T. C. İStanbul cumhuriyet başsavciliğI (cmk'nın 250. Maddesi İle Yetkili)



Yüklə 14,1 Mb.
səhifə53/278
tarix14.09.2018
ölçüsü14,1 Mb.
1   ...   49   50   51   52   53   54   55   56   ...   278

EVREN DEMİR:31:40 Birazdan toplantı var ben çok değinmeyeceğim (anlaşılmıyor..) Devrimci bir harekettir devrimci hareketinde devrimci özellikleri olur yani ama şimdi İstanbul'u değerlendirdiğimizde biz sanki bir devrimci örğütdeğilde daha çok böyle sivil toplum bir dernek yöneticisinin bile hatta gerisinde bir pozisyon durumuna kadar indirgeniyoruz. Şimdi bu baktığınızda Kürdistan'ı ciddi bir savaş bekliyor. Önderliğimiz boyunca kentin görüştüğümüz..hatta bir hafta öncesinde görüş yasağı konuyor. Bu da tamamen bizim reddetmemizin zayıf olmasından kaynaklanıyor. Yani İstanbul'un bir belirleyici özelliği var sistemide kilitleyebilir sistemi kendi politikanıda allak bullak edebilir.Yani alaca karanlık etkileyebilecek bir gücümüz var. Mumtas heval söyledi ya İstanbul Kürdistan'ın hareketine nefes aldırabilecek bir alandır. Yani hem Kürtlerin yoğun yaşadığı bir alan hem de potansiyelimizin güçlü olduğu, yıllardır da örgütsel mücadele yürüttüğümüz bir alandır. Şimdi baktığımızda bu noktada ciddi anlamda merkez zayıf yani böyle tamamen dağınık çünkü burada iki aydır planlama yapıyoruz iki aydır da planlamamız boşa çıkıyor. Yani hissetme hissettirme alanda örgütün güçlü bir irade açığa çıkartma noktasında zayıf yani bir iki tartışmadır da bunları yürütüyoruz ama bu noktada arkadaşlar çok pasif yani bunu söylerken arkadaşlar birşey yapmıyor etmiyor değil şimdi dağınık olan bir örgüt ne kadara sonuç alabilir. Belli bir gücümüz var. Sistem bütün gücünü toplamış bir saldırı içerisinde, yoğun bir tasfiye konsepti içerisinde, bizse tamamen böyle gündelik hayatımızda böyle işte kendi rahatımızdan taviz vermeden kendimizden taviz vermeden öyle rahat bir şey yapıyoruz. Yani tepki yok yani. Arkadaşların ne sohbetinde tepki var, ne duruşunda tepki var yani mesela arkadaşlar biraraya geliyorlar aşağı da oturuyoruz toplantılarda ilçelere gidiyoruz arkadaşlarla birebir görüşüyoruz ama bu sürece ilişkin bir tepki yok yani. Sanki Kürdistan 10 gündür 20 gündür bombalanmıyor, sanki önderlik 10 haftadır görüştürülmüyor. Öncesinde bir hafta görüştüğünde sokağa çıkarılıp tepki gösteriliyordu. Ama şimdi biz alışkanlık haline gelmiş yani bizde de böyle kanıksamışız tamam artık kabul etmişiz yani devlet yapar büyüktür eder. Yani biz biraz inançtan böyle birşey var gerileme var. Bunu kabul etmeyeceğiz yani. Başta buradaki arkadaşlar kabul etmeyecek. Çok olmak şey olmak değil, biz her zamankinden daha çok sayı anlamında şeyiz. Ama nitelik anlamında cevap olma noktasında zayıfız yani bunu göreceğiz. Bunun zayıflığının giderilmesi de bizden geliyor, buradaki arkadaşlardan geçiyor yani. Şimdi bunu biz yapmazsak valla taziyemize de 300 kişi katılır yani. İstanbul'da taziye yapıyoruz bütün örgütün haberi var bütün arkadaşlar şey yapmışız 300 kişi katılıyoruz yani. İlçenin mahallesinde 300 kişi katılacağımız bir alanda İstanbul genelinde 300 kişi katılıyor yani. Sistemde saldırıyor yani. Taksim de eylem yapacağız birçok arkadaş gelmiyor yani ya da öğlen geliyor bir mevlit gibi yani. Bu noktada kendimizi kurtarmak lazım yani bu İstanbul bu elit siyasetten kendini kurtarması gerekiyor. İlişkilerimizi gözden geçirmemiz gerekiyor. İlçeler de arkadaşlar mesela eyleme katılmıyor. Lan şimdi biz gidiyoruz memurlarla, böyle durumu vakti yerinde olan insanlara gidiyoruz ki gel eyleme gelmez yani biz kendi kendimizi (anlaşılmıyor..) kandırıyoruz. Ama yoksuluz yani bi yerlerde savaş mağduru, ve de gerilla ailesi, tutuklu ailesi bir sürü insan var bugün bunlarla ilişkilenmiyoruz. Yani kendimizi onlara şey görmüyoruz. Yani onların ayağına gitmeyi kendimize hak görmüyoruz. Ama daha çok böyle işadamı böyle elit bir kesime gidiyoruz. Valla bunlarla devrim olmaz yani, o zaman bunlarla da eylem olmaz. Ne Taksim'e gelir ne de senin ilçe de yaptığın eyleme gelir. Şimdi ilçelerde arkadaşlar bir eyleme kimse gelmiyor. Tabi heval bizim etrafımızı biz hep bu tür insanlarla doldurmuşuz. Ama diğer insanlara gitme noktasında yok. Bi (anlaşılmıyor..) gitme yok kadına gitme yok, yoksul kesime gitme yok, ya da savaştan mağdur olmuş kesime gitme yok, işte bunlarla devrim yürütülür, devrim mücadelesi bunlarla gelişir. Yani yılardır da böyle gelişti. Mahallelerden, köylerden bu dava gelişti. Ama şimdi İstanbul'da özelde böylesi bir durum var. O konuda dediğim gibi yani biz o şeylerden kendimizi kurtaracağız. Yani bütün bir dağınıklık var yani mesela arkadaşlar diyor biz haber verdik gelmiyor yani mesela iş verme biçimine göre sorumluluklar hepsi allak bullak olur. Kim neden sorumlu, nasıl sorumlu, nasıl yetkisi, görevi ciddi bir karmaşa var. Önümüzdeki dönemde bunların üzerinde durmak gerekiyor. Ama arkadaşların irade olmasıyla durulur. Yani biz arkadaşlar örgütlemeye güveniyoruz, arkadaş geliyor diyor; ilçede böyle ilçe başkanı ya da ilçe..böyle söylüyor. Yani orda yaptırım gücümüz kalmamış yani ve (anlaşılmıyor..) bi zayıflık var. Şimdi etkisi olmayanın bir gücü olurmu ya ta yaptırım şeyi olur mu? Olmaz yani. Bu konuda arkadaşlar şey olmalı yani biz öyle gelişi güzel bir katılım artık kabul etmememiz gerekiyor. Sadece biz değil bütün arkadaşlar kabul etmemeli. Yani bir gelişi güzel katılım acı istediği zaman katılıyor acı istemediği zaman katılmıyor. Ya da şu eyleme katılıyorum bu eyleme katılmam deme anlayışına artık bir şey vermek gerekiyor. Karşı durmak gerekiyor. Bu anlamda ve de sonuna kadar insiyatifli olmak gerekiyor. Mumtas heval söyledi biz bir alandan sorumlu değiliz İstanbul'un sorumluluğu İstanbul'un il yürütmesine aittir. Herşeyi ile yani siyasi partisinden tut göçlerine kadar eyleminden tut halkın sosyal ekonomik her türlü sorununa kadar direk sorumlu bir (anlaşılmıyor...) Yani bu noktada ama arkadaşlar sadece toplantıya geliyor yada pratik sanki bir aktarımcımmış gibi bu noktada bir (anlaşılmıyor..) durum sözkonusu. Yani bunları söylerken (anlaşılmıyor..) ölçüsünde söylüyoruz. Yani sürece cevap olmadığımızdan söylüyoruz. Şimdi bir irade kırma savaşı yürütüyoruz dediler. Bu saldırıları da bu şeyi de iradeyi kıracak kürt hareketinin iradesini kırıp tamamen tasfiye ye yönelecek işte kara operasyonu, kimyasaldır siyasi operasyon daha da yaygınlaştırılacak. Şimdi biz bugün cevap olmazsak yarın bunları yapması kaçınılmazdır yani yapacaktır. O açıdan biz 10 tane 20 tane şehit verdikten sonra sokağa dökülmeyim mi yani mesela arkadaşlar diyorki; işte hava operasyonu oldu arkdaşlar zaten kayıp vermiyor ama sen kayıp verdikten sonra ne yapacağız yani zaten o zaman daha da herşey kötüleşir yani önemli olan kayıp vermeden bu işin durdurulmasını sağlamamız gerekiyor. Ama bunlarda bizdeki refleksle bizdeki tepkiyle bizdeki duruşlu bağlantılı..Ee şimdi bu kadar İstanbul'da 400.000 oy almışız ama birşey yok demeyelim ama zayıftır yani yeterli değildir. Ya da sürece cevap olma noktasında yeterli değildir. Bence o açıdan iki etkinlik var biri barış analarının etkinliği var Taksim de, buna güçlü katılım sağlamak lazım analar oturuyor ama herkes katılıp yani o gün taksimde 10.000 insan olmalı 20.000 insan olmalı bence hatta getirebiliyorsak 100.000 insanı getirelim. Çok bunu laf olsun diye söylemiyorum gücümüz var yani arkadaşlar biraz silkelese biraz yoğunlaştırsa biraz o psikolojik atmosferi oluştursa insanlar gelir yani. Çünkü herkesin tepkisi var İstanbul'da kaç bin tane tutuklu ailesi var, kaçbin tane gerilla ailesi var, kaçbin tane şehit ailesi var. Yani bunları biz program dolsun diye söylemiyoruz hepsi gerçektir yani. İstanbul kadar gerilla ailesi olan bi yer yok yani. İstanbul kadar gerillaya katılan bi şey yok yani. Gerillanın yüzde 20 sinin ailesi İstanbul'da oturuyor yani. Şimdi biz bunlarla uğraşsak herbirine birer ikişer insanla ilişkileri geliştirmiş olsak bile inanın ki biz onbinlerce insanı getiririz. Ama biz yapmıyoruz yani yapmadığımız için böyle. Yani arkadaşların bireysel çabaları bireysel duruşlarından şey yapmıyoruz. Örgüt olarak yapı olarak buna cevap olmadığımızı söyleyim yani normal de biraz sonra da geniş bi toplantı var. Arkadaşlar orda da yani öyle çok böyle de şey yapmaya gerek yok ama bu konu da süreci karşılayabilecek tepkimiz güçlü olmalı. Olmadı sürece de biz yeniden geleceğiz birbirimizi eleştireceğiz. O konuda da sıkıntı olacak arkadaşlar bence birbirini eleştirmekten de kaçınmasın. Gerçekten arkadaşın duruşunda, yaklaşımında eksiklik varsa bencil yönden değil örgütsel sürece katan bir noktada eleştirilmeli. Eleştiri şeyini de bence geliştirmek gerekiyor gibi düşünüyorum.
MUMTAS AYDENİZ: Arkadaşlar diğer toplantı var. 40:40

X ŞAHIS:…. Bir şey söylemek istiyorum bütün arkadaşlara selam söylüyorum. Belki bazı arkadaşlar beni tanımıyorlar bir çok arkadaş birbirini tanımıyor benim adım Cevat, 3.bölgeden… Mesela şey için …..(anlaşılmıyor) bizim için utanmasın …. Şehidin ailesi için değil bütün şehitlerden özür dilemesi lazım. Eğer bir tane şehidin taziyesi için gidiyorsak biz niye gidiyoruz kendimizi kandırmayalım…. Eğer biz bir basın açıklamasından korkuyorsak ….PKK cesaret verici bir hareket yapıyor……Sultangazi ilçesi… eş başkanını aradım saat 12 de mi dedim yok dedi 11 ilçede olsun.
LÜTFİYE GÜRBÜZ:43:55 BEN SAATİNİ BİLMEME RAĞMEN GEÇ KALDIM. TOPLANTIYA NORMALDE GEÇ KALAN..

MUMTAS AYDENİZ: BEN SANA İZİN VERMEDİM AMA SEN KONUŞUYORSUN YANİ.

LÜTFİYE GÜRBÜZ: El kaldırdım. Vermediniz mi? Kırıyım mı? Özeleştirimi veriyorum arkadaşlar geç kaldığım için. Bir daha olmayacak. Yani ben toplantılara geç kalmam normalde ama bugün geç kaldım. Bütün arkadaşlardan özür diliyorum.

MUMTAS AYDENİZ: Tamam da arkadaşlar her el kaldıran söz hakkı almış anlamına gelmiyor. Özeleştiriyi kabul ettik.

LÜTFİYE GÜRBÜZ: Kafanızı sallayınca ben izin verdiniz diye düşündüm.

MUMTAS AYDENİZ: Arkadaşlar aslında bunlara gerek yok ama arkadaşlar yada Kürtler …(anlaşılmadı) eğer arkadaşlar gelmiyorsa biz onun evine gidiceğiz yakasına yapışacağız diyeceğiz senin derdin nedir yakasına yapışacağız gelip gidiyordun şimdi niye gelmiyorsun biz böyle yapmalıyız…. (Anlaşılmadı) Biz demiyoruz arkadaşlar çalışmıyor ,gelmiyor çalışmıyor demiyoruz .Biz diyoruz ki bu Performanslar yetmiyor .O yüzden kendimizi zorlamamız gerekiyor.Eğer kendimizi zorlarsak o arkadaşı zorlarız onun için diyorum. O yüzden söylüyorum. İkincisi her arkadaşın bölgesi belli ,görevleri belli,konumu belli, arkadaşlara İlçe İlçe görev verdik görevleri belli ,bu diğer arkadaşlar bunlarla çalışsınlar , beraber çalışın ,yan yana gelin beraber toplantı yapın kadın erkek beraber ,İl de çalışan arkadaşlar bölgede çalışanlar hangi İlçedeyse bir araya gelin beraber çalışın.Sadece İlçe başkanı çalışsın siz oturun olmaz. sadece ilçe başkanı çalışmasın. Mesela Kadıköy diyelim, başka bir arkadaş da gelsin programınızı çıkartın sonra ilçe başkana söyleyin başkanı biz 3 tane toplantı yapalım, mahallelere gidelim....(anlaşılmıyor) Annelerin oturma eylemi için .... biz ilde hiç bir kutlama yapmıyoruz bize kutla yapmak isteyen de gitsin annelerinkini kutlasınlar. Onun için bütün arkadaşlar biz bayram kutlamıyoruz annelerimiz orda otursunlar biz ne bayramı kutlayacaz. Milletimiz orda oturursa biz ne kutlarız. Onun için ilin de resmi kutlamasını yapmıyoruz hiç bir yerde kutlamıyoruz ilçeler de kutlamayacağız. Annelerin barış nöbetini yapacak iki arkadaş lazım....yürütmedeki arkadaşlar Beyoğlu’ndaki arkadaşlar olsun yani 2. bölge artık iki arkadaşı şey yaparız..... Osman arkadaş da geldiği zaman....o iki arkadaş da teslim etsinler....
49:38'de
X10 ERKEK ŞAHIS: Şimdi bu hatırlatmak isterim her sene geleneksel olarak bu şey ziyaret edilecek

MUMTAS AYDENİZ: Mezarlıklar

X10 ERKEK ŞAHIS: Mezarlıklar, onların ayarlanması

MUMTAS AYDENİZ: Orada bir değişiklik yoktur,

X10 ERKEK ŞAHIS: Birinci günü burada olsak

MUMTAS AYDENİZ: Arife günü geliyoruz, mezarlıklar

ÜLKER ÖZADIKTİ: Maltepe yardımcısı (anlaşılmıyor) bir haftadır yani bu barış annelerinin çalışmasını mahallede yapıyoruz ama oturabilecek alanların kitle çalışması birinci bölgede dört beş tane yerde yürütüyoruz

MUMTAS AYDENİZ: Bugün de

ÜLKER ÖZADIKTİ:Hı yani bu günden itibaren Gündemlerine almışlar, bütün toplantıların ama pek yönetimde gündemindeki ....bizim yürütmedeki olan arkadaşların pek gündeminde yoktu bugünkü gerçekten hani biraz bunun vurgusunu yapmak gerekir, hani sanki barış annelerinin eylemidir. işte orada gidip oturacağız bugün olsa ertesi gün basın açıklaması sona erecek hani arkadaş da söyledi gerçekten sürece bir moralizm motivasyon olabilir diye düşünüyorum. Bunun vurgusunu yapıyorum.
50:47

X BAYAN : Ama arkadaş, arkadaşları şunun için katıyoruz dedik ki toplantımız ...(Anlaşılmadı)...Yalnız kardeşliğin çaresi için biz 5-6 gün arkadaşların önüne verdik, yani bu bütün toplantılarımız planlamayla arkadaşlar geldi, çalışmalar, siz bilin ki biz diyelim yürütmede toplantı yapmadı dedik ama bu planlama ...(Anlaşılmadı)...Bir diğeri de anneler, özellikle biz arkadaşlara söyledik anneler akşam kalsın, söyleyemiyoruz, her insan geldiklerinde onları görsünler, ziyaret etsinler bunu söylemiyoruz ama bu anneler orda oturduklarında biz bileceğiz, ama ziyaret kitlesel olacak. Biz diyelim oturma akşama kadar, anneler kalın, akşam edin. Biz dedik arkadaşlar anneleri kucaklayın, onları getirin buraya bırakın, çareleri bittiğinde nasıl getirdiysek götürmesini bu arkadaşlarla yaparız. Ama çıkarmadılar doğrusu bu toplantı bir saat de olmamalıydı ama iki toplantı üst üste olduğundan özellikle çalışma yönünde ...(Anlaşılmadı)... doğrusu saatiniz değişti biz arkadaşları bilgilendirdik biz diyelim istikrar daha önce söylemiştik bayram günü onların Zafer Bayramıdır da iki sorun çıkmıştı annelerin oturma eylemi yönünde, biz oturma yerini aldık saat beşe. Saat beşte Galatasaray (Lisesinin) yanında. Ben böyle bilgilendirdim. 2 gün bilgilendirildi ama arkadaşlar bilmiyor. ...(Anlaşılmadı)... Doğrusu biz bir ilçeye gittiğimizde hem yürütmedeki arkadaşımızı görüyoruz hem başkanı görüp soruyoruz aktarım olduğu zaman anlamıyorlar. Geçen gün özellikle ikinci gruptaki iki arkadaş yürütmeden biz geziyorduk diğer taraftan da ...(Anlaşılmadı)...
Mumtas AYDENİZ : Evet arkadaşlar bitirelim diyoruz. Ben şunu diyorum biz partiyi mahallemizin içine evimizin içine ...(Anlaşılmadı)...Tamam Rahmi arkadaş şey yapmıyor onlara söyleyeceğiz ama sen bu yolu kapatırsan bütün basın gelir sen bunu mahallede yapıyor musun yapmıyor musun? 2 polis kapat der kimsenin haberi olmaz. Geceni gündüzünü verip vermediğin mesele değil. Mesele nedir? Mesele onları ev ev korkutmak. Demek ki biraz sorgulama yapmalıyız. Mesela o gün Tarla başında bir olay oldu. Bütün basın geldi. Niye ? Yol kapatıldı. Mecbur gelecekler. Ama mahallemizde evimizde yapıyoruz, çaresiz milletimiz gaz yiyor duman yiyor. Biraz bunun üzerine söylüyorum yoksa Rahmi arkadaş DIHA nın içinde ...(Anlaşılmadı)...Rahmi arkadaş bir şey demiyor. Bizi dinleyen arkadaşlar bir şey söylüyorsanız söyleyin. Yoksa istirahat edelim.
55:06X ERKEK : Söyleyecekler çok ama zaman yok
Mumtas AYDENİZ : Tamam duralım birbirimizi tanıyalım madem çalışıyoruz bizi dinleyen arkadaşlara teşekkür ediyor başarılar diliyorum.

55:31

ara veriyorlar


56:00: Konuşma yapılmıyor herkes kendi arasında konuşuyor (anlaşılmıyor)
01:03:23’de

X1 ERKEK ŞAHIS: Nasılsın

SAMİ ÖZGEN : Saol Siz Nasılsınız

X2 ERKEK ŞAHIS: Senin İsmi Neydi

SAMİ ÖZGEN : Sami, Sami Özgen

X2 ERKEK ŞAHIS: Sami Özgen, Sarıyer Tarafında Oturuyorsun Demi

SAMİ ÖZGEN : HE

X2 ERKEK ŞAHIS: Sarıyer Tarafında Oturuyorsun

SAMİ ÖZGEN : He Ben Büyükderede Oturuyorum,
01:14:00: Konuşma Yapılmıyor Herkes Kendi Arasında Konuşuyor (Anlaşılmıyor)
01:05:07

X3 ERKEK ŞAHIS:863 13 11

X4 ERKEK ŞAHIS:benim numaramı yaz, telefonum yok ki yanımda
01:05:55

X3 ERKEK ŞAHIS: Söyle

X4 ERKEK ŞAHIS: 0532

X3 ERKEK ŞAHIS: 0532

X4 ERKEK ŞAHIS: 962

X3 ERKEK ŞAHIS: 962

X4 ERKEK ŞAHIS: 63

X3 ERKEK ŞAHIS: 63

X4 ERKEK ŞAHIS: 76

X3 ERKEK ŞAHIS: 76, türkcellyokmu,

X4 ERKEK ŞAHIS: Türkcell var,

X3 ERKEK ŞAHIS: Türkcellide ver bana

X4 ERKEK ŞAHIS: onu da yaz,0538

X3 ERKEK ŞAHIS: 0538

X4 ERKEK ŞAHIS: 239

X3 ERKEK ŞAHIS: 239

X4 ERKEK ŞAHIS: 29

X3 ERKEK ŞAHIS: 29

X4 ERKEK ŞAHIS: 39

X3 ERKEK ŞAHIS: 39
01:06:32 konuşma yapılmıyor kendi aralarında konuşuyorlar (anlaşılmıyor)
01:12:16

X5 ERKEK ŞAHIS: Arkadaşlar, üç arkadaşın ismi, telefon numarası bize lazımda, size anons etmek istiyorum, tanıyorsanız, 1. Hüseyin GÜNGÖR, Zeki KOÇ

X6 ERKEK ŞAHIS: Kim

X5 ERKEK ŞAHIS: Zeki KOÇ öbürüde tanıyan varsa,
01:14:00Hüseyin ÇALIŞÇI:
Arkadaşlar hepiniz hoş geldiniz, HEPİNİZİ KÜRDİSTAN ÖZGÜRLÜK ŞEHİTLERİ ADINA 1 DAKİKALIK SAYGI DURUŞUNA DAVET EDİYORUM, (bütün herkes susmuştur).
X6 erkek şahıs: Anılarım üzerlerinde yaşayacaklar
01:15:34 arkadaşlar bildiğiniz gibi toplantımızın gündemi, eee 1 eylül, biliyorsunuz önümüzde 1 eylül dünya barış günü var, bununla ilgili gündemlerimizden birisi bu, bir diğeri ise barış annelerinin yapacağı barış günü, bununla ilgili arkadaşlar bilgilendirecekler ARKADAŞLARI, MUMTAS ARKADAŞ MYK HEPİNİZ TANIYORSUNUZ, burada ee bugünkü toplantımızın gündemi bunlar, bunların planlamasını yapacağız, süreci değerlendirmek üzere arkadaşım, mumtas arkadaşım,
X7 ERKEK ŞAHIS: Başkanım bir yoklama yapalım

Hüseyin ÇALIŞÇI: Yoklamadır evet yapalım, BEYKOZ, KADIKÖY, ÇEKMEKÖY, KARTAL,MALTEPE,PENDİK,SANCAKTEPE,SULTANBEYLİ,TUZLA, ÜMRANİYE, ÜSKÜDAR, BAYRAMPAŞA, BEYOĞLU, ESENLER,EYÜP, FATİH, GOP,
X8 ERKKEK ŞAHIS: Gaziosmanpaşa Kimse Gelmemiş,
Hüseyin ÇALIŞÇI:KAĞITHANE, SARIYER, SULTANGAZİ, ŞİŞLİ, ZEYTİNBURNU, ARNAVUTKÖY, AVCILAR, BAĞCILAR, BAHÇELİEVLER, BAKIRKÖY, BAŞAKŞEHİR, BEYLİKDÜZÜ, ESENYURT, GÜNGÖREN, KÜÇÜKÇEKMECE, SİLİVRİ İKİ ÜÇ TANE İLÇEMİZ DIŞINDA DİĞERLERİ BURDA, (ŞEKLİNDE YOKLAMA YAPILMIŞ HER İLÇE BAŞKANI SORULDUĞUNDA BURDA ŞEKLİNDE CEVAP VERMİŞTİR)
X8 ERKEK ŞAHIS: İL YÖNETİMİ HEPSİ GELMİŞTİR.

X BAYAN ŞAHIS: BEYKOZ GELDİ

Hüseyin ÇALIŞÇI: BEYKOZ GELDİMİ?

X BAYAN ŞAHIS: GELDİ GELDİ

Hüseyin ÇALIŞÇI: Ben Buradayım Arkadaşlar, NURAL ARKADAŞ, NURAL DOĞAN,
NURAL DOĞAN:BURDAYIM BAŞKANIM,
Hüseyin ÇALIŞÇI: DURSUN İDİZ, MEHMET KIYMAZ, AYDEMİR ANLI

AYDEMİR ANLI: Burada,



Hüseyin ÇALIŞÇI: İSMAİL KADAMIŞ, CAFER SELÇUK ARKADAŞ
CAFER SELÇUK: Burada

Hüseyin ÇALIŞÇI: AYTEN KURGUN, evet burada, HACİ SALİH, MELİHA VARIŞLİ,
MELİHA VARIŞLİ: BURDA
Hüseyin ÇALIŞÇI: CELAL ADNAN ÇİÇEK, YURT DIŞINDA, NAZİRE ARKADAŞ,
NURAL DOĞAN: beş on dakika içerisinde geleceğini söyledi,
Hüseyin ÇALIŞÇI: GELİYORMU TAMAM. ALİ RIZA ARKADAŞ
ALİ RIZA: BURDA

Hüseyin ÇALIŞÇI: ABDULLAH GELDİ, (ANLAŞILMIYOR), SEMŞETTİN ARKADAŞ BURADAYDI, İSMAİL ZEYBEK ARKADAŞ YOK, CUMA YAŞAR YOK, AHMET DİKMEN YOK, AZİZ TUNÇ YOK, ÜLKER ARKADAŞ
ÜLKER ÖZADIKTİ: BURDA

Hüseyin ÇALIŞÇI: YOK, SALİH GELİK BURDA, DİLAL ARKADAŞ
X8 ERKEK ŞAHIS: BURDA
Hüseyin ÇALIŞÇI: TAMAM, HALİS BEKTAŞ ARKADAŞ BURDA
X9 ERKEK ŞAHIS: kurumlar yokmu,

Hüseyin ÇALIŞÇI: HII
01:20:35KÜRTÇE KONUŞUYOR ANLAŞILMIYOR
01:21:00 MUMTAS AYDENİZ:
gelecek olan kimse var mı? size bişey söyleyeyim arkadaşlar fazla kafasında çevirmesinler telefonu açık olan arkadaşlar kapatsın, toplantıya başlayacağız. TOPLANTININ ORTASINDA TELEFON ÇALARSA ARKADAŞI DIŞARI ÇIKARIRIM, arkadaşlar kontrol etsin. gelen arkadaşlarımız elini kaldırsın, delege arkadaşlarımız DTK DELEGESİ OLAN ARKADAŞLARIMIZ (ellerini kaldırsınlar), PARTİ MECLİSİNDEKİ ARKADAŞLARIKMIZDA BURDA, yani kadın arkadaşlarda burda, gelmişler mi? arkadaşlar gelmişler mi? burda toplantı yapacağız çokta uzun sürmeyecek arkadaşların işleri var,arkadaşları burda meşgulde edemeyiz.bunun için arkadaşlar biz istiyoruz ki arkadaşlar basını da takip etsinler, okusunlar, bizim hedefimiz nedir, biz ne yapabiliriz bilsinler. birkaç şey söylenebilir. hepimiz biliyoruz ki bir yandan gerillalar bir yandan özel harekat. arkadaşlar ama canımız mücadelemiz devam etmelidir, yöntem değişiyor ama diyorlar evlerimiz yapılıyor kurumlarımız yapılıyor, AKP başa geldiğinden beri diyorlar ki...6 aydır önderliğimiz görüşmemiz olmamış. onu tecrit ettiler. onun otoristesini kırmak istiyorlar, bir ilham alınıyorsa onun önderliği sayesindedir. biz mücadelimizi onun şahsında, onun başkanlığında başarmak bitirmek istiyoruz. önderlik saklanılacak birşey değil ki açık açık söylenmeli. önderlik diyor ki herkes ne yapacaksa yapsın.

Mesela başkanlık tarihinde bazı şeylerden bahsediyor, sonraki tarihin de, tabi bu konuşmasında başkan diyor ki, ben Kandilden öncede devlet kafasını çalıştırmıyordu herkes kim ne yapıyorsa yapsın tabi başkanın bu konuşmasını herkes kendisine göre yorumluyor, gerçekte herkes elbette, başkanın ….(anlaşılmadı) Kürtleri çıkaracağız ve çıkardılar da ….(anlaşılmadı) başkan diyor ki siz rolünüzü oynamıyorsunuz tabi bu aynı zamanda bizim içinde geçerlidir,….(anlaşılmadı) yani diyor siz rolünüzü oynamıyorsunuz oynuyor olmuş olsaydınız biz bugün farklı iyi bir yerde olurduk. Tabi sistem içinde diyor ki yani sen istiyorsan sen bunun için bazı şeyler yap; ama ben bunu biliyorum ben bunu kabul etmeyeceğim, sonunda ölümde olsa bunu kabul etmeyeceğim.….(anlaşılmadı) teslim olamazlar.Şimdi mesela sistem ne yapıyor, dört haftadır, beşinci haftaya giriyor, on defadır...(anlaşılmadı) bilerek bırakmıyor niye bırakmıyorlar, şimdi heval tarihi canlandıralım gözümüzde 2003-2004 ü herkes biliyor, 6 aydır başkana yapılan tecritler neticesinde hangi seviyeye geldik, büyük bir ihanet yapıldı Botan Osman’ın ihaneti oldu gördük yani çünkü ihanet niye büyüdü, ihanet niye pervasızdı çünkü başkanın birşeyi yok, düşman bunu biliyor şöyle birşey de var biz 2003 te değiliz, biz 2004 te değiliz şimdi ...(anlaşılmadı) tahmin ediyorlar ki, hareketin içinde bugün ...(anlaşılmadı) onun için psikolojik savaş, bu konu üzerine bazı şeylerden bahsediyorlar.


01:31:20 MUMTAS AYDENİZ:: Diyorlar ki model. Model nedir? Model AKP zihniyetidir. Bir dil diktatörlüğü veriyorlarsa her şey yasak diyorlar mesela ne diyorlar 12 Eylül yasasını değiştireceğiz diyorlardı. Bülent ARINÇ ne diyordu "Yasalar budur herkes mecburu saygılı olacak." Yasalar herkes içindir. Şimdi onların yasası herkes için dedikleri zaman dinleyin onların yasası ...(anlaşılmıyor) yapıyorlar. Yedi tane yasa ne diyorlar bilmiyorum hani ....(anlaşılmıyor) kararlarına ara yasa çıkarıyorlar ya hepsini Kürtlerden çıkarıyorlar. Şimdi bana dokuzuna kadar tut diyor. Yani bunun manası ne? Siz ne diyorsanız suçlusunuz. Doğru diyor onların yasasına göre biz ne diyorsak suçluyuz. Bizim konuşmaya hakkımız yok. Bizim yaşamaya hakkımız yok. Bize hak vermiyorlar. Dünya da vahşet var mı? Bu millet Kürt bakalım Kürtçe konuştu mu konuşmadı mı? Ya bu hakaret değil ne yani? Bir insan ki dili annesinin dili olsun kürdüm desin, diyecek ki ben devletim bakalım senin konuşmana müsaade edecek miyim etmeyecek miyim? Ben bunu kabul etmiyorum. Bunun için kopmak istiyorum yok olmak istiyorum. Şimdi bu yürüyüşler yapılıyor arkadaş bunlar sıradan yürüyüşler değil belki arkadaşlar ...(anlaşılmıyor)....ebilirler bu sorun değil. Mesele biz ne yapacağız. Şimdi Kürdistan da yüzbin kişi kendini dağlara atmış gerçekten de Devlet vahşi bir devlet yani. Sabah kim garanti veriyor o sivil insanlarımızın üzerine bomba gitmiş atacak oraya sonra diyecek ki ne işiniz var orada devlet böyle. Bunun için bu gidiş on gün önceki gidiş değil yani. Bugün biz rahatız evimizdeyiz arkadaşlarımız orada bir sorun ile uğraşıyor yani. Her arkadaş bir sorunun karşısında. Bütün metropol ve Kürdistan halkımızın hepsi oradaki arkadaşlarımız bekliyor. Ama doğrusu arkadaşlarımız nasıl ...(anlaşılmıyor) yapıyorlar? Kendilerinde misyon görüyorlar mı? Şimdi bu tarih biz geçiyoruz bak tarih nasıl biz tarih ....(anlaşılmıyor) bunu idrak edin bu işi ciddi yapın her işimiz ciddi. İlçenin birinde polisin biri beni durdurdu direkt adımı söyledi iki gün olmuştu gittiğim direkt adımı söyledi. Ben dedim ya adımı nereden biliyorsun dedi zaten soracağını söyledi ...(anlaşılmadı) günü olduğunu söyledi. Yani ben neye dikkat çekiyorum onlar bizi tutuyorlar ciddi yani. Biz hepimiz geçmişi bilmiyoruz. Ne yapıyorlar ne ediyorlar ne yapacağız hepimiz okumalıyız. Bunun için gecelerini gündüzlerini veriyorlar. Bizim üzerimizde bu kadar ciddiler. Biz işimizde bu kadar ciddi olmuyoruz. Buradaki arkadaşlarımız emek veriyoruz doğrusu ...(anlaşılmadı) razı olsun. Ama işimizi ciddi yapmıyoruz. O gün mesela Sancaktepe de yas vardı arkadaş bu arkadaşlar tek başına ...(anlaşılmadı) İki yüz de orada iki yüz insan. Topu topu iki yüz elli üç yüz insan yoktu. Neden? Şehitlere vazifeniz böyle mi yani? İstanbul gibi bir yerde dört milyon beş milyon kürt var. Biz çalışma yapsak inansak insanlar gelir. Ama biz nasıl yapıyoruz? Çalışmalarımız ...(anlaşılmadı). Bol çalışma yapmıyoruz. Mesela arkadaşlar İl e geliyor diyorlar ki on iki de on iki de erken diyor. Üz diyorlar ben gideceğim eğer gitmezsem geç olur. Kalıyor iki saat. İki saatte de ne iş yapıyoruz bilelim yani. O o dört ...(anlaşılmıyor), o işe gidiyor gün bitiyor. Her günümüz ölüyor. O zaman ciddi ciddi kendimizi sorgulayalım o kapıya da yanaşmayın. İstanbul yani bunun yeri ...(anlaşılmadı). Bunu bilelim. İSTANBUL DA EYLEM OLDUĞU ZAMAN DÜŞMANIN AYAĞI KIRILIYOR SAKATLANIYOR. BÜYÜK BİR NEFES VERİYORSUN KÜRDİSTAN A YANİ. Bu tarafta bize lazım olan. Arkadaşlar eski yaşamak olmuyor. Mümkün değil geri gitmemiz. Bazı ...(anlaşılmıyor) yaşamımızda ne yapmamız lazım.....


Dostları ilə paylaş:
1   ...   49   50   51   52   53   54   55   56   ...   278


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə