika düzenlemektedir. Ayrıca WHO’nin tavsiyelerine göre (1994) gıdalarla maksimum iyot alımının günde 1 mg olması gerektiği de unutulmamalıdır (1 kg vücut ağırlığı için 17 µg). Bu tavsiyeye göre Ukrayna’da litre başına 100 µg miktarında ve Çek Cumhuriyeti’nde litre başına 500-600 µg miktarında seri su üretimine izin verilmektedir. Buradan Dünya Sağlık örgütü normlarının kontrollü olduğu ve yaşam deneyimine göre kabul edildiği sonucuna varmaktayız.


V.N. Мelnichenko, А.P. Iaroshchiuk, V.I. Мaxin’in (2004) verilerine göre Rusya Federasyonu’nda gıdalardan alınan biyojenik elementlerin yetersiz özümlenmesi kalsiyum için %30-40; iyot için %80; selenyum için %80-100’dür (tahminler Rusya Bilim Akademisi Besin Enstitüsü tarafından yapılmıştır). Yazarlar mikro elementlerle zenginleştirilen içme suyunun insan organizmasındaki pek çok problemden korunmada faydalı bir araç olduğunu kanıtlamıştır. Örneğin Rusya’da “Arhyz” isimli doğal iyotlu su düşük mineralizasyon ve litre başına 0,1 mg iyot miktarıyla üretilmektedir.
Vologodsk bölgesinde (Onega Gölü bölgesinde) üretilen „Aqua Liux” adlı suda iyotla zenginleştirilen (litre başına 40-60 µg) artezyen su kullanılmaktadır. Suyun ortalama mineralizasyonu litre başına 350-500 µg’ye eşittir.

Moskova bölgesinde 200 metre derindeki artezyen kuyularından iyot ve florin iyonlarıyla zenginleştirerek “Korolevskaya voda” isimli bir su ürünü üretilmektedir.


İyot eksikliği problemi Ukrayna’da da kritik seviyededir. Ukrayna’daki iyotlu içme suyu üreticilerinden biri “Rosinka” şirketidir. Ürünlerinden biri olan "Doctor" hidro karbonik doğal içme suyu olup, magnezyum, kalsiyum ve sodyum içermektedir. litre başına mineralizasyon oranı 0,4-0,7 µg olup litre başına 50-60 µg iyot ilavesi yapılmıştır.
“Iodis-Concentrat” olarak üretilen iyotlu içme suları çok daha yaygındır. Iodis-Concentrat, (Iodis Konsantre) TU U 14326060.003.98, “Iodis” bilim şirketinin ve ulusal ve uluslararası patent sahibi „Iark Kiev” Uluslararası Ticari Müessesinin bir ürünü olup, doğal artezyen suyundan elde edilen bir hidro iyot bileşiği kompleksidir. İyot ve iyot ilavesinin klasik ismi “iyon iyot - su” sistemi içinde hidrojen ilişkisi anlamlı değildir ancak "Iodis Concentrat” içinde oksijenle güçlü bağ bulunmaktadır. Bu da biyolojik aktiviteyi ve düşük konsantrasyonun yüksek özümleme kapasitesini açıklamaktadır.
SONUÇLAR
Yürütülen araştırmaların sonuçları Moldova Cumhuriyeti’nde nüfusa yeterli iyot alımı sağlamada gerekli bir tedbir ve iyot eksikliğine bağlı hastalıklardan korunma yöntemi olarak bazı ürünlere iyot ilave etme olasılığını ortaya koymaktadır. En elverişli yöntemlerden biri „Gelibert” limitet şirketi tarafından sunulan şişe içme suyuna iyot ilave edilmesidir.

Yazışma: Grigore Friptuleac

Ave. Ştefan cel Mare 165, State University of Medicine and Farmacology „Nicolae

Testemitanu”, Chişinău, 2004, Moldova Cumhuriyeti, Telefon: (+373 22) 72 98 57; 20 54 64;

Faks: (+373 22) 24 23 44;



E-posta: grfriptuleac@usmf.md< gr.friptuleac@rambler.ru

Yayın için alınma tarihi: 25.02.2009, Revize tarihi: 12.03.2009

Yüklə 183,37 Kb.

Dostları ilə paylaş:




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2022
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə