T. C. İStanbul cumhuriyet başsavciliğI (cmk'nın 250. Maddesi İle Yetkili)


SUÇ :Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak SUÇ TARİHİ



Yüklə 14.1 Mb.
səhifə7/278
tarix14.09.2018
ölçüsü14.1 Mb.
1   2   3   4   5   6   7   8   9   10   ...   278

SUÇ :Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak

SUÇ TARİHİ :19/03/2011

YAKALAMA KARAR TARİHİ :14/12/2011

SEVK MADDELERİ :TCK’nın 314/2, 53, 58 ve 3713 sayılı Yasa’nın 5/1. Maddeleri
187- Sinan ARSLANTOSUN :ABDULAZİZ Oğlu AYTEN'den olma, 17/06/1977 doğumlu, VAN ili, MERKEZ ilçesi, YUKARIGÖLALAN köy/mahallesi, 69 cilt, 4 aile sıra no, 33 sıra no'da nüfusa kayıtlı Hacibekir Mah. Cilingiroğlu Sok. No:2 Merkez/ VAN adresinde ikamet eder. Halen FİRARİ

SUÇ :Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak

SUÇ TARİHİ :19/03/2011

YAKALAMA KARAR TARİHİ :14/12/2011

SEVK MADDELERİ :TCK’nın 314/2, 53, 58 ve 3713 sayılı Yasa’nın 5/1. Maddeleri
188- İbrahim Etem YILDIZ :HÜSEYİN Oğlu CEMİLE'den olma, 14/03/1975 doğumlu, MUŞ ili, VARTO ilçesi, TEKNEDÜZÜ köy/mahallesi, 75 cilt, 6 aile sıra no, 42 sıra no'da nüfusa kayıtlı Yeni Mah. 5879 1/1 No:2 Küçükköy Gaziosmanpaşa/ İSTANBUL adresinde ikamet eder. Atılı Suçtan Halen Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumunda TUTUKLU,

SUÇ :Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak

SUÇ TARİHİ :18/02/2012

GÖZALTI TARİHİ :18/02/2012

TUTUKLAMA TARİHİ :22/02/2012

SEVK MADDELERİ :TCK’nın 314/2, 53, 58, 63 ve 3713 sayılı Yasa’nın 5/1. Maddeleri
189- Bülent ÇAKICI :AHMET Oğlu REMZİYE'den olma, 01/03/1979 doğumlu, DİYARBAKIR ili, HAZRO ilçesi, ÇİTLİBAHÇE köy/mahallesi, 9 cilt, 10 aile sıra no, 34 sıra no'da nüfusa kayıtlı Lalebey Mah. Lalebey Sk. No:6 İç Kapı No:3 Sur/ DİYARBAKIR adresinde ikamet eder.

SUÇ :Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak

SUÇ TARİHİ :04/10/2011

GÖZALTI TARİHİ :04/10/2011

SERBEST BIRAKILMA TARİHİ :07/10/2011

SEVK MADDELERİ :TCK’nın 314/2, 53, 58, 63 ve 3713 sayılı Yasa’nın 5/1. Maddeleri
190- Hasan Tayfur ONAT :ABDULHAKİM Oğlu CAYİZE'den olma, 08/08/1984 doğumlu, SİİRT ili, ŞİRVAN ilçesi, DİŞLİNAR köy/mahallesi, 12 cilt, 46 aile sıra no, 95 sıra no'da nüfusa kayıtlı Hacı Kasım Mah Sumak Sk No:21 Merkez/ KOCAELİ adresinde ikamet eder.

SUÇ :Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak

SUÇ TARİHİ :04/10/2011

GÖZALTI TARİHİ :04/10/2011

SERBEST BIRAKILMA TARİHİ :07/10/2011

SEVK MADDELERİ :TCK’nın 314/2, 53, 58, 63 ve 3713 sayılı Yasa’nın 5/1. Maddeleri
191- Ramazan DEMİR :ABDULLAH Oğlu AYNUR'den olma, 19/01/1972 doğumlu, ERZURUM ili, TEKMAN ilçesi, DÜZYURT köy/mahallesi, 18 cilt, 41 aile sıra no, 47 sıra no'da nüfusa kayıtlı Çakmak Çamlım Mah.İkbal Cad.Kenevir Sokak No:38/2 Ümraniye/ İSTANBUL adresinde ikamet eder. Halen FİRARİ

SUÇ :

1- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak

2- Terör Amaçlı 6136 Sayılı Yasaya Muhalefet Etmek

SUÇ TARİHİ :19/03/2011

YAKALAMA KARAR TARİHİ :14/12/2011

SEVK MADDELERİ :

1)- TCK’nın 314/2, 53, 58 ve 3713 sayılı Yasa’nın 5/1. Maddeleri

2)- 6136 Sayılı Yasanın 13/4, 53, 58, 63 ve 3713 sayılı Yasa’nın 5/1. Maddeleri
192- Semra DOĞAN :KAZIM Kızı GÜLEY'den olma, 01/02/1984 doğumlu, K.MARAŞ ili, ELBİSTAN ilçesi, CUMHURİYET köy/mahallesi, 2 cilt, 231 aile sıra no, 6 sıra no'da nüfusa kayıtlı.

SUÇ :Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak

SUÇ TARİHİ :04/10/2011

GÖZALTI TARİHİ :04/10/2011

SERBEST BIRAKILMA TARİHİ :07/10/2011

SEVK MADDELERİ : TCK’nın 314/2, 53, 58, 63 ve 3713 sayılı Yasa’nın 5/1.
193- Evin DOĞU :RUFAT Kızı SALİHA'den olma, 01/07/1989 doğumlu, DİYARBAKIR ili, BİSMİL ilçesi, AĞILLI köy/mahallesi, 10 cilt, 31 aile sıra no, 75 sıra no'da nüfusa kayıtlı 1520 Sk. Örnek Mah. No:23-1 İç Kapı No:11 Esenyurt/ İSTANBUL adresinde ikamet eder. Halen FİRARİ

SUÇ :Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak

SUÇ TARİHİ :19/03/2011

YAKALAMA KARAR TARİHİ :14/12/2011

SEVK MADDELERİ :TCK’nın 314/2, 53, 58 ve 3713 sayılı Yasa’nın 5/1. Maddeleri
DELİLLER :

1- İletişimin tespiti, dinlenilmesi ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine ilişkin tespit tutanakları

2- İnternet üzerinden yapılan tespitlere ilişkin tutanaklar

3- Aramalarda elde edilen belgeler

4- Bir kısım şüpheli, tanık ifadeleri ve tüm dosya kapsamı

HAZIRLIK SORUŞTURMASI EVRAKI İNCELENDİ

PKK/KCK terör örgütünün İstanbul genelinde yapılandığı ve örgütün şehir yapılanmasını oluşturarak, terör örgütünün talimatları doğrultusunda bir kısmı kamuoyuna da yansıyan yasadışı faaliyetlerde bulunduğunun öğrenilmesi üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığımızı tarafından soruşturmaya başlanıldığı, bu kapsamda ilgili Mahkemelerden alınan kararlar doğrultusunda İlimizde terör örgütü lehine faaliyette bulundukları ihbarı alınan şüphelilere ilişkin olarak; iletişimin dinlenilmesi ve tespiti, sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi, fiziki ve teknik takip işlemleri ve diğer adli yöntemlerle delil tespitine gidildiği,


Terör örgütünün üst yapılanması olan KCK Türkiye Meclisinin İstanbul İl Yürütmesi tarafından Barış ve Demokrasi Partisi İstanbul İl ve İlçe Başkanlığı binalarında toplantılar yapıldığı ve bu toplantılara örgütün İstanbul’da ki üst düzey yöneticileri ile örgütü sevk ve idare eden çekirdek kadronun katıldığının öğrenilmesi üzerine Mahkeme kararıyla ortam dinlemesi yapıldığı,
Toplantıların içerik olarak, PKK/KCK terör örgütünün gerek Kandil dağında gerekse Kuzey Irak topraklarında ki diğer kamplarında yapılanlardan farklı olmadığı toplantılarda; İmralı’da bulunan terör örgütü lideri Öcalan’ın Avukatlarıyla yaptığı görüşmelerde örgüte iletilmek üzere açık ya da şifreli olarak gönderdiği talimatların görüşme notları adı altında okunduğu, örgütün geleceğine dair planlamaların bu talimatlar esas alınarak oluşturulmaya çalışıldığı, PKK/KCK terör örgütünün toplumda kaos ve kargaşa oluşturma genel stratejisi kapsamında, İstanbul’da yapılan tüm yasadışı eylemlerin bu toplantılarda karara bağlandığı, eylem kararlarının bazen toplantılarda gün ay katılacak gruplar, icra tarzı gibi detaylara kadar belirlendiği, ancak genel olarakta hiyerarşik düzen içerisinde ilgili birimlere eylem yapmaları talimatı verildiği, İstanbul’un değişik yerlerinde ve farklı zamanlarda yapılan tüm terör eylemlerinin planlı olduğu, hatta bu eylemlerde kullanılan örneğin molotof kokteyl, bez afiş ve benzeri şeylerin masraflarının dahi bu yapılanma tarafından karşılandığı,
Türkiye geneli ve özelinde İstanbul’da gerçekleştirilen terör eylemlerinin ana gayesi nedir diye sorulduğunda, bu sorunun cevabının da yine aşağıda metni verilecek olan toplantılarda yer aldığı, nitekim şüphelilerin toplantılarda özellikle 2011 yılı içerisindeki terör eylemlerinin ana gayesinin, toplumda kaos ve kargaşa oluşturmak suretiyle Devleti aciz duruma düşürmek ve oluşturulması hayal edilen kürdistan isimli özerk yapılanma konusunda masaya oturmaya zorlamak olduğunu açıkça beyan ettikleri,
Terör örgütünün gerek şehir merkezlerindeki giderlerini karşılamak ve gerekse dağ kadrosundaki militanlarına lojistik destek sağlamak amacıyla KCK Sözleşmesine (Anayasası) dayalı olarak vatandaşlarımızın bir kısmını KCK vatandaşı olarak vasıflandırdığı ve bunlardan bu vatandaşlığın gereği olarak vergi aldığı, bu faaliyetin kamuoyuna Barış ve Demokrasi Partisinin kumbara, zarf ve sair adlarla aldığı bağış faaliyeti olarak yansıtıldığı, ancak işin özünün PKK/KCK terör örgütü adına zorla vergi toplama faaliyeti olduğu,
KCK’nın Türkiye’de sivil siyasi hareket olduğunu iddia edenlerin bir kısmının büyük bir yanılgı içerisinde oldukları, bir kesimin ise bilerek terör şebekesini gizlemeye çalıştığı, KCK’nın Türkiye kamuoyunda yansıtıldığı gibi sadece Türkiye’ye has ve onu ilgilendiren bir yapılanma olmayıp, Türkiye’de PKK’nın kontrolünde KCK Türkiye Meclisi, İran’da Kürdistan Özgür Yaşam Partisi (PJAK), Irak’ta Kürdistan Demokratik Çözüm Partisi (PÇDK) ve Suriye’de Demokratik Birlik Partisi (PYD)’den oluşan dörtlü bir uluslararası proje olduğu, bu yapılanmalardan her birinin bulunduğu ülkede birleşik bağımsız kürdistan isimli yapılanmanın zeminini oluşturma görevi üstlendiği, PKK terör örgütü içerisinde yabancı ülke vatandaşlarının bulunmasının bu bağlamda değerlendirilmesi gerektiği, yürütülen faaliyetlerin önce özerk bir yapılanma, nihai olarakta kürdistan isimli dört ülkenin topraklarının içerisinde olduğu bir devlet yapılanmasını hedeflediği,
İşte bu yapılanma içerisinde KCK Türkiye Meclisi sorumlusunun halen Avrupa’da bulunduğu anlaşılan Sabri Ok olduğu, Sabri OK’a bağlı olarak KCK Yürütme Kurulunun Nihat Oğraş, Kutbettin Yazbaşı ve Ali Durç’tan oluştuğu, bu yürütme ye bağlı olarak KCK İstanbul İl Yürütme sorumlusunun ise Mümtas Aydeniz olduğu,
Şüpheli Mümtas’a bağlı olarak faaliyet yürüten KCK İstanbul yapılanmasının Adalet Komisyonu, Sosyal Alan, Siyasal Alan, İdeolojik Alan, DÖKH ve Mali Alan şeklinde örgütlendiği,
Bu örgütlenmenin Türkiye genelinde ki tüm illerde aynı şeklide var olduğu, yine örgüt yöneticilerinin beyanına göre örneğin Hakkari’de KCK yapılanmasının tamamlandığı, hatta bu yapılanma nedeniyle Adli makamlara kimsenin gitmediği, uyuşmazlıkların örgütün KCK sistemi içerisindeki sözde yargılama makamlarınca yapılarak çözümlendiği, KCK merkez ve İstanbul KCK İl Yürütmesinin şematik olarak;

Şeklinde olduğu, bu şemada da görüldüğü üzere KCK’nın sivil bir inisiyatif değil, terör örgütünün devletleşme projesi olduğu,


Terör örgütü PKK’nın 30 yılı aşkın süredir sürdürdüğü terör faaliyetlerinin zaman zaman çıkmaza girmesi üzerine çıkış yolları aradığı, bunlardan birinin de terör örgütünün isim değişikliğine giderek uluslararası kamuoyunda çirkin yüzünü kamuflajla gizleme gayreti olduğu, bu suretle hem uluslararası kamuoyu nezdinde imaj yenileyip zaman kazanmaya, hemde iç kamuoyunu oyalamaya çalıştığı, bu kapsamda KADEK, KONGRA-GEL ve benzeri isimlendirmelere gittiği ve bu faaliyetlerinde de kısmen başarı sağladığı, nitekim bu hamle sayesinde KCK ve Demokratik Toplum Kongresi isimli yapılanmaların birer siyasi hareket oldukları tezini ulusal ve uluslararası kamuoyuna deklere ettiği, terör örgütünün dağdaki militanlarının silahlı eylemlerinden daha fazla ülkeye zarar veren ve ülkenin fiilen bölünmesi sürecini başlatan KCK ve DTK’nın bu suretle meşruiyetini sağlama gayreti içerisine girdiği, bu hamlesinin de kısmen başarılı olduğu, oysa PKK, KCK ve DTK’nın Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile birlikte İran, Irak ve Suriye topraklarını bölerek yukarıda ki haritada gösterildiği üzere birleşik bağımsız bir kürdistan kurma hayalinin birer enstürümanı oldukları, nitekim demokratik özerklik isimli ülkeyi bölme hareketinin Demokratik Toplum Kongresi tarafından ilan edildiği, bu nedenlerle tarafımızdan hem PKK terör örgütünün bu hamlesini boşa çıkarma hemde PKK ile KCK’nın aynı yapılanmalar olduğunu beyan etme sadedinde örgütten bahsederken PKK/KCK terör örgütü şeklinde isimlendirmeye gidildiği,
Anlaşılmıştır.

Bu kapsamda Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2011/10371 esas 2011/30790 karar sayılı ve 28.12.2011 günlü kararıyla yargısal anlamda terör örgütü olarak kabul edilen KCK terör örgütünün oluşum ve mahiyetini kısaca bir kez daha izah etmek gerekmektedir.



PKK/KCK TERÖR ÖRGÜTÜNÜN KURULUŞU TARİHÇESİ VE GEÇİRDİĞİ EVRELER
Liderliğini halen İmralı cezaevinde hükümlü olarak bulunan Abdullah ÖCALAN’ın yaptığı terör örgütü PKK yukarıda belirtildiği üzere 1978 yılında Diyarbakır’ın Lice İlçesine bağlı Ziyaret (Fis) köyünde etnik milliyetçiliğe dayalı ve Marksist/Leninist ideolojiyi referans alarak kurulmuştur. İlk dönemler yapılanmasına, propaganda ve eleman kazanma faaliyetlerine ağırlık veren örgüt 1984 yılındaki Eruh-Şemdinli saldırılarıyla şiddet eylemlerine yönelmiştir. Örgüt, kurulduğu ilk günden bu yana “Türkiye, Irak, Suriye ve İran toprakları üzerinde birleşik bağımsız kürdistan devleti kurmayı” hedeflemiş ve hiçbir zaman bu hedefinden sapmamıştır.
Örgüt ilk olarak 15 Ağustos 1984 tarihinde gerçekleştirmiş olduğu Şemdinli ve Eruh baskınlarıyla, terör örgütünün o zamanki adıyla sözde silahlı kanadı olan HRK (Hezen Rızgariye Kürdistan-Kürdistan Ulusal Kurtuluş Birliği) isimli askeri aparatının ismini ARGK (Arteşe Rızgariye Gele Kürdistan- Kürdistan Halk Kurtuluş Ordusu) olarak değiştiren terör örgütü, Kongra Gel olarak isim değiştirmesi ile birlikte silahlı kanadının ismini de HPG (Hezen Paristine Gele-Halk Savunma Birlikleri) olarak değiştirmiştir.

15.02.1999 tarihinde Abdullah ÖCALAN’ın yakalanması sonrasında terör örgütü silahlı eylemlerini azaltarak, yaptığı 7. Kongresi sonrasında temel strateji olarak kitlesel eylemlerin ivme kazandırılması yönünde kararlar almıştır.


PKK tarafından 2000 yılı Temmuz ayında gerçekleştirilen sözde “Parti Meclisi 2. Toplantısı”nda alınan kararlar doğrultusunda, örgütün temel faaliyet metodu olarak “Serhildan (Başkaldırı)” tarzı eylemlerin benimsenmesi üzerine bu tip eylemlerin koordine edilmesi amacıyla (legal/illegal) "Şehir Faaliyetleri Çalışma Grubu", "Müdahale Grubu" vb. isimler altında bazı yeni yapılanmalara gidilmiş, günümüzde ise müzahir tüm kurum/kuruluşların bir çatı altında toplanması ve serhildan tarzı eylemlerin tek merkezden koordine edilmesi için 2004 yılı içerisinde ülke genelinde yeni bir yapılanmanın hayata geçirilmesine çalışılmıştır.
KKK ve TÜDEK;
2004 yılı Aralık ayından itibaren Türkiye Demokratik Ekolojik Toplum Koordinasyonu (TÜDEK) adı altındaki yeni bir oluşum faaliyete geçirilmek istenmiştir. Geliştirilmek istenilen yeni örgüt stratejisi gereği, KCK’nin yeni yapılanmasının teröristbaşının talimatları doğrultusunda 20.03.2005 tarihinde ilan edilen sözde Kürdistan Demokratik Konfederalizmi (KKK - Koma Komalen Kürdistan) projesine uygun olarak değiştirildiği, söz konusu mevcut yeni yapılanmanın ise örgüt güdümünde yurtdışından yayın yapan Özgür Politika Gazetesinin, 06-09.06.2005 tarihlerindeki yayınlarında (4) bölüm halinde "Koma Komalen Kürdistan (Kürdistan Demokratik Konfederalizmi) Sözleşmesi" adıyla tefrika edildiği belirlenmiştir.
Terör örgütünün yeni faaliyet esaslarını belirten sözde Kürdistan Demokratik Konfederalizmi Sözleşmesi'nin, (3.) Bölümü'nde bulunan "Parça Örgütlenmesi" başlığı altındaki ikinci kısımda, "Demokratik Ekolojik Toplum Koordinasyonu" ara başlığında "Söz konusu Kürdistan parçasındaki temel icra organıdır… Demokratik Ekolojik Toplum Koordinasyonları Kürdistan parçasının büyüklüğüne göre yeterli sayıda üyeden oluşur" şeklinde yapılanmanın görev ve sorumlulukları tanımlanmıştır.
KKK/TK Oluşumu;
Söz konusu oluşumun terör örgütü üst düzey yönetimi tarafından istenilen başarıyı gösterememesi ve yetersiz kalınması üzerine, 04-21.05.2005 tarihleri arasında Irak'ın kuzeyindeki örgüt kamplarında gerçekleştirilen 3. Genel Kurul Toplantısı’nda, Öcalan’ın talimatları doğrultusunda “Tüm Kürtçü yapılanmaları tek çatı altında toplamak” iddiasıyla KKK (Koma Komalen Kürdistan-Kürdistan Demokratik Konfederalizmi) adıyla bir çatı yapılanması oluşturulmuştur. Türkiye, Suriye, İran ve Irak’ta konfederal bir devlet yapılanmasını öngören bu oluşumun kurulmasıyla TÜDEK ismi, TK (Türkiye Koordinasyonu) olarak değiştirilmiş, yeni yapının adı ülkemizdeki tüm faaliyetleri yöneten KKK/TK (Kürdistan Demokratik Konfedaralizmi/Türkiye Koordinasyonu) olmuştur.
2005-2006 yılları içerisinde; başta Nevruz etkinlikleri olmak üzere, "A.ÖCALAN'ı Siyasi İradem Olarak Kabul Ediyorum" imza kampanyası, "İmralı'ya Yürüyüş" adı altındaki kitlesel eylem, 13.11.2005 tarihinde Diyarbakır ilindeki "Kürt Sorununa Demokratik ve Barışçıl Çözüm" mitingi, 2005 yılı Aralık ayı içerisinde teröristbaşına verilen hücre cezası sonrasında düzenlenen cezaevleri ve müzahir kuruluşlara ait binaların içerisindeki açlık grevleri ve yine 25.03.2006 tarihinde Bingöl ili Solhan ilçesi kırsal alanında ölü ele geçirilen (14) örgüt mensuplarının defin edilmeleri esnasında/sonrasında bazı illerimizde meydana gelen çeşitli eylemler “Türkiye Koordinasyonu (TK)” içerisinde faaliyet gösteren örgüt mensupları ile müzahir kurum/kuruluşların organizesinde gerçekleştirilmiştir.
TK’dan TM’ye Geçiş;
Diğer taraftan söz konusu oluşuma işlerlik ve çalışmalara yeniden ivme kazandırılması amacıyla terör örgütü KCK tarafından 17-22.04.2006 tarihleri arasında Irak'ın kuzeyindeki kamplarında gerçekleştirilen 4. Genel Kurulu'nda, "Türkiye Koordinasyonu (TK)'nun isminin "TÜRKİYE MECLİSİ", İl koordinasyonlarının ise "İl Meclisi olarak değiştirilmesi" kararları alınmıştır.
Öcalan tarafından ortaya atılan sözde 3.Alan Teorisi ve Kürdistan Demokratik Konfederalizmi sistemi çerçevesinde terör örgütü tarafından;
İl meclisleri olarak adlandırdıkları bu çatı yapılanmasına bağlı ilk etapta örgüte müzahir kitlenin yoğun yaşadığı mahallelerden başlamak üzere, ilçelerde akabinde il düzeyinde, nihai olarak tüm ülkede “Özgür Yurttaş Meclisleri” adı altında yeni bir yapılanmaya gidildiği tespit edilmiştir.
Bu yapılanmaların faaliyetlerini kurulacak değişik isimler altındaki legal derneklerin bünyesinde, gerçekte ise KKK/TM’ne (Kürdistan Demokratik Konfederalizmi/Türkiye Meclisi) bağlı faaliyet yürüttükleri belirlenmiştir. Bahse konu husus sözde 4. Genel Kurul sonuçlarının yer aldığı müzahir basın-yayın organlarına "...2006 KCK'in 4. Genel Kurulu tam bir netleşme kongresi olmuştur. Komün ve Meclislerin kuruluşuna hız vererek halkın demokratik siyaset ve her alandaki (ekonomik, siyasal, kültürel) demokratik yaşamın kurumlaşması temel hedefler olarak belirlenmiştir" şeklinde yansımıştır.
Örgüte müzahir tüm kurum/kuruluşların çatı yapılanması ve serhildan (Başkaldırı) tarzı eylemlerin tek merkezden koordine edilmesi rolünü gerçekleştirmeye çalışan sözde Kürdistan Demokratik Konfederalizmi/Türkiye Meclisi'nin, terör örgütünün alt yapılanmalarından biri olduğu hususu yakalanan örgüt mensuplarının ev ve üzerlerinde ele geçirilen örgütsel dokümanlardan da anlaşılmaktadır.
Nitekim Diyarbakır’da 27.07.2006 tarihinde yapılan bir operasyonda yakalanan şüpheli Nizamettin ONAR'ın da içerisinde bulunduğu evde yapılan aramada ele geçirilen flash disk içerisinde yer alan örgütsel dokümanlar arasında ve söz konusu şahsın ifadesinin 4, 5, 8. sayfalarında;
“Fakat şu ana kadar bize ya da TK’ya rapor sunan kimse yok, Diyarbakır'da benzer bir dernekleşme Büyükşehir Belediyesi kendi başına oluşturmuş, bizim çalışmalarımız ivme kazandıktan sonra TK Sözcülüğü üzerinden bizle görüşme talepleri oldu. TK Sözcülüğünden bir arkadaşında katılımıyla görüşme yaptık. Çalışmayı ortaklaştırma talepleri oldu, reddetmedik. (TK) Türkiye Koordinasyonu Sözcülüğü ve siyasi partideki bir iki arkadaşımız dışında bu programı henüz kimse ile paylaşmış değiliz, uygun görülürse en kısa zamanda çalışmayı başlatacağız…" şeklindeki yer alan notta (TK) kısaltmasının sözde Kürdistan Demokratik Konfederalizmi/Türkiye Koordinasyonu'nu ifade ettiği anlaşılmıştır.
Sözde Kürdistan Demokratik Konfederalizmi/Türkiye Meclisi (KKK/TM)’nin yeniden yapılandırılması ve gelecek dönem faaliyetlerine yönelik olarak geçmişte (2) kez ertelenen genel konferansı 03-05.11.2006 tarihleri arasında İstanbul ili Bağcılar DTP ilçe binasında ülke genelinden sözde (237) delegenin katılımıyla gerçekleştirilmiştir.

Bahse konu örgütsel konferansta, “ateşkes süreci ve Kürdistan Demokratik Konfederalizmi (KKK) sistemi, Türkiye Meclisi (TM)’nin işlevi ve tüzük çalışmaları, oluşturulması planlanan komisyonlar,örgüt lideri Öcalan’ın durumu” gibi konuların yanında;


-Türkiye Meclisi yapılanmasının aynısının İran, Irak ve Suriye’de de hayata geçirilmesi,

-Ülke genelinde sokak, mahalle, semt, ilçe, il ve bölge meclisleri şeklinde örgütlenerek, halkın sağlık, eğitim, adalet, güvenlik, sosyal güvenlik vb. sorunlarının oluşturulan meclisler marifetiyle çözülmesi,

-Özgür Yurttaş Hareketi/Dernekleri üzerinde çalışmalara devam edilmesi, önümüzdeki dönemde “Demokratik Toplum Türkiye Meclisi” adı altında faaliyet yürütülmesi,

-Irak’ın kuzeyinde ve İran’da bulunan terör örgütünün kamplarına eğitim çalışmaları için gidecek şahısların koordine edilmesi,

- Hükümlü Abdullah Öcalan’ın avukatları ve ailesiyle haftalık görüşmesini gerçekleştirilmemesi halinde ülke genelinde kitlesel eylemler düzenlenmesi,

-Güneydoğu Anadolu Bölgesinde meydana gelen sel felaketiyle ilgili yardım ve dayanışma kampanyaları düzenlenerek devletin saf dışı bırakılmaya çalışılması,

-Örgüte müzahir kurum/kuruluşların dağınık örgütlenmesini ve karmaşık mali yapısını engellemek amacıyla ihtiyaçların havuz sistemi oluşturularak karşılanması,

-Cezaevlerinden tahliye olduktan sonra örgütsel faaliyetler içerisinde yer almayan şahıslarla görüşmelerde bulunarak aktifleştirilmesinin sağlanması, aksi hareket edenlere yönelik yaptırımlar uygulanması,

-Sözde ateşkes sürecinin iyi değerlendirilerek, barış insiyatifi ile koordineli bir şekilde şehit güvenlik görevlilerinin aileleri ile ilişkiye geçirilerek, ailelerin acıları üzerinden yürütülecek propaganda ile faaliyetler içerisine çekilmesi,

-Kadın hareketinin terör örgütünün kadın yapılanmaları YJA Star (Özgür Kadın Birlikleri) ve KJB (Yüce Kadınlar Topluluğu) ile eşgüdümlü olarak mahallelere kadar yerleştirilmesi, şeklinde kararların ön plana çıktığı öğrenilmiştir.


Türkiye Meclisi genel konferansında ele alınan konuların, Öcalan’ın ve örgütün söylemlerinin ve taleplerinin legal alana taşınması amacına yönelik olduğu, hükümlü Öcalan tarafından gündeme getirilen sözde “Demokratik Konfederalizm” sistemi doğrultusunda müzahir yapılanmalar aracılığı ile devletin zafiyete uğratılmasının hedeflendiği, bu bağlamda; teröristbaşının talimatları doğrultusunda Türkiye Meclisi (TM) genel sorumluluğuna geçmişte cezaevleri (İç Koordinasyon) sorumluluğu görevini yapmış AMED-REFAH Kod isimli Sabri OK isimli şahıs getirilerek oluşum içerisinde bazı yapısal değişikliklere gidildiği tespit edilmiştir.
Ayrıca (236) kişiden oluşan Türkiye Meclisinin kurulduğu, Meclis içerisinde yer alan (36) kişinin Meclis Yürütme Kuruluna seçildiği, TM Genel Sorumlusu tarafından seçilen (5) kişiden gizli bir yürütme kurulu oluşturulduğu,
Yine Türkiye Meclisi içerisinde “Sağlık, hukuk, ekoloji, siyasi, yerel yönetimler, maliye, emekçi cephe, basın yayın, demokratik eylem, eğitim, örgütleme, yolsuzluklarla mücadele vb” adı altında komiteler oluşturularak, her komitenin başına (36) kişilik Yürütme Kurulunda bulunan örgüt mensuplarından birinin görevlendirildiği,
Türkiye Meclisi (TM) Mali Komisyonu tarafından 2006 yılı içerisinde finansman teminine yönelik olarak; müzahir iş adamlarının kategorilere ayırdıkları ve ayrıca Türkiye genelinde (250.000) kişiden DTP makbuzu karşılığında, 5 Milyon YTL civarında yardım adı altında para toplanması ve toplanan yardımların Mali Komisyon tarafından (% 25)’lik kısmının il koordinasyonlarında, kalan (%75)’lik kısmının ise örgütsel tüm faaliyetlerin finansmanlarında kullanılması, destek vermeyen şahıslara yönelik yaptırım uygulanması yönünde kararların alındığı,
Bu doğrultuda;
Mardin ili Derik ilçesinde DTP’li Belediye Başkanlığı bünyesinde çalışan işçilere, işten çıkarılmaları yönünde baskılarla (1) aylık maaşlarını bağışlamaları yönünde tehdit edildikleri ve ayrıca Viranşehir İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne “…Viranşehir DTP İlçe Başkanı Kadri ÖZKAN’ın kendilerinden zorla DTP adına birer maaşlarının istenildiği” yönünde şikayette bulunmaları üzerine konunun adli makamlara intikal ettiği, konu ile ilgili yapılan çalışmalarda Viranşehir Belediyesinde geçici işçi olarak çalışan (43) kişinin 17-20.02.2007 tarihleri arasında ifadelerinin alındığı, tüm şahısların önceden belirledikleri kalıp ifadeyle “söz konusu bağışları gönül rızasıyla yaptıklarını, kimsenin kendilerini zorlamadığını” beyan ettikleri anlaşılmıştır.
Konuyla ilgili bazı basın-yayın organlarında; Diyarbakır DTP İl Başkanı Hilmi AYDOĞDU’nun da aynı yöntemle para topladığı hususunun gündeme geldiği, yine örgüt mensuplarınca Kurban Bayramı vesilesiyle gelir temin etmek amacıyla izinsiz kurban derisi toplama faaliyeti yürütüldüğü tespit edilmiştir.
Sözde Kürdistan Demokratik Konfederalizmi/Türkiye Meclisi (KKK/TM)’nin bahse konu faaliyetleri ile örgütsel faaliyetlerde kullanılmak üzere iç kaynak oluşturulmaya çalıştığı bu doğrultuda belediye, vakıf, dernek gibi müzahir kurum/kuruluşların avantajlarından faydalanmayı amaçladığı belirlenmiştir.
01.03.2007 tarihinde İtalya’da terör örgütü lideri Öcalan’ın avukatları tarafından müvekkillerinin “Kronik Zehirlenme” ye tabi tutulduğu yönünde gerçekleştirilen basın açıklaması sonrasında, KCK terör örgütü ile müzahir kitle tarafından yakından takip edilerek teröristbaşının sahiplenilmesi amacıyla Kürdistan Demokratik Konfederalizmi/Türkiye Meclisi (KKK/TM) tarafından 03-05.03.2007 tarihleri arasında Ankara’da sözde teröristbaşının sağlık durumuna ilişkin olarak bir toplantı düzenlendiği ve bu toplantıda; Türkiye Meclisi (TM) Yürütme Kurulu içerisinde faaliyet gösteren (9) şahıs tarafından oluşacak “ÖCALAN Sağlık Komitesi” adı altındaki heyet tarafından teröristbaşının zehirlendiği iddiası ile ilgili olarak gerçekleştirilmesi planlanan eylem/etkinlikleri koordine etmesi kararı alındığı saptanmıştır.


Dostları ilə paylaş:
1   2   3   4   5   6   7   8   9   10   ...   278


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə