Nihal Atsız’ın, Oğlu Yağmur'a Bıraktığı Vasiyeti



Yüklə 9,17 Kb.
tarix03.08.2018
ölçüsü9,17 Kb.

Ayrımcılık: Örnek Ders Uygulamaları, İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyoloji ve Eğitim Çalışmaları Birimi (SEÇBİR) www.secbir.org


Nihal Atsız’ın, Oğlu Yağmur'a Bıraktığı Vasiyeti
Yağmur Oğlum!

Bugün tam bir buçuk yaşındasın. Vasiyetnameyi bitirdim, kapatıyorum. Sana bir resmimi yadigâr olarak bırakıyorum. Öğütlerimi tut, iyi bir Türk ol.

Komünizm bize düşman bir meslektir. Bunu iyi belle. Yahudiler bütün milletlerin gizli düşmanıdır.

Ruslar, Çinliler, Acemler, Yunanlılar tarihi düşmanlarımızdır. Bulgarlar, Almanlar, İtalyanlar, İngilizler, Fransızlar, Araplar, Sırplar, Hırvatlar, İspanyollar, Portekizliler, Romenler yeni düşmanlarımızdır. Japonlar, Afganlılar ve Amerikalılar yarınki düşmanlarımızdır.

Ermeniler, Kürtler, Çerkezler, Abazalar, Boşnaklar, Arnavutlar, Pomaklar, Lazlar, Lezgiler, Gürcüler, Çeçenler içerideki düşmanlarımızdır.

Bu kadar düşmanla çarpışmak için iyi hazırlanmalı.

Tanrı yardımcın olsun!

http://tr.wikiquote.org/wiki/Nihal_Ats%C4%B1z


Kızıma Irkçılığı Anlatıyorum
“Irkçılıkla savaş, günlük bir refleks olmalıdır. Uyanıklılığımız asla eksilmemeli. Vereceğimiz örneklerden başlayarak, kullanacağımız her sözcüğe dikkat etmeliyiz. Sözcükler tehlikelidir; bazıları yaralamak, aşağılamak için kullanılır, güvensizliğe hatta nefrete yol açar. Bazıları ise daha derinlere kök salar, hiyerarşi ve ayrımcılığı besler. Ötekiler ise güzellik ve mutluluk getirir. Atasözleri ve deyimlerdeki genellemelerle ve bunun sonucu olan ırkçılıkla her biçimde mücadele edilmeli, bunlar teşhir edilmelidir. Söz dağarcığını zararlı ve yanlış fikirlerin taşıyıcılığını yapan terimlerden arındırmalısın. Irkçılığa karşı mücadele dil ile başlar. Bu

savaşta istekli, ısrarlı ve hayalgücü sahibi olmak gerekir. Irkçı bir söylem veya davranış karşısında kızmak yetmez. Irkçı özellik taşıyan bir davranışın geçip gitmesine izin vermemek, harekete geçmek gerekir. Asla ‘o kadar önemli değil’ deme. Yapmasına ve söylemesine izin verirsen, gelişmesine ve ondan kaçınabilecek insanların da bu salgının içinde solup gitmesine izin vermiş olursun. Tepkisiz, hareketsiz kalırsan, ırkçılık doğallaşacak ve küstahlaşacaktır. Yasaların var olduğunu unutma. Yasalar, ırkçı nefretin körüklenmesini cezalandırıyor. Irkçılığın her türlüsüne karşı mücadele eden kuruluş ve hareketlerin varolduğunu bilmelisin.

Ve onlar harika bir iş başarıyorlar.

Sınıfa girdiğinde, etrafına şöyle bir bak; bütün öğrencilerin birbirinden farklı olduğunu göreceksin. Ve bu çeşitliliğin güzel bir şey olduğunu da. Bu, insanlık için bir şans. Bu öğrencilerin hepsi farklı ufuklardan gelmiş, hepsinde sana verecekleri, sende olmayan bir şeyler var. Sende de onlara verebileceğin, henüz tanımadıkları bir şeylerin olduğu gibi. Karışmak, karşılıklı olarak zenginleşmektir.



Şunu bilmelisin ki, her insanın yüzü bir mucizedir. Çünkü o eşsizdir. Birbirinin tıpatıp aynı iki yüz asla göremeyeceksin. Güzellik ya da çirkinliğin ne önemi var. Bunlar görece şeyler. Her yüz hayatın sembolüdür. Her hayat saygıyı hak eder. Hiç kimsenin bu saygıyı bir başkasından esirgemeye hakkı yoktur. Herkesin kendi onurunu koruma hakkı vardır. Bir insana saygı göstererek, onun aracılığıyla hayata da saygı göstermiş olursun. Güzel, harika, farklı ve sürpriz dolu her şeyi içinde barındıran hayata. Başkalarına onlara yakışır biçimde davranırsan, kendine duyduğun saygının da tanığı olursun.”
Tahar Ben Jelloun, Kızıma Irkçılığı Anlatıyorum, Kontiki Eğitim Hizmetleri Ltd., İstanbul, 1998, s.59-61


Dostları ilə paylaş:


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2019
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə