Subtropik bir meyve türü olan incir dünya üzerinde subtropik iklim kadar ılıman



Yüklə 97,95 Kb.

tarix24.04.2018
ölçüsü97,95 Kb.


1

1. GİRİŞ

Subtropik  bir  meyve  türü  olan  incir  dünya  üzerinde  subtropik  iklim  kadar  ılıman 

iklim kuşağında da yayılma alanı bulmuştur. İncir (Ficus carica L.), özellikle Akdeniz 

ikliminin  etkin  olduğu  ülkelerde  yetiştirilen  bir  meyve  türü  olup,  dünyada  üretimi 

sırasıyla Türkiye,  Mısır,  İran,  Cezayir  ve  Fas’ta  yoğunlaşmaktadır.  Dünya  üretimi 

968.965 tondur (Anonim, 2007).

Türkiye  dünya  kuru  incir  ticaretinde  her  zaman  ilk  sırayı  almaktadır.  2007  yılı 

istatistiklerine  göre  210.152  tonluk  Türkiye  üretiminin  önemli  bir  bölümü  incirin 

anavatanı  olarak  kabul  edilen  ve  Caria  olarak  adlandırılan  Ege  Bölgesi’nden 

karşılanmaktadır. Tarım  ürünleri  dış  satımında  %1,5’luk  bir  paya  sahip  olan  kuru 

incirin tümü Ege bölgesinde yetiştirilmekte, buradaki plantasyonların hemen hemen 

tamamını Sarılop incir çeşidi oluşturmaktadır. Ancak, 1980’li yılların sonunda Ege 

bölgesindeki havzalarda sulu tarımın yaygınlaşması sonucu incir ağaçları sökülmüş, 

daha sonraki destekleme alımları ve taze incir pazarlaması konusundaki gelişmelerin 

etkisi ile özellikle kıraç arazilerde yeni bahçeler kurulmuştur. 

Marmara, Akdeniz, Karadeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri daha çok sofralık incir 

yetiştiriciliğine uygun bölgelerdir. Ancak, Güneydoğu Anadolu bölgesinde kuru incir 

kalitesi çok iyi olan incir çeşitleri de vardır ve ekolojik koşullar bu yetiştiriciliğe oldukça 

uygundur.  Bu  bölgemiz,  incir  formlarının  en  yaygın  olduğu  bölgemiz  olduğundan 

Güneydoğu Anadolu bölgesine incirin gen merkezi olarak ta bakılmaktadır.

İncirin dünyada 600 kadar türü olsa da incir yetiştiriciliğinin yapıldığı kültür çeşitleri 

Ficus carica L.” içerisinde toplanmıştır. Meyvelerinden yararlanılan diğer türler; F. 



palmata, Schweinf, F. sycomorus L., F. pseudo-carica’dır. 

Anadolu inciri olarak da bilinen Ficus carica L.nin önemli bir form zenginliği vardır. 

Bunlar; var. rupestris, Hauskn; var. kurdica. Kotschy; var. domestica, Tschirch; var. 

riparium, Hauskn; var. Johannis, Boiss’dır. Anadolu’da bulunan en önemli yabani 

form  Ficus carica erinosyce  olup,  bundan  Ficus  carica  caprificus  (erkek  incir)  ile 

Ficus carica domestica (dişi incir) olmak üzere iki kültür formu elde edilmiştir. Bu 

kültür incirleri, döllenme istekleri bakımından 3 grup altında toplanır:

1.  Erkek incirler

2.  Kurutmalık incirler

3.  Sofralık incirler

Bunlardan birincisi erkek incirler (F.c.caprificus)



 diğer ikisi dişi incirler (F.c.domestica

içerisinde yer alır. 

1.  Erkek  incir  meyveleri  yenmez,  bunların  içerisinde  ilek  sineğinin  (Blastophaga 

psenes L.) gelişmesini sağlayan gal çiçekleri ve çiçek tozu veren erkek çiçekler 

bulunmaktadır.

2.  Kurutmalık incir meyveleri içerisinde yalnız dişi çiçekler bulunur. Meyve bağlamak 

için döllenmeye gereksinimleri olduğundan çekirdeklerin içi dolgundur. Genellikle, 

yalnız ikinci doğuşlardan oluşan meyveler ağustos, eylül aylarında olgunlaşır.



2

3.  Sofralık incirler, genellikle ilkbahar ve yaz doğuşlarının meyvelerini olgunlaştırırlar. 

Birincisi yazın, ikincisi sonbaharda olgunlaşır. Sofralık incirler meyve bağlamak 

için  döllenmeye  gereksinim  duymazlar.  Çekirdeklerinin  içi  boştur,  ancak 

döllenirlerse  dolgun  çekirdek  meydana  getirirler.  Bazı  hallerde,  Kaliforniya’nın 

San Pedro ve Adriyatik tiplerinde olduğu gibi ilkbahar veya yaz doğuşlarından 

birinde döllenmeye gereksinim duyabilirler.

2. İNCİR ÇEŞİTLERİ

İncirlerde  çeşitlilik  daha  çok  sofralık  incirlerde  görülür.  Kurutmalık  çeşitlerde  bir 

standartlaşma  görülmektedir.  En  fazla  çeşitlilik  Güneydoğu  Anadolu  bölgesinde 

Siirt’in  güneye  bakan  vadilerinde,  Diyarbakır’da,  Elazığ’da,  Gaziantep  ve 

Besni  dolaylarında  görülmektedir.  Akdeniz  bölgesinde  Adana,  Tarsus,  Hatay, 

Kahramanmaraş, Antalya, Ceyhan havzası ve özellikle Ahır dağı eteklerinde büyük 

bir çeşit zenginliği göze çarpmaktadır. Benzer olarak gerek Marmara ve Karadeniz 

bölgesinde de sofralık incir potansiyeli oldukça iyidir. Sofralık incirler sarımtırak yeşil, 

sarı, mor, koyu siyahımtırak mor ve mor çizgili olmak üzere renk bakımından, biçim, 

tad ve aroma bakımından oldukça fazla çeşitlilik gösterirler. Halbuki Ege bölgesinde 

bahçelerin %97’si Sarılop çeşidi ile kurulmuştur.

KKTC’de  bulunan  toplam  incir  ağacı  sayısı  15.437  adet  olup  toplam  verim  349 

tondur.  Ortalama  verim  ağaç  başına  22.61’dir.  Üretim  en  fazla  Gazi  Mağusa  ve 

Girne de yapılmaktadır. İncir ağaçları genellikle ev bahçelerinde 1-2 ağaç şeklinde 

görülmekteyken son 10 yıldır kapama bahçeler kurulmaya başlanmıştır.

Sarılop: Kurutmalık bir çeşit olup, Büyük ve Küçük Menderes havzasında yetişen 

incir ağaçlarının %97’sini oluştururlar. Kuru incir kalitesi çok üstün olup, rakipsizdir. 

Ağacı 7-8 metre yüksekliğinde olup, yayvan ve seyrek bir taç oluşturur. Olgun meyve 

iri, 41 mm uzunluğunda, 59 mm genişliğindedir. 1 kilograma 13 meyve düşer. Şekli 

basıkça, meyve sapı kısa ve koyu yeşil renkte, ağız (ostiolum) geniş, yuvarlak veya 

hafif oval, kabuğu parlak beyazımtırak sarı renkte, eti sarı kehribar renginde, tatlı, 

güzel aromalı, çekirdekler küçük ve 1gr meyvede 708 tanedir. Kuru meyve iri, ince 

ve beyaz kabuklu, güzel şekilli, tatlı ve aromalıdır. %15 su, %59 şeker içerir. 




3

  

Şekil 1. Sarılop incir çeşidi  (www.erbeyliincir.gov.tr/images)

Patlıcan: Kabuk rengi yeşil sarı, içi kırmızıdır. Kabukta çatlama yoktur. Meyve sapı 

uzundur.  Yola  dayanımı  orta  düzeydedir.  Çekirdekleri  orta  iri,  ostiolum  kapalıdır. 

Yaprak rengi koyu yeşil, yaprak sapı orta uzunlukta olup, yapraklar 3 parçalıdır.

Kara Bakunya: Kabuk rengi yeşil üzeri kırmızı çizgili, iç rengi pembedir. Kabukta 

çatlama yoktur. Çekirdekleri küçük olup, ostiolumu kapalıdır. Yaprak rengi açık yeşil, 

yaprak sapı uzundur. Yapraklar 4, 5 parçalıdır.

Mor 1: Kabuk rengi yeşil, üzeri mor çizgili, iç rengi açık pembedir. Kabukta çatlama 

yoktur. Çekirdekleri orta irilikte olup, ostiolumu açıktır. Yaprak rengi koyuyeşil, yaprak 

sapı uzundur. Yapraklar 5 parçalıdır.

Bursa Siyahı: Sofralık bir çeşit olup, özellikle Marmara bölgesinde yoğun bir şekilde 

yetiştiriciliği  ve  dışsatımı  yapılmaktadır.  Kabuk  rengi  siyahımtrak  mor,  iç  rengi 

kırmızıdır. Meyvenin yola dayanımı oldukça iyi olan, kabukta çatlama yapmayan bir 

çeşittir.Yaprakları 3, 4 parçalı olup, koyu yeşildir. 

  

Şekil 2. Bursa siyahı incir çeşidi (www.erbeyliincir.gov.tr/images)



4

Göklop:  Kabuk  rengi  yeşil,  iç  rengi  pembe  kırmızıdır.  Kabukta  çatlama  yoktur. 

Çekirdekleri  küçük  olup,  ostiolumu  açıktır.  Yaprak  rengi  koyu  yeşil,  yaprak  sapı 

kısadır. Yapraklar 1, 3 parçalıdır.

Şekil 3. Göklop incir çeşidi  (www.erbeyliincir.gov.tr/images)

Kaya İnciri: Kabuk rengi açık yeşil, iç rengi koyu kırmızıdır. Kabukta çatlama azdır. 

Çekirdekleri iri olup, ostiolumu açıktır.Yaprak rengi koyu yeşil, yaprak sapı kısadır. 

Yapraklar 3 parçalıdır.

Kuşadası:  Kabuk  rengi  sarı,  iç  rengi  koyu  pembedir.  Kabukta  çatlama  yoktur. 

Çekirdekleri orta irilikte olup, ostiolumu açıktır. Yaprak rengi koyu yeşil, yaprak sapı 

uzundur. Yapraklar 5 parçalıdır.

Kış İnciri: Kabuk rengi yeşil sarı, iç rengi kırmızı kahverengidir. Kabukta çatlama 

vardır. Çekirdekleri orta irilikte olup, ostiolumu açıktır. Yaprak rengi koyu yeşil, yaprak 

sapı uzundur. Yapraklar 3-5 parçalıdır.

Bardakçı: Kabuk rengi sarı, iç rengi açık kırmızı olup, kabukta biraz çatlama vardır. 

Çekirdekleri iri, ostiolumu açıktır. Yaprak rengi koyu yeşil olup, yaprak sapı kısa ve 

3 parçalıdır.



5

Şekil 4. Bardakçı incir çeşidi (www.erbeyliincir.gov.tr/images)

İzmir  Bardacık:  Kabuk  rengi  yeşil,  iç  rengi  kırmızıdır.  Kabukta  çatlama  yoktur. 

Çekirdekleri iri olup, ostiolumu biraz açıktır. Yaprak rengi koyu yeşil, yaprak sapı 

kısadır. Yapraklar 5 parçalıdır.

Sultan  Selim:  Kabuk  rengi  sarı  yeşil,  iç  rengi  koyu  pembedir.  Kabukta  çatlama 

yoktur.  Çekirdekleri  orta  irilikte  olup,  ostiolumu  açıktır.  Yaprak  rengi  koyu  yeşil, 

yaprak ve meyve sapı uzundur. Yapraklar 3, 5 parçalıdır.

Akça 1: Kabuk rengi açık, iç rengi kahverengi pembe-kırmızıdır. Kabukta çatlama 

yoktur.  Çekirdekleri  orta  irilikte  olup,  ostiolumu  açıktır.  Yaprak  rengi  koyu  yeşil, 

yaprak sapı orta uzundur. Yapraklar 2, 3 parçalıdır.

Şekil 5. Akça 1 incir çeşidinde yellop meyvelerinin görünüşü.



6

3. MORFOLOJİK VE BİYOLOJİK ÖZELLİKLERİ

İncir ağacı, tek veya çok gövdeli, don tehlikesinin olduğu bölgelerde ocak şeklinde 

yetiştirilen, basık veya 8-10 metre kadar boylanabilen yayvan taçlı, seyrek dallı bir 

ağaçtır. 

Dalları  gevrek  olup,  kül  renklidir.  Sürgünler,  emzik  denilen  bir  yıllık  dalların  tepe 

gözleriyle bu tepe gözlerin altında bir iki yan gözden meydana gelir. 

Çiçek ve odun gözleri aynı sürgünler üzerinde, yaprak koltuklarında oluşur. Odun 

gözleri daha küçük ve sivri, çiçek gözleri ise iri, dolgun ve yassıdır. Tepe gözü asıl 

verimli olan sürgünü meydana getirir. 

Yapraklar, dal üzerinde spiral durumdadır. Çok değişik formları vardır. Genellikle, 

kültür formlarında el şeklinde olup, parmak sayısı 3-7 arasında değişir.

Çiçekleri,  çiçek  gözlerinden  ilk  belirdiği  andan  itibaren  incir  meyvesi  adını  alan, 

yuvarlakça veya armudumsu içi boş çiçek kılıfı (receptacle) içerisinde sıra sıra dizilmiş 

bir durumdadır. Çiçek kılıfının sap kısmının karşısında bulunan ağız (ostiolum) üç 

köşe ve küçük bir kaç sıra pul ile örtülmüştür.

Erkek incir (F.c.caprificus) meyvelerinde bir çiçek kılıfı içerisinde hem erkek çiçek ve 

hem de bir tür dişi çiçek olan gal çiçekleri bulunur. Erkek çiçekler çiçek kılıfının ağıza 

yakın kısımlarında, gal çiçekleri ise kalan kısımlarında dizilmişlerdir. 

Dişi  incirlerde  (F.c.domestica)  bir  çiçek  kılıfı  içerisinde  yalnız  normal  dişi  çiçekler 

vardır. O halde kültür incirlerimizi iki eşeyli (dioik) sayabiliriz.

Yabani incirler (F.c.erinosyce), iki eşeyli olmayıp, bir çiçek durumu içerisinde hem 

erkek ve hem de dişi çiçek bulunur.



Şekil 6. Erkek incir meyvelerinde erkek çiçekler ve dişi çiçek yapısındaki gal 

çiçekleri ile normal dişi çiçeğin görünümü.




7

Şekil 7. Erkek incir meyvesinde gal çiçekleri içerisindeki ilek arıcıkları

Çiçek yapıları, dişi çiçekler, morfolojik ve biyolojik bakımlardan birbirlerinden ayrı 

özelliklerde, normal dişi çiçek ve gal çiçeği olmak üzere iki şekildedir. Normal dişi 

çiçekte iğne kısmı uzun bir yumurtalık vardır (Şekil 6), gal çiçeğinin ise, iğnesi çok 

kısa, yumurtalığı daha iri ve yuvarlaktır. Gal çiçekleri ilek sineğinin yumurtlamasını 

ve çıkan kurtların beslenmesini sağlar (Şekil 7). 

Erkek çiçekler, 3-5 parçalı bir perigon ile 3-5 erkek organdan oluşur (Şekil 8).

Meyvesi, yuvarlakça, armudumsu şekilde olup, yalancı meyvedir. Yani yumurtalığın 

değil, çiçek kılıfının (receptacle) büyüyüp, etlenmesiyle oluşur. Meyve içerisindeki  

her  çekirdek  gerçek  meyveyi  oluşturur,  bu  nedenle  “bileşik  meyve”  de  denebilir. 

Hatta meyve yumuşak olduğu için üzümsü meyveler grubu içerisine de alınmaktadır. 

Erkek incirlerde meyveler sulanmaz, şekerlenmez ve yenmez. 



Şekil 8. Erkek incir meyvesinde 4 adet anteri olan bir erkek çiçek


8

4.  DÖLLENME  BİYOLOJİSİ  VE  İLEK  ARICIĞININ  (Blastophaga  psenes) 

BİYOLOJİSİ

4.1. Döllenme Biyolojisi

Kültür inciri dioik bir bitki (erkek ve dişi ağaçlar ayrı ayrı) olmasına rağmen, çiçekleri 

meyvenin içerisinde bulunduğundan dolayı tozlanma rüzgarla olmamaktadır. İncirlerin 

kendine özgü bir döllenme biyolojisi vardır. Döllenmeye gereksinim duyan çeşitlerde 

bunu Blastophaga psenes adlı ve erker incir ağaçlarıyla simbiyotik bir yaşamı olan 

arıcık sağlamaktadır. Bu arıcık halk arasında ilek sineği olarak bilinmektedir(Şekil ). 

Bazı incir çeşitleri döllenmeye gereksinim duymadan veya belli periyotta gereksinim 

duyup, belli periyotta duymayan çeşitler olabilmektedir. Bu bakımdan dişi incirleri 

dört grupta toplayabiliriz.

1.  Döllenmeye gereksinim duymadan, partenokarpi yoluyla ilkbahar ve yaz ürünü 

verenler (Sofralık incirler),

2.  Meyve tutumu için mutlaka döllenmeye gereksinim duyanlar (Kurutmalık incirler),

3.  İlkbahar ürünü için döllenmeye gereksinim duymayıp, yaz ürününü olgunlaştırmak 

için döllenme isteyenler (San Pedro tipi),

4.  İlkbahar ürünü için döllenmeye gereksinimleri olup, yaz ürününü olgunlaştırmak 

için döllenme istemeyenler (Adriyatik tipi).

Erkek ve dişi incir ağaçlarında “Meyve doğuşu” olarak adlandırılan 3’er doğuş vardır. 

Bu  doğuş  periyotları,  meyveler  içerisindeki  erkek  ve  dişi  çiçeklerin  olgunlaşma 

zamanları ile paralel gitmektedir. Ayrıca, bu periyotlar Blastophaga psenes’in değişik 

generasyonlarıyla da uyum içerisindedir. Bu 3’er meyve ürünü biribirini izler, birinde 

meyve ceviz iriliğini aldığında, bunu izleyen doğuşta meyveler fındık iriliğindedir.

Erkek İncirlerdeki Meyve Doğuşları: 



a. İlek (Prophici) veya ilkbahar ürünü

b. Ebe (Mamoni) veya yaz ürünü, 

c. Boğa (Mamme) veya kış ürünüdür. 

Aşağıdaki meyve doğuş tarihleri bölgelere ve çeşitlere göre değişmektedir. Genel 

olarak burada, Ege bölgesinin doğuş periyotları dikkate alınmıştır.

a.  İlek  Ürünü:  İlekler,  Şubat-Mart  aylarında  sürgün  ucuna  yakın  olan  gözlerden 

doğar.  Bu  sırada  emziklerin  üzerinde  boğa  meyveleri  bulunmaktadır,  daha  sonra 

boğalar  dökülür  ve  ilek  meyvelerindeki  gal  çiçekleri  Nisan  ayında  olgunlaşır, 

meyvelerin ve erkek çiçeklerin olgunlaşması ise Haziran ayında olur. En bol meyve 

ürünü ve çiçek tozu ilek ürünü içerisinde olur.

b. Ebe Ürünü: Mayıs sonu veya Haziran ayı içerisinde, ileklerin olgunlaşmasından 

10-15 gün önce doğar. Meyvelerin olgunlaşması, Ağustos sonu ile Eylül ayı içerisinde 

olur. En az çiçek tozu ebe ürününde bulunur.



9

c. Boğa Ürünü: Nisan ayı sonuna kadar kışı ağaç üzerinde geçiren üründür. Boğa 

ürünü  meyvelerinde  bulunan  gal  çiçekleri  sayısı  fazla,  ancak  erkek  çiçek  sayısı 

azdır. Bu nedenle içlerinde çiçek tozu miktarı az veya yoktur.

Dişi İncirlerdeki Meyve Doğuşları: 



a. Yel Lop (Fiori) veya ilkbahar ürünü,

b. İyi Lop (Pedagnuoli) veya yaz ürünü,

c. Son Lop (Cimaruoli) veya güz ürünüdür.

a. Yel Lop: Mart-Nisan aylarında emziklerin uç veya daha alt kısımlarındaki çiçek 

gözlerinden oluşur. Kurutmalık incirlerde genellikle bu ürün olgunlaşmadan dökülür. 

Bazı  sofralık  çeşitlerde  ise,  bu  ürün  partenokarp  olarak  oluşur  ve  Haziran  ayı 

içerisinde olgunlaşır. Son yıllarda özellikle erkencilik açısından bu tip çeşitlere talep 

artmıştır.

b.  İyi  Lop  (Ana  ürün):  Bu  ürün  genellikle,  yeni  sürgünler  üzerindeki  yaprak 

koltuklarında  oluşur.  Çiçeklerin  doğuşu,  Nisan  sonu-Mayıs  ayı  içerisinde  olur. 

Dişi çiçekler doğuştan 35-40 gün sonra, Haziran ayı içerisinde ve meyveler fındık 

iriliğinde iken olgunlaşır. Bundan 40-45 gün sonra da meyvelere ilk ben düşer ve 

meyveler Ağustos-Ekim ayları arasında olgunlaşır. Asıl ürün iyilop ürünü olup, olgun 

meyvelerin derimi bir iki ay sürmektedir.



c. Son Lop: Meyve doğuşu Ağustos ayı sonuna rastlar. Dişi çiçekler Eylül ayında, 

meyveler  sonbahar  aylarında  olgunlaşır.  Kurutmalık  çeşitlerde  sonlop  ilekleme 

olmadığından olgunlaşmadan dökülür.

4.2. İlek Arıcığının (Blastophaga psenesBiyolojisi

İlek  sineği,  yaşamının  tüm  metamorfoz  aşamalarını  erkek  incir  meyvelerindeki 

gal çiçekleri içerisinde geçirir. Erkek ve dişi incirlerdeki üç meyve ürününe karşılık 

gelen  üç  generasyonu  vardır.  Erkek  incir  meyvelerindeki  erkek  çiçekler  dişi  gal 

çiçeklerinden  yaklaşık  6-8  hafta  sonra  olgunlaştıklarından  aynı  meyve  içerisinde 

tozlanma ve döllenme olmamaktadır. Dişi incir meyvelerindeki normal dişi çiçeklerin 

olgunlaşması  ise  erkek  incirlerdeki  erkek  çiçeklerin  olgunlaşmasına  ve  bunun 

yanısıra  ilek  sineği  generasyonlarının  ergin  duruma  geçerek  uçma  zamanlarına 

denk gelmektedir (Şekil 9). 

a. Mart-Nisan aylarında dişi incirlerde yel lop doğuşu erkek incirlerde ilek ürününün 

doğuşuna  denk  gelmektedir.  Bu  sırada  ilek  meyvelerindeki  dişi  gal  çiçekleri 

olgunlaşmıştır  ve  boğalardan  çıkan  ilek  arıcıkları  çok  az  çiçek  tozu  taşıyan 

ilek  ürününe  veya  yel  lop  ürününe  gider.  Yel  lop  meyveleri  döllenemediğinden 

olgunlaşmadan dökülür.

b. Dişi incirin iyi lop ürünü Mayıs ayında doğarken, erkek incirlerde de ikinci ürün 

olan ebe ürünü doğar. Haziran ayında dişi ve erkek çiçekler olgunlaşırken, erkek 

incir meyvelerindeki ilek arıcıkları da ergin hale geçerek dışarı çıkar. İlek arıleri hem 



10

ebe meyvelerine giderek bir sonraki generasyonu için yumurtalarını gal çiçeklerine 

bırakır, hem de dişi incirlerin iyi lop ürününü döller. İyi lop ürünü asıl ürün olan yaz 

ürününü  oluşturur.  Ege  bölgesindeki  incir  bahçelerinde  dişi  incir  ağaçlarına  ilek 

meyveleri asılarak yapılan bu yapay döllemeye “İlekleme” denir.

c. Ağustos ayında üçüncü ürünlerin doğuşu olur. Bunlar, dişi incirlerde son lop, erkek 

incirlerde boğa ürünüdür. Bu sırada ebe ürününde olgunlaşan ilek arıcıkları erkek 

çiçeklerdeki çiçek tozlarını alarak dışarı çıkarak, boğa ve son lop ürünlerine gider. 

Ebe ürününün doğuşu ve erkek çiçekleri az olduğundan çok az arı içerir ve çok az 

çiçek tozu taşırlar.

Şekil 9. İncirde meyve doğuşları ve ilek arıcığının biyolojisi



11

5. EKOLOJİK İSTEKLERİ

5.1. İklim İsteği 

İncir bir subtropik iklim bitkisi olup, kışları ılık, yazları sıcak ve kurak yerleri sever. 

Yıllık  ortalama  sıcaklığın  18-20ºC  olmasını  ister.  Sıcaklığın, Temmuz-Eylül  ayları 

arasında  25-30ºC’nin  altına,  kış  aylarında  ise,  -9ºC’nin  altına  düşmemesini  ister. 

İncir ağacı -7, -8ºC’ye dayanır. Soğuk yerlerde incir ocak şeklinde yetiştirilir. İncir 

ağacının  ortalama  yağış  isteği  625mm  kadar  olup,  yağışın  Kasım-Haziran  ayları 

arasında  olması  ve  kurutma  mevsimi  olan  Temmuz-Eylül  aylarının  yağışsız  ve 

bulutsuz geçmesini ister. 



5.2. Toprak İsteği 

İncir ağacı toprak bakımından seçici olmayıp, çok nemli olmamak koşuluyla hertürlü 

toprakta yetişir. Ancak, kurutmalık incirler derin, kumlu killi, hümüslü ve yeteri kadar 

kireçli topraklarda daha kaliteli meyve verirler. İncir ağacı taban suyunun yüksek 

olduğu ağır topraklardan hiç hoşlanmaz.

5.3. Ekolojik Bölgeleri 

Bu bölgeler 4 grupta toplanabilir. 



a. Büyük ve Küçük Menderes orta havzaları,

b. Kıyı bölgeleri,

c. Güney-Doğu Anadolu bölgesi, 

d. İç bölgelerde dağınık mikroklima alanları.

a. Büyük ve Küçük Menderes Orta Havzaları

Kuru  incir  yetiştiriciliği  için  ideal  koşulları  oluşturmaktadır.  Kurutma  mevsimi  olan 

Temmuz-Eylül ayları genel olarak kurak geçer, bu sırada hava oransal nemi %40-45, 

hava sıcaklığı 25-30ºC arasında değişir. Öğleden önce kuzeyden esen Gümüşkanat 

poyraz rüzgarı ve öğleden sonra batıdan esen nemli İnbat rüzgarı incirin dünyanın 

hiçbir yerinde erişilemeyecek kalitede olmasını sağlar. “Sam yeli” adı verilen kuru ve 

sıcak doğu rüzgarı incirin kalitesini düşürmektedir. 

b. Kıyı Bölgeleri

Ege, Akdeniz, Marmara ve Karadeniz kıyı bölgelerini kapsar. Kıyı bölgelerdeki iklim 

koşulları daha çok sofralık incir yetiştiriciliğine uygundur, çünkü kurutma mevsiminde 

denizden esen nemli rüzgarlar meyvelerin çatlayarak, iyi kalitede kurutulamamasına 

neden olmaktadır. 

c. Güney-Doğu Anadolu Bölgesi

Bölgede  genellikle  sert  kışlar  ve  sıcak,  kurak  yazlar  hakimdir.  Bu  bölge,  birçok 

meyve türünde olduğu gibi incirin de gen merkezlerinden birisidir. Ancak, bölgedeki 

iklim koşulları yüksek kaliteli taze ve kuru incir yetiştiriciliğine çok uygun değildir. 

Bununla birlikte, Akdeniz’den esen “Garbi” rüzgarları meyve kalitesi üzerine olumlu 



12

etki  yapmakta,  bu  rüzgarın  hakim  olduğu  yerlerde  meyveler  daha  iri  ve  kaliteli 

olmaktadır. 

d. İç Bölgelerde Mikroklima Alanları

Sık sık don tehlikesine maruz kalan bu bölgede ekonomik anlamda yetiştiricilik söz 

konusu değildir. Ağaçlar ocak şeklinde dikilir. Bu bölge içerisinde Amasya, Erzincan, 

Beypazarı, Bilecik, Tokat ve Bitlis’teki bazı korunmuş vadileri sayabiliriz.



6. ÇOĞALTILMASI 

İncir çelikleri kolay köklendiği için genellikle çelikle çoğaltılır. Bu amaçla çelikler 1,5-

2,5cm kalınlığındaki 1 yıllık sürgünlerden üst kısmı boğumun hemen üstünden, alt 

kısmı boğumun hemen altından, öz gözükmeyecek şekilde 25-35cm uzunluğunda 

kesilerek  hazırlanır.  Köklenmeyi  kolaylaştırmak  için  1000ppm’lik  indol  bütirik  asit 

(IBA) uygulaması yeterlidir. Çelik dikimi, ocak-şubat aylarında yapılabilir. İncir, çelikle 

çoğaltma kadar yaygın olmasa da daldırma ve dip sürgünüyle de çoğalır. 

7. BAHÇE TESİSİ VE KÜLTÜREL ÖNLEMLER

İncir,  Ege  bölgesinde  Sarılop  kurutmalık  incir  çeşidi  çoğunlukla  kapama  bahçe 

şeklinde yetiştirilir. Son yıllarda, Marmara bölgesinde de sofralık Bursa Siyahı incir 

çeşidiyle kapama bahçeler tesis edilmiştir. Ancak, öteki bölgelerde incir sınır ağacı 

olarak veya zeytin, asma, antepfıstığı gibi meyve türleriyle birlikte dikilir.

7.1. Budama

İncir ağacında budama çoğunlukla ihmal edilmektedir. İncir budanmadığı zaman, 

verimden düşmekte ve kalite bozulmaktadır. Bu durumda ağaçların dalları dikine 

büyüyerek ağacın alt kısımları çıplaklaşmakta ve meyveler güneşe maruz kalarak 

yanmaktadır. Bu nedenle, incir ağaçları mutlaka budanmalıdır.

7.2. Toprak İşleme

Toprak işleme, özellikle sulanmayan bahçelerde verimliliğin artması ve özellikle kuru 

incirlerde  meyve  kalitesinin  iyileştirilmesi  açısından  önem  taşır.  Toprak  işlemesi, 

sulanmayan bahçelerde ilkbaharda ve sonbaharda olmak üzere yılda en az iki kez 

yapılmalıdır. 

7.3. Sulama

Ege  ve  Karadeniz  bölgeleri  gibi  bazı  bölgelerdeki  yağışlar  incir  ağaçlarının  su 

gereksinimlerinin  karşılanabilmesi  için  yeterlidir.  Zaten  incir  kökleri  derine  gittiği 

ve fazla sudan hoşlanmadığı için sık sulama istemez. Mayıs ve temmuz aylarında 

yapılacak sulamalar besin maddelerinin alımı ve meyve kalitesi açısından önemlidir. 



13

7.4. İlekleme

Kurutmalık incirlerde meyve tutumunu sağlamak için erkek incir ağaçlarından alınan 

ilek meyvelerinin içlerindeki ilek arıleri ile birlikte dişi incir ağaçlarına asılması olayına 

ilekleme denir. İlekleme, doğuşları birbirini izleyen çiçekleri dölleyebilmek için, 4-7 

gün aralıklı olarak bazen iki veya üç kez yapılabilir. İlek atımı, meyveler fındık ile 

ceviz  iriliği  arasında  iken  uygulanır.  Kullanılacak  ilek  miktarı,  ağacın  yaşına,  ilek 

çeşidine(taşıdığı ilek sineği miktar ve kalitesine) göre değişir.

Sofralık  incirler,  çok  fazla  yumuşamadan,  çiğ  düşmeyen  yerlerde  sabah  şafakla 

birlikte, çiğ düşen yerlerde ise çiğ kalktıktan sonra yapılmalıdır. Derim, meyvelerin 

kabukları ve sapları zedelenmeden hafifçe bükülerek yapılmalıdır. 

Kurutmalık incirler ise, ağaç üzerinde iyice olgunlaşıp kuruduktan ve yere düştükten 

sonra  derilir.  Bu  dönem,  yaklaşık  olarak  ileklemeden  45-50  gün  sonrasına  karşı 

gelmektedir. Toplama işlemi bir günde birkaç kez ve çiğ kalktıktan sonra yapılmalıdır.

İncir,  çoğunlukla  taze  ve  kuru  meyve,  komposto,  reçel,  marmelat,  şekerleme, 

karamela,  bisküvi,  kahve,  ispirto  ve  rakıya  hammadde  olarak  veya  hayvan  yemi 

olarak değerlendirilmektedir. 



Çizelge 1. Kuru incirin 100 g’da bulunan besin değerleri

Maddeler

100 g’da bulunan 

miktar

Günlük gereksinim

Toplam    Kalori

281.9


Toplam Yağ

0.52g


%0

Kolestrol

0.0mg


%0

Sodyum

12.26mg


%0

Potasyum

609mg


%7

Toplam Karbonhidrat

66.16g


%9

Toplam Lif

12.21g


%20

Suda çözünmez lif

8.74g


%20

Suda çözünür lif

3.47g


%20

Şeker

49.0g


Protein

3.14g


Vitamin A

9.76IU


<%2

Vitamin C

0.68mg


<%2

Kalsiyum

133.0mg


%6

Demir

3.07mg


%6

Kaynak: http://www.baylaurelnursery.com/Catalog/fruit_trees/figs.html


14

8. HASTALIK VE ZARARLILARI

8.1. Hastalıklar

Beyaz  Kök  Çürüklüğü  (Kök  Uyuzu)  (Rosellinia necatrix Prill):  Hastalık  taban 

arazilerde  yetiştirilen  incir  ağaçlarında  daha  çok  görülür.  Etmen,  sulama  suyuyla 

veya toprak işleme aletleri ile taşınır ve yayılır. Hastalığa yakalanan ağaç zayıflar, 

yaprakları sararır, meyveleri kalitesiz olur, verim düşer ve ağaç kurur. Ağacın kökleri 

açılıp bakıldığında ince köklerin çürüdüğü, kalın köklerin üzeri ve çevresinin beyaz 

renkli bir oluşumla kaplandığı görülür. 



Kontrolü: Toprakta, özellikle kök boğazında fazla su birikmesine engel olmak, derin 

fidan  dikiminden  kaçınmak,  köklerde  işleme  sırasında  yara  açmaktan  kaçınmak, 

hastalıklı kısımların uzaklaştırılması ve katran+göztaşı, demir sülfat ile ilaçlanması 

şeklindedir. 



İncir Mozayik Virüsü (Aceria ficus Cotte): İncir Mozayik Virüsü, incirlerde verim ve 

kalitenin düşmesine neden olurlar. Yaprakta dağınık, sarı yeşilden, açık sarıya kadar 

değişen  çeşitli  büyüklükte  lekeler  şeklinde  belirtiler  gösterir.  Çoğunlukla  lekelerin 

kenarı  kırmızı  kahve  rengindedir.  Yapraktaki  belirtiler  olgunlaşmaya  başlayan 

meyvelerde de görülür. Hastalık vegetatif yolla çoğaltma ile ve budama makaslarıyla 

kolaylıkla bulaşır ve yayılır.



Kontrolü: Aceria ficus Cotte adlı vektör süratli bir şekilde yayıldığı için önlememektedir.

İç Çürüklüğü (Endosepsis)(Fusarium moniliforme): Mantar önce ilek meyvelerinin 

gal  çiçeklerinde  yaşar.  İlek  arıcığı,  ilekleme  yoluyla  sporlarını  dişi  incire  taşır  ve 

meyvenin  içi  beyaz  misel  örtüsü  ile  kaplanır.  Bazen  hastalık  incirin  yalnız  dış 

kısmında kalır.



Kontrolü:  Temiz  ilek  meyvesi  kullanılmalıdır.  Bu  nedenle  Boğa  ürünü  meyveleri 

toplanarak bir fungisit ile ilaçlanabilir.   



Aflatoksin: Aspergillus flavus Link ex Fries ve Aspergillus parasiticus Speare mantar 

türlerine ait bazı ırkların oluşturduğu mikotoksinlerdir. Aflatoksinler, incirde yol açtıkları 

ekonomik kayıpların yanısıra, insan ve hayvan sağlığı açısından zehirleyici etkileri 

nedeniyle incirde önemli zararlar meydana getirirler. Aflotoksin oluşumu derimden 

önce ağaçta başlamaktadır. Oluşumunda etkili faktörler arasında yüksek sıcaklıklar, 

zararlıların hasarları, çeşit, toprak yapısı, kurutma mevsimindeki yağışlar ve depo 

koşulları  sayılabilir.  Depoda  aflatoksin  oluşumunu,  havalanma,  atmosfer  bileşimi, 

sıcaklık, ürünün su miktarı ve hava nemi etkilemektedir. Magnezyum, molibden, demir 

ve çinko aflatoksin oluşumunu arttırmaktadır. Bu nedenle kontrolünde bu minerallerin 

ortamdan uzaklaştırılması düşünülebilir. İncirlerde ayrıca, Armillaria mellea etmeninin 

meydana getirdiği Armillaria kök çürüklüğü, Phomopsis cinerescens’in oluşturduğu 

emzik marazı, maya, bakteri ve mantar türlerinin meydana getirdiği ekşime, sürme, 

küfler, yüzey çürüklüğü gibi hastalıklar görülmektedir. Kontrolü diğer hastalıkların 

kontrolü gibi olmaktadır. 




15

8.2. Zararlılar

Kanlı Balsıra (Ceroplastes rusci): Kanlı balsıra, bir kabuklu bitin meydana getirdiği 

zarardır. Kabuklu bit ezilince kanlı bir su çıkardığından bu adı almıştır. Dallardaki 

bitki özsuyunu emerek, kurutabilir, yaprakları döker. İncirin hem yaprağında hem de 

meyvesinde emgi yaparak zarar yapar. 



Kontrolü:  Böcek  larva  döneminde  iken  beyaz  yağlarla,  daha  ileri  dönemlerde 

insektisitle ilaçlamaktır.



İncir  Nematodları  (Xiphinema spp ve Meloidogyne spp (Kök  ur  nematodları)): 

Nematodlu bitkiler zayıf ve solgundur, yeni sürgün oluşturamaz.



Kontrolü:  Nematod  öldürücü  ilaçlarla  bulaşık  alanlarda  toprak  fümigasyonu 

yapılmasıdır.



İncir Kurdu veya İncir Güvesi) (Ephestia cautella Vakler)Bu zararlı bir kelebek 

olup, sergilere konan kuru incir meyvelerinin içini yiyerek zarar verirler. 



Kontrolü: Sergilerdeki incirlerin üzerinin örtülmesi, meyvelerin saklandığı bahçe ve 

depoların temiz tutulması, fumigasyonunun yapılması ve ağaçlarda kalan kuru ilek 

meyvelerinin yok edilmesidir.

Ekşilik  Böcekleri  (Carpophilus  hemipterus):  Özellikle  bahçelerde  çürümüş 

meyveler  üzerinde  yaşar  ve  beslenirler.  İncir  depolarında  da  incir  yığınlarındaki 

meyvelerin  arasında  yaşarlar.  Bozuk  meyvelerden  sağlam  meyvelere  bulaşarak 

ekşime yaparlar. 



Kontrolü:  Tuzakla  yakalamak,  ilaçlamak,  düzenli  derim,  çevre  temizliği  ve 

fümigasyondur. 



Sirke Sinekleri (Drosophila spp): Ekşilik böceklerine benzer şekilde zarar yaparlar 

ve mücadelesi de aynıdır. 

İncirin diğer bazı zararlıları ise, Homotoma spp., Aceria ficus ve kuru incir akarlarıdır. 

Kontrolü de ötekilere benzer şekilde yapılır.




16

KAYNAKLAR

Aksoy,  U.,  1990.  Aflatoksin.  Ege  Üniversitesi,  Araştırma  ve  Uygulama  Merkezi 

Yayın Bülteni. No:2.



Condit, I.J., 1955. Fig Varieties: A Monograph. Hilgardia. Vol.23, No:11, 538 s.

Kabasakal, A., 1990. İncir Yetiştiriciliği. TAV Tarımsal Araştırmaları Destekleme ve 

Geliştirme Vakfı Yayınları. Yayın No:20, 95 s. Kocaoluk Yayınevi, İstanbul.



Kaşka, N., Küden, A.B.Küden, A., ve Çetiner, S., 1990. Ege Bölgesi İncirleri ile 

Çukurova  Bölgesinden    Selekte  Edilen  İncirlerin Adana’ya Adaptasyonu 

Üzerinde Çalışmalar. Ç.Ü.Z..F.  Dergisi, 5(4): 77-86.

Kjellberg, F., Valdeyron, G., 1984. Mini Symposium. Figs and Fig Insects. (19-20 

May, 1983, Paris). 134 p. Printed at Centre Louis Emberger, France. 



Küden,  A.B.,  1995.  Plant  Genetic  Resources  of  Fig  in  Turkey.  Proceedings  of 

the the First Mesfin Plant Genetic Resources Meeting Organized Under 

the Auspices of Fao. Gobierno de Canarias, Consejeria de Agricultura y 

Alimentacion. Tenerife, Canary Islands, October, 2-4. 



Küden,  A.B.,  Tanrıver,  E.,  1995.  Çukurova  Bölgesine  Önerilebilecek  Bazı  İncir 

Çeşit  ve  Klonlarının  Saptanması.  2.Ulusal  Bahçe  Bitkileri  Kongresi.3-6 

Ekim, 1995, Adana. Cilt 1:663-667.

Küden, A.B., 1999. Plant Genetic Resources of Fig in Turkey. Proceedings of the 

Third General Meeting of MESFIN. (Ed.s Ö.Tuzcu and A.B.Küden). p.105-

112. Printed by Gürdal Ofset, Adana.

Özbek,  S.,  1978.  Özel  Meyvecilik.  Çukurova  Üniversitesi,  Ziraat  Fakültesi 

Yayınları:128, Ders Kitabı:11, 485 s.



Tuzcu, Ö., Küden, A.B., Özgüven, A.I., Paydaş, S., 1995. Plant Genetic Resources 

of Persimmon, Fig, Pomegranate and Loquat in Turkey. Proceedings of 

the First Mesfin Plant Genetic Resources Meeting Organized Under the 

Auspices  of  Fao.  Gobierno  de  Canarias,  Consejeria  de  Agricultura  y 

Alimentacion. Tenerife, Canary Islands, October, 2-4.

Tanrıver,  E.,  Küden,  A.B.,  Kaşka,  N.,  Eti,  S.,  1997.  The  Pollination  and  the 

Development of the Caprifig and Female Fig Clones. Proceedings of the 

Fifth International Symposium on Temperate Zone Fruits in the tropics and 

Subtropics. Editors: Küden, A.B., and F.G., Dennis). Acta Horticulturae No: 



441, 363-368.



Dostları ilə paylaş:


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2019
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə