GeçMİŞe hücum: osmanli imparatorluğU’nda arkeolojiNİN ÖYKÜSÜ, 1753 1914



Yüklə 91,26 Kb.

tarix26.11.2017
ölçüsü91,26 Kb.


yorumlama rehberİ

“GEÇMİŞE HÜCUM: OSMANLI 

İMPARATORLUĞU’NDA 

ARKEOLOJİNİN ÖYKÜSÜ, 1753-

1914”         

yorumlama rehberİ




İçİndekİler

3

SALT hakkında



4

“GEÇMİŞE HÜCUM: OSMANLI İMPARATORLUĞU’NDA ARKEOLOJİNİN ÖYKÜSÜ, 1753-1914”

5

EĞİTİMCİLERE ÖZEL



6

AÇILIŞ TARTIŞMASI: Geçmİşe Hücum

8

Geçmİşİ Yenİden Değerlendİrmek



14

araştır ve tartış: İştar Kapısı

15

KAPANIŞ TARTIŞMASI: Modern Mİras Polİtİkaları



17

ek kaynaklar




yorumlama rehberİ

SALT hakkında

SALT görsel ve maddi kültürde kritik konuları 

değerlendirir, deneysel düşünce ve araştırmaya 

yönelik yenilikçi programlar geliştirir. Öğrenme 

ve tartışmaya açık bir ortam sağlamayı amaçlayan 

SALT, ziyaretçilerini ilgi duymaya, eleştirmeye 

ve iletişim kurmaya teşvik eder. Sergi, konferans 

ve etkinliklere ev sahipliği yapan kurum, ayrıca 

disiplinlerarası araştırma projeleri yürütür. 

SALT, yakın döneme ait sanat, mimarlık, tasarım, 

şehircilik, toplumsal ve ekonomik tarihe odaklı 

kamuya açık bir kütüphane ile arşive sahiptir.

SALT, Yorumlama Programı aracılığıyla 

okullar, toplumsal kurumlar ve sivil toplum 

kuruluşlarıyla işbirliğine dayalı, sürdürülebilir 

ortaklıklar geliştirmeyi amaçlar. SALT Yorumlama 

Programı ücretsizdir. Sergi turları, film 

gösterimleri ve sanatçılar ile ortak yürütülen 

projelerle gençlerin dikkatini çekmeye çalışır. 

Yorumlama Programı kapsamında, liseler ve 

gençlik birlikleri için SALT bünyesinde açılan her 

sergiye eşlik edecek şekilde, tartışma konuları, 

etkinlikler ve eğitsel kaynaklara ağırlık veren 

çevrim içi müfredat rehberleri (yorumlama 

rehberleri) oluşturulur.

SALT etkinlikleri, aralarında 15 dakikalık bir 

yürüyüş mesafesi olan iki tarihi binada ve 

saltonline.org üzerinden yürütülüyor. İstiklal 

Caddesi üzerindeki SALT Beyoğlu, sergi ve etkinlik 

mekânlarından oluşuyor. SALT Galata ise, 19. 

yüzyılda Alexandre Vallaury’nin tasarladığı 

eski Osmanlı Bankası binasıdır. SALT Galata, 

bünyesindeki kamuya açık bilgi ve belge 

kaynakları ile atölye, sergi, konferans alanlarına ve 

Osmanlı Bankası Müzesi’ne ev sahipliği yapıyor.




yorumlama rehberİ

“GEÇMİŞE HÜCUM: OSMANLI 

İMPARATORLUĞU’NDA 

ARKEOLOJİNİN ÖYKÜSÜ, 1753-1914”

SALT Galata’nın açılış sergilerinden Geçmişe 

Hücum: Osmanlı İmparatorluğu’nda Arkeolojinin 

Öyküsü, 1753-1914, arkeolojinin Yakın Doğu’daki 

zengin ve karmaşık hikâyesini seçili arkeolojik 

bölgeler üzerinden kronolojik bir anlatımla 

sahneliyor. Yunanistan’dan Mısır’a uzanan geniş 

bir coğrafyadaki arkeoloji faaliyetlerini sosyal, 

kültürel ve politik bağlamlarıyla inceleyen sergi, 

yaklaşık 200 yıl boyunca Osmanlı topraklarında 

gerçekleştirilmiş yerli ve yabancı arkeolojik 

girişimleri irdeliyor. Ayrıca, Batı’nın “klasik 

dönemin kültürel mirasına” ilgisine odaklı 

araştırmalara paralel olarak Osmanlı tarih 

anlatısındaki dönüşümleri kapsıyor; modern 

anlamda ilk müze olan British Museum ile 

Osmanlı’nın Evkaf-ı İslâmiye Müzesi (bugünkü 

adıyla Türk ve İslâm Eserleri Müzesi) arasındaki 

izleği sürüyor.

Zainab Bahrani, Zeynep Çelik ve Edhem 

Eldem tarafından kavramsallaştırılıp hazırlanan 

serginin grafik tasarım çalışmalarını Aslı Altay 

yürüttü. Celine Condorelli’nin enstalasyonu 

(yerleştirme), serginin destek yapısı işlevini 

görüyor. Mark Dion ve Michael Rakowitz’in özel 

olarak hazırladığı iki enstalasyon ise, kavramsal 

altyapının öne çıkardığı bazı meselelere gönderme 

yaparak, arkeolojiyle ilişkimizi ve bu dala dair 

gündelik algımızı ele alıyor.



Geçmişe Hücum: Osmanlı İmparatorluğu’nda 

Arkeolojinin Öyküsü, 1753-1914 kapsamında ayrıca, 

sergiyi hazırlayanların editörlüğünde, İngilizce ve 

Türkçe dillerinde aynı adlı bir kitap yayımlandı.  



yorumlama rehberİ

YORUMLAMA REHBERİ NASIL KULLANILMALI?

Bu yorumlama rehberi, siz ve öğrencileriniz için 

Geçmişe Hücum: Osmanlı İmparatorluğu’nda 

Arkeolojinin Öyküsü, 1753-1914  sergisindeki 

temaları açıklayıcı bir kaynakça olarak SALT 

tarafından hazırlandı. Rehberdeki konuların 

birer hüküm olarak değil; öğrencilerinizi söz 

konusu sergi ve sergide işlenen temalarla ilgili 

olarak eleştirel düşünce, tartışma ve araştırmaya 

sevk edebilecek bir diyalog ortamı olarak 

değerlendirileceğini umuyoruz.

Yorumlama rehberinin içeriği:

— Açılış Tartışması: Geçmişe Hücum

— Geçmişi Yeniden Değerlendirmek

— Araştır ve Tartış: İştar Kapısı

—  Kapanış Tartışması: Modern Miras 

Politikaları

— Ek Kaynaklar

Yukarıda sıralanan her bölüm, sınıf içi aktiviteler, 

çoklu medya kaynakları, terminoloji ve tartışma 

konularını içerir. Bunları, öğrencilerinizin 

ihtiyaçlarına en iyi cevap verecek şekilde 

düzenleyerek geliştirmenizi ve kendi 

müfredatınıza uyarlamanızı öneririz.

 

EĞİTİMCİLERE ÖZEL



Heinrich Schliemann, Miken’deki Aslanlı Kapı’da, 1884


yorumlama rehberİ

1753 yılında British Museum’un kurulmasıyla 

Avrupa’daki müzeler, eski eser toplayıcılığına 

başladılar. Bu tarih itibariyle 18. ve 19. yüzyıl 

boyunca -başta İngiltere, Fransa ve Almanya olmak 

üzere- Avrupa ülkeleri, mümkün olduğunca çok 

eser biriktirmek için yarıştılar. Bir yandan bu telaş, 

Yakın Doğu’daki güç rekabetiyle bağlantılıydı. Öte 

yandan, özellikle eski Yunan ya da Roma öğelerine 

sahip eserler söz konusu olduğunda, Avrupalılar 

bu bölgedeki keşiflere kendi tarihlerinin birer 

uzantısı gözüyle baktılar. Buldukları eski eserler 

coğrafi olarak Osmanlı İmparatorluğu’nda, 

dolayısıyla da Avrupa’dan çok uzakta olmakla 

birlikte, Avrupalı arkeologlar bu mirasın 

Osmanlılardan ziyade kendi imparatorluklarına 

ait olduğunu varsaydılar. 

Eski eser yarışına bir örnek olarak

Parthenon frizinin tarihi verilebilir. 1801 ile 1812 

yılları arasında frizin büyük bir kısmı ve çok sayıda 

heykel, Atina’da bulunan Akropolis’teki yaklaşık 

2500 yıllık tapınaktan alınarak gemiyle İngiltere’ye 

götürüldü. Bu girişimin başında, o zamanlar 

Osmanlı İmparatorluğu’nda İngiltere büyükelçiliği 

yapan 7. Elgin Kontu Thomas Bruce vardı. “Elgin 

Mermerleri” olarak adlandırılan bu kalıntılar, 

Londra’daki British Museum’a taşındı; hâlen de 

burada sergilenmektedir. Osmanlı fermanı altında 

yapıldığı iddia edilen bu aktarımın yasal olup 

olmadığı ise hâlâ tartışma konusudur.

Osmanlı İmparatorluğu, kendi topraklarında 

kazı yapılmasına ve bulunan eski eserlerin 

yurtdışına çıkarılmasına ilişkin başta hoşgörülü 

bir yaklaşıma sahipti. Ancak eski eserlerin siyasi ve 

ekonomik önemi belirginleştikçe, imparatorluk, 

sahip olduğu tarihi alanları korumada giderek 

daha etkin hale geldi. 1869’dan sonra eski eserlerin 

yurtdışına çıkarılmasını yasaklayan çok sayıda 

yasa yürürlüğe girdi. 1891 yılında ise Osman Hamdi 

Bey’in girişimiyle, Osmanlı İmparatorluğu’nun 

arkeolojiye dair iddiasını ortaya koymak ve 

kazılardan çıkarılan eserleri barındırmak üzere 

Müze-i Hümayun (bugünkü adıyla İstanbul 

Arkeoloji Müzeleri) kuruldu.

AÇILIŞ TARTIŞMASI:            

GEÇMİŞE HÜCUM

Parthenon (Akropolis, Atina), takriben 1802. Sanatçı Giovanni 

Battista Lusieri, bazı mermerleri almak üzere Parthenon’a 

tırmanmış. 

Londra’da bulunan British Museum’daki Elgin Mermerleri

Öğrencilerin Geçmişe Hücum sergisinin temalarını 

keşfetmesi için bir başlangıç noktası olarak, bu dönemdeki 

eski eser yarışı ile eserlerin bir alandan diğerine taşınması 

üzerine bir tartışma geliştirmenizi öneririz. Bir nesneni 

asıl bağlamından koparılması ne anlama gelmektedir ve 

bu uygulamada arkeolojinin oynadığı rol nedir? 




yorumlama rehberİ

TARTIşMA


— Sizce dünyadaki mevcut sınırlar ve ulusal 

bölünmelerden daha eski tarihli bir eserin “sahibi” 

kimdir? 

— 18. ve 19. yüzyıllarda ülkelerin eski eser toplama 

rekabeti neden bu kadar şiddetliydi? Eski eserlere 

sahip olmak, bir ülkeye ne tür ekonomik veya siyasi 

faydalar getirebilir? 

— Türkiye’den yurtdışına götürülen herhangi bir eski eser 

biliyor musunuz? Şu anda nerede? Sizce bu durum, 

günümüzde Türkiye’de yaşayanlar için bir sorun teşkil 

ediyor mu?

TERMİNOLOjİ



Arkeoloji 

— Kazı bilimi; geçmişteki insanların 

yaşamlarından maddi kalıntıların (fosiller, eserler, 

heykeller gibi) bilimsel yollarla keşfi ve incelenmesi 

Eski eser 

 Eski zamanlardan kalma emanetler, çömlek 

gibi gündelik eşya, sanat eserleri ve anıtlar



Ferman 

 Osmanlı Devleti’nde padişahın verdiği, 

uyulması gerekli hükümleri taşıyan yazılı buyruk, emir



Friz 

— Eski Yunan ve Roma yapılarında taban kirişi ile 

çatı arasında kalan, üstü boydan boya kabartmalarla süslü 

bölüm

İmparatorluk 

 Kapsamlı topraklara sahip ya da birden 

çok toprak ya da ulustan oluşan ve tek bir yüksek otorite 

tarafından yönetilen siyasi birim 

Medeniyet 

 Sıklıkla ulus ya da halk düzeyindeki 

çok sayıda topluluğu kapsayan düzenlenmiş kültür; 

toplumsal, siyasi ya da teknik gelişime dair aşama ya da 

sistem 


Osmanlı İmparatorluğu 

 1299’dan 1923’e dek hüküm 

sürmüş Türk-İslam devleti. 16. ve 17. yüzyıllarda 

güneydoğu Avrupa, güneybatı Asya ve Kuzey Afrika’daki 

toprakları idare etmiştir. 1453’ten sonra başkenti İstanbul 

olmuştur. 

Osman Hamdi Bey Nemrut’ta, 1899




yorumlama rehberİ

gİRİş


Tasarım, mimarlık ve moda alanlarındaki eski 

fikir ve akımların, bugünün gereksinimlerini 

karşılamak üzere sürekli olarak yeniden 

yorumlandığını görüyoruz. Ancak geçmişi yeniden 

değerlendirmek, günümüze özgü bir uygulama 

değildir. 18. ve 19. yüzyılda Avrupalı ülkeler, 

eski Yunan ve Roma’nın tasarım öğelerini anıt, 

bahçe ve resimlerinde taklit ederek atalarından 

ilham almışlardır. Örneğin, 1871’de yeni Alman 

İmparatorluğu’nun kurulmasından sonra ülke, 

gücünü ve monarşiye dayalı önceki yönetimlerden 

farkını Klasik İlk Çağ’dakileri hatırlatan yapılar 

inşa ederek göstermiştir. Almanya’nın parlamento 

binası (Reichstag), Brandenburg Kapısı ve Berlin 

Zafer Anıtı -sütunlar ve eski Yunan ve Roma 

tanrılarının heykelleri de dâhil olmak üzere- 

birçok klasik öğeye sahiptir.

Geçmişi sahiplenme arzusu, birtakım 

olumsuz sonuçları da beraberinde getirmiştir. 

Örneğin; Osmanlı İmparatorluğu’nda 

Avrupalıların yürüttüğü arkeolojik kazılar, eski 

eserlerin bölge halkı tarafından çalınmaktan 

ya da yok edilmekten “kurtarılması” amacıyla 

gerçekleştirilmekteydi. Fakat çoğu zaman bu 

eserler, arkeologlarca izinsiz olarak yurtdışına 

çıkarılıyor, yani “yağmalanıyordu”.  Günümüzde 

hâlen yağmacılık olaylarına rastlamak mümkün. 

Mesela, ABD’nin 2003’te Irak’ı işgali sırasında, 

ülkenin ulusal müzesinden binlerce eser çalındı 

ve pek çok arkeolojik alan talan edildi. Söz 

konusu dönemde, yüz binlerce kıymetli nesnenin 

yağmalandığı tahmin ediliyor. 

GEÇMİŞİ YENİDEN 

DEĞERLENDİRMEK

Michael Rakowitz, The invisible enemy should not exist [Görünmez 

düşman var olmamalı], 2007

Peki, bazı nesneleri -bazı tarihleri- diğerlerinden daha 

değerli yapan nedir? Bu soru çerçevesinde, 1. OTURUM’da 

öğrenciler, klasik Yunan ve Roma tasarım öğelerinin 18. 

ve 19. yüzyıllarda yeniden kullanımı üzerine bir araştırma 

yapacaklar. 2. OTURUM’da ise, “değer” düşüncesine 

daha yakından bakarak, Geçmişe Hücum sergisinin 

sanatçılarından Michael Rakowitz’in Değeri ne olursa 

olsun... adlı işini değerlendirecekler. Öğrenciler, bu 

enstalasyona gönderme yapacak şekilde, evlerinden 

ya da gündelik yaşamlarından geçmişle bağlantısı 

nedeniyle arkeolojik değer taşıdığına -ya da günümüzdeki 

yaşamı gelecek nesillere anlatma potansiyeli olduğuna- 

inandıkları nesneleri bir araya getirecekler. 




yorumlama rehberİ

HEDEfLER


— Sanat, mimarlık ve tasarımı entelektüel, 

toplumsal ve siyasi tarih bağlamında 

düşünmek

—  Avrupa’daki imparatorlukların oluşumunda, 

eski Yunan ve Roma tasarımlarının yeniden 

kullanımını araştırmak

— “Tarihsel değer” kavramını eleştirel olarak 

incelemek 

TERMİNOLOjİ



Anıt 

 Bir kişi ya da olayın hatırasına dikilen taş ya 

da bina; abide



El koyma 

 Üstüne konmak, zorla almak

Eser 

 Emek sonucu ortaya konulmuş ürün, yapıt 

Klasik İlk Çağ 

 İç içe geçmiş eski Yunan ve eski 

Roma medeniyetlerini içeren, Akdeniz merkezli 

uzun bir kültürel tarih dönemine dair geniş 

kapsamlı terim



Yağmacılık 

 Özellikle savaş dönemlerinde 

yapılan hırsızlık; talan 

 

British Museum 




yorumlama rehberİ

MALzEME: Araştırma yapmak için internet erişimi 

olan bilgisayarlar, projeksiyon makinesi (isteğe 

bağlı) 


1. Bu sayfanın birer kopyasını öğrencilere dağıtın 

ya da bir projeksiyon makinesiyle Mermer Kemer, 

Titus Kemeri ve Zafer Takı’nın görüntülerini sınıfa 

gösterin. Titus Kemeri eski Roma döneminde 

yapılmışken, Mermer Kemer ve Zafer Takı 19. 

yüzyılda tasarlanıp inşa edilmiştir. Öğrencilere 

göre, bu yapılarda hangi klasik özellikler 

yansıtılmış?

2. Şimdi sınıfı dörderli gruplara bölün. Her bir 

gruba aşağıdaki yapılardan birini verin:

a) Panthéon 

 Paris, Fransa

b) Beyaz Saray 



 Washington, DC, ABD

c) Zafer Takı 



 Paris, Fransa

d) Aziz İshak Katedrali 



 St. Petersburg, Rusya

e) British Museum 



 Londra, İngiltere

f) Mermer Kemer 



 Londra, İngiltere

g) Zafer Anıtı 



 Berlin, Almanya

h) Reichstag (Parlamento binası) 



 Berlin, 

Almanya


3. Gruplar, ev ödevi olarak ya da okul kütüphanesi 

veya bilgisayar laboratuvarında yapılarını 

araştıracaklar. Her gruptan aşağıdaki sorulara 

cevap vermelerini isteyin: 

a) Bu, ne tür bir yapı; işlevi nedir? 

b) Kim tarafından yaptırılmış; masrafları kim 

karşılamış? 

c) Yapı nasıl bir yerde bulunuyor? (Örneğin, bir 

meydanda ya da bir parkta mı yer alıyor? Şehir 

merkezinde mi, yoksa taşrada mı bulunuyor?) 

d) Yapının inşası, belirli bir tarihsel dönem ile 

bağlantılı mı?

GEÇMİŞİ YENİDEN 

DEĞERLENDİRMEK: 1. oturum 

Titus Kemeri, Roma (MS 81)

Mermer Kemer, Londra (1828)




yorumlama rehberİ

4. Araştırma tamamlanınca sınıf içi bir tartışma 

düzenleyerek, öğrencilerden Titus Kemeri ile 

araştırdıkları yapının özellikleri arasındaki benzerlikleri 

belirlemelerini isteyin. Öğrencilere göre, geçmişten 

esinlenilmiş hangi mimari özellikler söz konusu? 

TARTIşMA

— 18. ve 19. yüzyıl bina ve anıtlarında hangi klasik 

mimari özelliklerin yansıtıldığını görüyorsunuz? 

— İstanbul’da eski tasarım öğeleri ya da mimari 

özelliklerin yeniden kullanıldığı bir bina ya da anıt 

gördünüz mü? Nerede?

— Mimari ve tasarımda eski tarz ve öğelerin taklit 

edilmesinin nedenleri nelerdir? Ülkelerin belirli bir 

tarihsel döneme görsel göndermelerde bulunmasını 

teşvik eden ne olabilir?

— SALT Galata’nın (eski Osmanlı Bankası binası) 

girişindeki friz kalıbını inceleyin. Binanın tarihi göz 

önüne alındığında, sizce bu motif neden eklenmiştir? 

Zafer Takı, Paris, Fransa (1806-1836)




yorumlama rehberİ

MALzEME: Bulunmuş nesneler, dijital fotoğraf 

makinesi ya da cep telefonu kamerası (varsa)

Sanatçı Michael Rakowitz, 2010 yılında SALT 

tarafından, arkeolojik çalışmaların günlük yaşam 

içerisinde nasıl işlev görebileceğini araştıran ve 



Geçmişe Hücum sergisinin tarihsel anlatımına 

göndermede bulunan bir enstalasyon hazırlamaya 

davet edildi. Aynı yıl İstanbul’da bir ay geçiren 

Rakowitz, kentin tarihi mekânlarında ve antika 

dükkanlarında hangi tür değerli eşyanın, rastgele 

nesnenin ve hatta ıvır zıvırın geride bırakıldığını 

keşfetti. 

Rakowitz, enstalasyonu oluşturmak üzere 

farklı muhit ve kuşaklardan İstanbulluları, 

evlerinden, kişisel koleksiyonlarından ya da 

gündelik yaşamlarından arkeolojik önem 

taşıyabilecek nesneler seçmeye davet etti. Bu 

nesnelerin, İstanbul’daki yaşam koşulları ile 

geçmiş ya da güncel sosyal çevreleri, mevcut 

zevkleri, davranış biçimlerini ve gündelik yaşamın 

ekonomik şartlarını tanımlamaya yardımcı 

nitelikte olması gerekmekteydi. 

Sanatçı, SALT Galata’da atölyeler 

düzenleyerek, aralarında ilköğretim ve lise 

öğrencilerinin de yer aldığı katılımcılardan 

getirdikleri nesnelerin anlam ve önemlerini 

dinledi. Seçilen nesnelerin sahiplerine, sergi 

süresince söz konusu nesneyi ödünç verme ya da 

SALT’ın kalıcı koleksiyonuna bağışlama seçeneği 

sunuldu. Bu nesneler şu anda, sahiplerinin 

adını ve projeyle ilişkilerini içeren etiketlerle 

birlikte Geçmişe Hücum sergisi kapsamında 

gösterilmektedir. 

Sınıf olarak, SALT Galata’daki Geçmişe 

Hücum sergisini ziyaret edin. Öğrenciler, Michael 

Rakowitz’in hazırladığı enstalasyona bir gönderme 

yapacak şekilde, tarihsel olarak “değerli” olduğunu 

düşündükleri nesneleri bir araya getirecekler.

GEÇMİŞİ YENİDEN 

DEĞERLENDİRMEK: 2. oturum

4 Kasım 2011’de Beyoğlu İTO Kız Teknik ve Meslek Lisesi 

öğrencilerinin katılımıyla gerçekleştirilen Değeri ne olursa olsun... 

atölyesi.

3 Kasım 2011’de Avusturya Lisesi öğrencilerinin katılımıyla 

gerçekleştirilen Değeri ne olursa olsun... atölyesi.



yorumlama rehberİ

1. Bu etkinliğe SALT Galata’da, Michael Rakowitz’in 



Değeri ne olursa olsun... adlı işi hakkında bir 

tartışmayla başlayın. Bu enstalasyonu ne tür 

nesneler oluşturuyor? Öğrenciler bu nesnelerin 

arkeolojik değer taşıdığını düşünüyorlar mı? 

Neden?

2. Sınıfa döndüğünüzde, öğrencileri “değer” 



kavramı üzerine konuşmaya teşvik edin. 

Geçmişin hangi yönleri ya da kalıntılarını değerli, 

hangilerini değersiz buluyorlar? Bunlar, tasarım 

öğeleri ve tarzlarından fikirlere ya da siyasal 

hareketlere kadar çeşitlilik gösterebilir.

3. Şimdi öğrenciler, kendi grup enstalasyonlarını 

yaratacaklar. Öğrencilerden ev ödevi olarak, 

günümüz İstanbul’undaki yaşamı gelecek nesillere 

tanımlama açısından değer taşıyabilecek bir nesne 

bulup sınıfa getirmelerini isteyin. 

4. Öğrencilere nesnelerini sınıfa sunma fırsatını 

verin. Varsa dijital fotoğraf makinesi ya da cep 

telefonu kameralarıyla seçtikleri nesneleri 

fotoğraflamalarını isteyin. Öğrenciler, çektikleri 

fotoğraflar ile nesnelerin tarihsel değeri üzerine 

yaptıkları konuşmaların sonuçlarını paylaşan 

çevrimiçi bir albüm oluşturmalıdırlar.

TARTIşMA


— “Değer” kavramını hangi farklı şekillerde 

tanımlarız? Örneğin, ekonomik olarak değerli 

olan bir şeye karşılık tarihsel, kültürel ya 

da toplumsal olarak değerli olan bir şey 

arasındaki fark nedir?

— Michael Rakowitz’in enstalasyonunda 

sergilenen nesnelerden sizi şaşırtan oldu mu? 

Neden? 

— Kendi nesnenizi sınıf arkadaşlarınızın getirdiği 

nesnelerle karşılaştırdığınızda, “değer”i öznel 

bir kavram olarak görüyor musunuz?


yorumlama rehberİ

araştır  ve  tartış:                     

İŞTAR KAPISI

Geçmişe Hücum sergisi sanatçılarından Michael 

Rakowitz, 2007 yılında, Irak Ulusal Müzesi’nden 

çalınan eserler çerçevesinde, The invisible 

enemy should not exist [Görünmez düşman var 

olmamalı] adlı bir sergi yaptı. Bu eserlerin nerede 

olduğunun yanı sıra işgal ve müzenin talan 

edilmesi etrafındaki olaylar silsilesine dair sorular 

yönelten Rakowitz’in projesinin en önemli parçası, 

yağmalanan arkeolojik eserleri yeniden kurgulama 

çabasını simgeleyen bir dizi heykeldi. Yeniden 

kurgulanan eserler, Orta Doğu’ya özgü hazır 

gıdaların paketlerinden ve Arap gazetelerinden 

-Irak toplumunu simgeleyen ve ABD çapında 

bulunabilen nesnelerden- yapılmıştı. Sergi, 

hâlen kayıp olan yedi binden fazla nesnenin 

geri kazanılmasına ilişkin süregelen vaadin 

başlangıcını temsil etti. 

Serginin başlığı, eski Babil’in İştar 

Kapısı’ndan geçen tören yolu Aj-ibur-shapu’nun 

doğrudan çevirisiydi. Sergide, kapının kazısına 

ve Alman arkeolog Robert Koldewey tarafından 

1914’te Irak’tan götürülmesine dair Rakowitz’in 

çizimleri yer aldı. Koldeway’in kazıp çıkardığı 

malzemelerden oluşan kapının canlandırımı, 

günümüzde Berlin’deki Bergama Müzesi’nin 

kalıcı koleksiyonunun bir parçasıdır. Kapının 

çok sayıda orijinal parçası, aralarında İstanbul 

Arkeoloji Müzeleri’nin de bulunduğu dünya 

çapındaki müzelerde sergilenmektedir. 1950’li 

yıllarda Irak hükümeti, Saddam Hüseyin’in kendi 

hükümdarlığına bir anıt olarak yarattığı eski 

Babil kenti canlandırımının yakınlarında kapıyı 

yeniden inşa etmiştir. Yeniden canlandırılan İştar 

Kapısı, Irak’ta, ABD askerleri tarafından en çok 

fotoğraflanan ve görüntüleri internette paylaşılan 

yer olmuştur.

Daha önceki etkinliklerin bir devamı olarak, 

öğrencilerinizin Babil’deki İştar Kapısı’nın 

çeşitli şekillerde canlandırımını bağımsız olarak 

araştırmalarına fırsat verin. Mümkünse, kapının 

koleksiyonlarındaki parçalarını görmek -ve eski 

eserlerin taşınması, sahiplenilmesi ve geçmişin 

yeniden değerlendirilmesi hakkındaki

tartışmanıza devam etmek- üzere sınıf olarak İstanbul 

Arkeoloji Müzeleri’ni ziyaret edin. Müze, Pazartesi’den 

Cuma’ya 9.30 ile 17.00 saatleri arasında açıktır; giriş 

öğrencilere ücretsizdir. 

TARTIşMA

— Arkeolojik bir nesnenin taşınması ve yeniden 

kurgulanması sizce asıl anlamını nasıl değiştirir? 

Örneğin, İştar Kapısı’nın farklı canlandırımları, 

anıtın önemi ya da görsel etkisini ne şekilde 

etkilemiştir?

— Sizce eski bir eseri asıl alanında tutmaya karşılık bir 

müzeye taşımanın yararları ve faydaları nelerdir?

İştar Kapısı, Pergamon Museum, Berlin




yorumlama rehberİ

KAPANIŞ TARTIŞMASI:           

MODERN MİRAS POLİTİKALARI

Geçmişe Hücum sergisini ziyaret edip bu 

yorumlama rehberinde bulunan bazı ek tartışma 

ve etkinliklere katıldıktan sonra, öğrencileriniz, 

geçmişten unsurlarının tarihsel olarak “yeniden 

değerlendirilmesi” üzerine düşünmüş, arkeoloji 

bağlamında kültürel sahiplenme kavramını 

eleştirel olarak incelemiş ve belirli nesne, fikir 

ve tarihsel dönemlerin neden daha değerli kabul 

edildiğini araştırmış olacaklar.

Öğrencilerinizin sergi deneyimine bir 

sonuç teşkil etmesi için, güncel miras politikaları 

üzerine bir konuşma geliştirmenizi öneririz. 

Günümüzde, “üstün evrensel değer”e sahip olduğu 

düşünülen ve belli ölçütleri karşılayan kültürel ve 

doğal varlıklar, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim 

ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO) Dünya Mirası 

Listesi’ne alınmaktadır. Bu liste, değerli alanların 

yıkım, bozulma ya da taşınmadan korunmalarında 

öncelik tanınmasını sağlamaktadır. Dünya 

Mirası Listesi’ne alınmış bir alana sahip olmak, 

bir ülke için çok önemlidir; çünkü bu, turizmi 

canlandırabilir, ticareti artırabilir, ulusal ve 

bölgesel kimliklerin tanıtımına katkı sunabilir. 

Dünya Mirası Listesi’nden örnek olarak, 

Hindistan’daki Tac Mahal, Irak’taki müstahkem 

Hatra şehri ve Küba’da Old Havana verilebilir.  

Ancak Dünya Mirası Listesi’nde olmanın 

olumsuz tarafları da vardır. Yeterli altyapısı (çöp 

toplama, kanalizasyon, ulaşım vb.) olmayan 

alanlara miras statüsü verilmesi, turizmdeki ani 

artışlar nedeniyle alana zarar verebilir. Üstelik 

UNESCO, miras statüsü verdiği alanlara ilişkin 

gelecekte alınacak tüm kararlarda hak iddia 

etmektedir; bu nedenle, listedeki hiçbir alan 

UNESCO’nun onayı olmadan yenilenemez. 

Koruma ve yenileme arasındaki gerilimin yakın 

dönemdeki örneklerinden biri, 2006 yılından bu yana, 

belli yapıların -örneğin, Süleymaniye ve Zeyrek’teki 

ahşap evler, eski şehir surları- korunup yenilenmemesi 

durumunda miras statüsünün kaldırılması tehdidi 

altında olan

İstanbul’da gözlemlenebilir. UNESCO ayrıca, 

Haliç metro inşaatı ile İstanbul’un Avrupa ve Anadolu 

yakalarını birleştirmesi planlanan deniz altı raylı sistem 

tüp geçidi Marmaray projesi hakkında da endişelerini 

ifade etmiştir. Her iki proje de trafik sıkışıklığını 

rahatlatmayı amaçlamakla birlikte, çevreciler bu 

inşaatların çevre üzerinde ve şehrin siluetinde geri 

döndürülemez etkileri olacağını ifade etmektedirler.

Mimar Stephan Petermann’ın miras korumasını ve 

“miras”ın tanımlanmasının zorluğunu tartıştığı videoyu 

seyredin. Sonrasında sınıf olarak, İstanbul’un UNESCO 

statüsü hakkında mevcut çelişki üzerine düşünün. Sizce 

tarihi ve kültürel mirasın bir şehir ve o şehirde yaşayanlar 

üzerinde nasıl bir etkisi var?

Stephan Petermann, SALT Beyoğlu, 16 Eylül 2011




yorumlama rehberİ

TARTIşMA


— İstanbul’daki miras politikaları hakkındaki 

düşünceniz nedir? Hem eski alanları koruyup 

hem de yeni kentsel altyapılar yaratılabilir mi?

— Size miras alanları için ölçütler yaratma görevi 

verilseydi, bu nitelikler neler olurdu?

— Hangi nesne, eser, yapı ve alanların korunması 

gerektiğine sizce kim karar vermeli?

— “Evrensel değer”den -küresel düzeyde önemli 

ve değerli olabilecek bir şeyden- söz etmek sizce 

mümkün mü?

TERMİNOLOjİ



Altyapı 

 Bir ülke, devlet ya da bölgenin kamu 

işlerinden oluşan sistem; ayrıca, bir etkinlik için 

gerekli kaynaklar (personel, binalar ya da donanım 

gibi)


Dünya Mirası Listesi 

 UNESCO’nun “üstün 

evrensel değer”e sahip addettiği, kültürel ve doğal 

varlıkların listesi

Evrensel 

 Dünyanın her yerinde var olan ya da 

meydana gelen 



Koruma 

 Zarar, hasar ve yıkımdan sakınma 

Kültürel miras 

 Bir grup ya da toplumun geçmiş 

nesillerinden miras kalan fiziki eserleri ile manevi 

özelliklerinden oluşan servet

UNESCO (Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür 

Örgütü) 

 Birleşmiş Milletler’in (BM) özelleşmiş 

bir dairesi. Amacı “adalet, hukukun egemenliği 

ve insan haklarının yanı sıra BM Antlaşması’nda 

beyan edilen temel özgürlüklere ilişkin evrensel 

saygıyı artırmak üzere eğitim, bilim ve kültürde 

uluslararası işbirliğini desteklemek aracılığıyla 

barışa ve güvenliğe katkıda bulunmak” 

olarak ifade edilmiştir. Milletler Cemiyeti’nin 

Milletlerarası Fikri İşbirliği Komitesi’nin varisidir. 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Taksim metro hattını Haliç 

üzerinden Marmaray projesine bağlaması planlanan bir köprü 

modelini inceliyor (Zaman, 8 Mayıs 2011).  




yorumlama rehberİ

ek kaynaklar

WEB

SALT Online | saltonline.org



İstanbul Arkeoloji Müzeleri

istanbularkeoloji.gov.tr/main_page

UNESCO Dünya Mirası Listesi 

whc.unesco.org/en/list

KİTAp vE MAKALELER

İlyada (800 BC)

Homer


Troy and Its Remains [Troya ve Kalıntıları] (1875)

Heinrich Schliemann

“İstanbul “Tehlike Altındaki Dünya Mirası 

Listesi”ne alınmayacak”



Habertürk (10 Temmuz 2011)

SESLİ REHBER

Soundcloud.com/salt-online

İstanbul Arkeoloji Müzesi’ndeki İskender Lahti’nden detay




yorumlama rehberİ

SALT


kurucu Garanti Bankası

Bankalar Caddesi 11 

Karaköy, 34420 İstanbul, Türkiye  

T +90 212 334 22 00



saltonline.org



Dostları ilə paylaş:


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2019
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə