1.Çürüğe yatkınlık: Bir dişin çürük oluşturucu ortama karşı direncini veya zayıflığını ifade eder



Yüklə 445 b.
tarix11.06.2018
ölçüsü445 b.



 1.Çürüğe yatkınlık: Bir dişin çürük oluşturucu ortama karşı direncini veya zayıflığını ifade eder.

  •  1.Çürüğe yatkınlık: Bir dişin çürük oluşturucu ortama karşı direncini veya zayıflığını ifade eder.

  • 2.Çürük aktivitesi: Çürük lezyonunun ilerleme hızının ölçümünü ifade eder.  

  • 3.Çürük riski: Belirli bir zaman periyodunda, bireyin çürük geliştirme olasılığını ifade eder.

  • Çürük riski tayinin amacı; istikbalde oluşacak sonuçları önceden tayin etmektir.





1998 yılında, çürük profilaksisindeki gelişmelerin paralelinde bu sınıflama genişletilmiş ve yeni sınıflamada,

  • 1998 yılında, çürük profilaksisindeki gelişmelerin paralelinde bu sınıflama genişletilmiş ve yeni sınıflamada,

  • floridli diş macununun yanısıra

  • diğer florid kaynakları tanımlanarak bireyin yararlandığı toplam florid alım miktarının belirlenmesi,

  • diş ipi kullanımı,

  • pit ve fissür örtücülerin varlığı,

  • profesyonel diş bakımının sıklığı,

  • eroziv özelliği olan yiyecek ve içeceklerin alımı da dahil edilmiştir.



1995 yılında North Carolina Üniversitesi’nde çürük riski ile ilgili bir kongrede o güne değin geliştirilen çürük riski tayin yöntemleri yeniden değerlendirilmiştir.

  • 1995 yılında North Carolina Üniversitesi’nde çürük riski ile ilgili bir kongrede o güne değin geliştirilen çürük riski tayin yöntemleri yeniden değerlendirilmiştir.

  • Son on yıldaki tüm araştırmalar; kullanılan çalışma yöntemi, deneklerin yaşı, değerlendirme süresi, sonuçların değerlendirilmesinde kullanılan istatistiksel yöntemler ve tahminlerin doğruluğu kriterleri baz alınarak tekrar değerlendirilmiştir.

  • Çürük riski tahmini modellerinin geliştirilmesinde yaşın çok önemli bir unsur olduğu saptanmıştır.



Farklı yaş gruplarında ağızda mevcut olan dişlerin hem ağızda kalış süresi hem de ağız ortamından etkilenme süresi değiştiğinden risk tahmin kriterlerinin;

  • Farklı yaş gruplarında ağızda mevcut olan dişlerin hem ağızda kalış süresi hem de ağız ortamından etkilenme süresi değiştiğinden risk tahmin kriterlerinin;





Bireyde çürüğe neden olan en önemli etiyolojik faktörler belirlenir. Bunları hedef alan tedavi ve motivasyon programları uygulanır(Kemoproflaksi, diet düzenlenmesi gibi).

  • Bireyde çürüğe neden olan en önemli etiyolojik faktörler belirlenir. Bunları hedef alan tedavi ve motivasyon programları uygulanır(Kemoproflaksi, diet düzenlenmesi gibi).

  • Uygulanan tedavinin etkinliği saptanır, gerekli ise ilave önlemler önerilir.

  • Klinisyen bireyin gelecekteki çürüğe yatkınlığını tahmin ederek, ortodontik tedavi, köprü gibi komplike tedavilere geçmeden önce gerekli önlemleri alır.





 

  •  

  • Ağızda mevcut olan çürükler ve opak mine lezyonları bireyin o güne değin karşılaştığı çürük riski ile ilgili tüm faktörlerin birikimini yansıtır.

  • Bireylerin mevcut çürük aktivitesi, ağız sağlığı ile ilgili alışkanlıklarında önemli bir değişiklik olmadığı sürece değişmeyeceğinden, hekime bireyin gelecekteki çürük aktivitesi hakkında en doğru bilgiyi verir.







BİBERON ÇÜRÜKLERİ hem süt hem de daimi dişlenmedeki yüksek çürük riskinin habercisidir.

  • BİBERON ÇÜRÜKLERİ hem süt hem de daimi dişlenmedeki yüksek çürük riskinin habercisidir.















Çürüğe neden olan temel faktörler, bebeklik ve çocukluk dönemi arasında değişebilmektedir. Bu nedenle, süt dişlenmedeki çürük düzeyinin her zaman sürekli dişlerdeki çürük riskini yansıtmadığını belirten araştırıcılar da bulunmaktadır.

  • Çürüğe neden olan temel faktörler, bebeklik ve çocukluk dönemi arasında değişebilmektedir. Bu nedenle, süt dişlenmedeki çürük düzeyinin her zaman sürekli dişlerdeki çürük riskini yansıtmadığını belirten araştırıcılar da bulunmaktadır.

  • Çok küçük yaşta ve çürük prevalansının düşük olduğu çocuklarda bu tahmin faktörünün duyarlılığı sınırlıdır.







Sürekli dişlenmedeki çürük riskinin tahmininde, 7 ve 11 yaşları arasında gelişen çürüklerin, süt dişlenmeye oranla çok daha anlamlı sonuçlar verdiği belirtilmektedir.

  • Sürekli dişlenmedeki çürük riskinin tahmininde, 7 ve 11 yaşları arasında gelişen çürüklerin, süt dişlenmeye oranla çok daha anlamlı sonuçlar verdiği belirtilmektedir.

  • Aktif çürüklü çocuklarda süren birinci sürekli molar dişlerin %80’i 2 yıl içersinde çürümektedir.

  • Küçük yaşlarda, sürekli birinci molar dişlerinde mevcut olan çürük ve dolgular büyük önem taşır.





13 ile 19 yaş arası gençlerde ve genç yetişkinlerde çürük riski tahmin modelleri ile ilgili olarak yapılmış sınırlı sayıda çalışma bulunmaktadır.

  • 13 ile 19 yaş arası gençlerde ve genç yetişkinlerde çürük riski tahmin modelleri ile ilgili olarak yapılmış sınırlı sayıda çalışma bulunmaktadır.

  • Bu yaş grupları için, opak mine lezyonlarının en önemli çürük riski tahmin faktörü olduğu konusunda birleşilmektedir.





















Annenin yaşı, bulunduğu sosyal sınıf ve eğitim seviyesi çocuğunun çürük durumu ile ilişkilidir;

  • Annenin yaşı, bulunduğu sosyal sınıf ve eğitim seviyesi çocuğunun çürük durumu ile ilişkilidir;

  • Eğitim düzeyi yüksek olan annelerin çocuklarında çürük seviyesi eğitim düzeyi düşük olanlara oranla daha düşüktür.





















Klinikte, komplike test yöntemlerinin kullanılamadığı koşullarda dahi bütün klinik ve sosyodemografik değişkenlerin birlikte değerlendirilmesiyle diş hekiminin özellikle çocuklarda çürük riskiyle ilgili doğru tahminler yapma olasılığı yüksektir.

  • Klinikte, komplike test yöntemlerinin kullanılamadığı koşullarda dahi bütün klinik ve sosyodemografik değişkenlerin birlikte değerlendirilmesiyle diş hekiminin özellikle çocuklarda çürük riskiyle ilgili doğru tahminler yapma olasılığı yüksektir.









Dostları ilə paylaş:


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2019
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə