Prof. Dr. Filiz Özer ayasofya’da osmanli dönemi



Yüklə 9,02 Kb.
tarix01.08.2018
ölçüsü9,02 Kb.

Prof.Dr. Filiz ÖZER

AYASOFYA’DA OSMANLI DÖNEMİ



ÖZET

06.05.2013 tarihinde Ayasofya Müzesi Sıbyan Mektebi Toplantı ve Konferans Salonunda İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Filiz Özer tarafından ‘’ Ayasofya’da Osmanlı Dönemi‘’ adlı bir konferans verilmiştir.



Sunum yapılmadan önce; anlatılacak olanların daha iyi aktarımı için Prof. Dr. Filiz Özer tarafından katılımcılar ile birlikte Ayasofya gezisi yapılarak eserler yerlerinde incelenmiş; ardından Sıbyan Mektebi Toplantı ve Konferans Salonundaki sunuma geçilmiştir.

Ayasofya Müzesi’nin kiliseden camiye dönüşmesi ve Osmanlı eklentileri ile yapılan restorasyon çalışmaları ele alınmıştır. Fatih Sultan Mehmed, Osmanlı savaş kanunlarına göre fethedilen yerde ki en büyük kilisenin Fetih Camii adı altında camiye çevrilmesi ile Ayasofya Kilisesini 1453 yılında İstanbul’un fethi ile camiye çevirmiştir. Camiinin adı değiştirilmezken; daha önce seyyahlarında bahsettiği üzere harap bir şekilde olan Ayasofya’nın bakım işlerine başlanılmıştır. Camiye Fatih Sultan Mehmed ile birlikte ilk girenler arasında Tarihçi Tursun Bey’de yer almaktadır. Tursun Bey yapının ihtişamından etkilenmiş içerisindeki resimlere de hayran kalmıştır.

Yapının minarelerinin yapım evreleri ve hangi padişah dönemine tarihlendirildikleri başta Matrakçı Nasuh’un minyatürleri olmak üzere seyyahların çizmiş olduğu gravürlerle desteklenerek ele alınmıştır. II. Selim zamanında yapının etrafındaki yapılaşmaların Mimar Sinan gözetiminde boşaltıldığı ve II. Selim’in bu konudaki titizliği üzerinde durulmuştur.

Şehzadeler, II. Selim, III. Murat, III. Mehmed ve Sultan İbrahim ile I. Mustafa türbeleri mimari ve süsleme açısından kronolojik olarak değerlendirilmiştir. II. Selim Türbesinde çini kullanımı, Mimar Sinan ekolünde anlatılırken; III. Mehmed Türbesinde ki klasik dışı etkiler dönemi içerisinde ele alınmıştır.

Hünkar Mahfili, Vaaz Kürsüsü, Minber, Mihrap ise III. Murad devrinin mermer işçiliğinin en iyi yansımaları olarak karşımıza çıkmaktadır. Aynı zamanda 1644 de Teknecizade İbrahim Efendi’nin fil ayaklar üzerinde yer alan dikdörtgen Hat Levhaları gravürlerle beraber değerlendirilmiştir.

18. yy ortasından itibaren batılılaşma etkisi ile Barok sanat etkilerinin görüldüğü noktalara değinilerek I. Mahmut Şadırvanı ile I. Mahmut Kütüphanesi’nde Avrupa’dan örnek alınan ama asla taklit edilmeden sanatçının yorumu ile hayat bulan Barok süsleme unsurları anlatılmıştır. I. Mahmut’un padişahlar içinde tutumlu tavrı ile Osmanlı’nın güzel olan her şeyi değerlendirme halinin en iyi ifadesi olan I. Mahmut Kütüphanesi ve çinileri görsellerle beraber anlatılmıştır.

Fatih devrinde yapılan ve en son halini Sultan Abdülaziz ile alan günümüze ulaşamayan Medrese yapısının geçirmiş olduğu safhalara değinilmiştir. İmaret yapısı, Muvakkithane, Sıbyan Mektebi mimari ve süsleme unsurlarıyla ele alınmıştır. İç mekanda ki Kadıasker Mustafa İzzet Efendi’nin yapmış olduğu 7,5 m. çapındaki Hat levhalar mekan içindeki konumları ile değerlendirilerek Hat sanatı içerisindeki ölçülerinin öneminden bahsedilmiştir.

Fossati Kardeşlerin yapmış olduğu restorasyonlar ve çizimleri ile desteklenen görsellerle birlikte Sultan Abdümecid’in tavrı ve Fossati Kardeşlerin Ayasofya onarımları anlatılmıştır. Konferans; içeriği gereği diğer yapı gruplarından da örnekler ile çeşitlendirilmiştir.

Özeti Hazırlayan

Miraycan KIRKOÇOĞLU

Sanat Tarihçi


Dostları ilə paylaş:


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2019
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə