Issn: 2148-6026. Yakın Doğu Üniversitesi Adına Sahibi Owner on Behalf of Near East University



Yüklə 3,32 Kb.

səhifə30/92
tarix17.09.2017
ölçüsü3,32 Kb.
1   ...   26   27   28   29   30   31   32   33   ...   92

68
 
Y
akın
 D
oğu
 Ü
nİversİtesİ
 İ
lahİYat
 F
akÜltesİ
 D
ergİsİ
Şimdi öşrün İslam öncesi hangi toplumlarda ne şekilde yer aldığına 
kısaca temas edelim.
d.1. İbranilerde
İsrail oğulları Tanrı adına, ürünlerden, hayvanlardan mabet ve gö-
revlilerine  (kâhinlere)  öşür  vermekte,  çeşitli  sunular,  kurban,  öşür, 
bağış,  adak,  sadaka  taktim  etmekteydiler.
54
  Tevrat’ta  öşrün  İsrail’in 
ilahı Yahova’ya tahsis edildiğini, Levililerin, öşrü Tanrı Yahova ile bir-
likte  zikrettiklerini  ancak  İbranilerin  öşrü  bazı  durumlarda  krallara 
sunduklarını da
55
 görüyoruz. İbraniler, bu vergiyi Hz. Musa’dan önce 
de ödemekteydiler. Kendilerini temizleme sadakası olarak büyük (sı-
ğır) ve küçükbaş hayvanlardan (mâşiye) onda bir oranında bu vergiyi 
ödüyorlardı.
56
 Hatta İbranilerde bu ürün ve hayvanlardan Tanrı adına 
tapınağa en iyisini sunma esas idi.
57
 Yabancı, öksüz ve dullara harca-
malar da bu öşür giderleri arasında yer almaktaydı.
58
 Öyle ki İbranî-
Arap kültür boyasına bürünen Kur’ân’da yer alan öşür ve zekâtların 
insanı ve malı temizlediğine dair inançlar, aslında İbranilerde malî ta-
sarruflarda köklü itikatlar arasında yer alıyordu.
59
d.2. Güney, Kuzey ve Hicaz Araplarında
Öşrün İslam öncesi Güney Araplardaki uygulamalarına gelince on-
larda da topraktan, ürünlerden, çarşı ve pazarda satılan mallardan, 
canlı  hayvanlardan,  gümrüklerden  vb.  muamelelerden  belli  oranlar-
da  vergi  alınır  ve  bu  vergileri  ifade  eden  özel  kavramlar  kullanılırdı. 
Güney Arap kitabelerinde kâr ve vergilerle ilgili çeşitli kavramlar yer 
almıştır. Üründen elde edilen kâra “ni’met” ve bu kâr üzerinden dev-
letin, kabilenin yahut pazar sahibinin aldığı vergiye ise “ze’rah” deni-
lirdi. Sebe’ ve Gatabanlılarda hükümet, ordunun iaşesine harcanmak 
üzere  hububat  ve  ziraattan  vergi  alırdı.  Alınan  bu  vergiye  Sebe’  ve 
Gataban kitabelerinde “sâvelet” ismi verilmiştir. Mainilerde hem ma-
bet liderlerinden hem diğer insanlardan vergi alınırdı. Her bir verginin 
“kebûdet”, “ekrab”, “öşr” ve fer’” gibi isimleri vardı. Bu vergilerin bazısı 
toprak gelir ve ürünlerinden bazıları da ticarî ve zanaat gibi diğer iş-
lerden alınırdı.
60
 Hatta cahiliye döneminde Güney Arabistan kralları, 
İbnu’l-Cevzî, el-Muntazam, c. I, s. 245; Ebu’l-Fidâ İmâdüddîn İsmâîl b. Alî b. Mahmûd b. 
Muhammed İbn Ömer b. Şâhinşâh b. Eyyûb, el-Muhtasar fî Ahbâri’l-Beşer, el-Matbaatu’l-
Huseyniyye el-Mısriyye, 1. Bsk. Mısır ty., c. I, s. 40.
54  Çölde  Sayım,  18/8-30;  Yasanın  Tekrarı,  14/22-25,  28-29;12/17;  II.  Tarihler,  31/3-
6; Nehemya, 10/35-39; 12/44; 13/5; Amos, 4/4; Malaki, 3/8-10; Levililer, 27/30-32; 
Luka, 18/12; Matta, 23/23; Luka, 11/42; İbraniler, 7/4-9; Yasanın Tekrarı, 12/6, 11.
55  Yaratılış, 14/20; Samuel, 8/15-17.
56  Cevad Alia.g.e., c. IX, s. 310-311; Bakkal, a.g.e., s. 196.
57  Çölde Sayım, 18/30-31; Malaki, 1/8.
58  Yasanın Tekrarı, 14/28-29; 26/12.
59  Luka, 11/39-42; Matta, 23/23.
60  Cevad Ali, a.g.e., c. IX, s. 301, 311, 314.


Cahileye Döneminde Malî Yükümlülükler ve Bunların Kur’ân’daki Yansımaları
 
69
ziraatçılardan ve tüccarlardan devletin payını tahsil etmeleri ve çarşı 
pazarlarda satılan mallardan onda bir (öşür) almaları için, yollarda ve 
sınır boylarında görevliler tayin ederlerdi.
61
Gataban kitabelerinde de öşre işaret edilmiştir. İslam öncesi Gata-
ban Araplarıyla ilgili kitabelerde, mabet ve mabede vakfedilen mallar-
la ilgili işleri yürüten, adak ve öşürleri toplayan mabet görevlilerinin 
olduğu ortaya çıkıyor.
62
 “Almaqa” mabedi sebze mahsullerinden vergi 
topluyor ve Güney Arabistan’da bulunan devletler, üzerine yıllık vergi 
oranlarının yazılı olduğu taş sütunları mükellef araziye dikiyor ve ver-
gi emirnameleri çıkarıyorlardı.
63
 
Milâdî 300’lü yıllarda Sebe’ Araplarında da ticaret ve alışverişi teş-
vik eden kanunlar vaz’ edilmiştir. Hatta bu kanunlardan bazıları her 
tür alışverişten onda bir oranında vergi/öşr almak için hükümet gö-
revlilerine kolaylık olsun diye geceleyin çarşıda alışveriş yapmayı ya-
saklamıştır. Benzer şekilde tüccarın ticaret malını pazara ulaştırmak 
için, pazardan varacağı mekâna kadar hayvanın ve ona eşlik edecek 
olan kişilerin masrafları ve tüccarın pazarda bulunduğu yere ve dev-
letin tüccarlara sunduğu yol hizmetlerine kadar bütün bunlarla ilgili 
ticarî kanunlar ve bu faaliyetlerde devletin haklarını belirleyen yasalar 
mevcut idi.
64
Yine  İslam  öncesi  Kuzey  Araplarından  olan  Hirelilerde  de  krallar 
adına  zekât,  vergi  ve  öşür  toplama  gibi  arazi  işlerine  bakan görevli-
ler  “âmil/ummâl”  bulunmaktaydı.
65
  Cahiliye  döneminde  vergi  topla-
ma  sisteminin  temel  kavramlarından  olan  “âmil/ummâl”  kelimeleri 
Kur’ân tarafından zekâtları, öşürleri ve sadakaları toplayan kişiler için 
istimal edilmiştir.
66
 Dolayısıyla vakıaya mutabık ve muvafık olarak na-
zil  olan  Kur’ân,  o  günkü  toplumun  içtimaî  ve  iktisadî  hayatlarında 
yerleşmiş olan kavramları kullanmış ve onların ticarî teamülleri ara-
sında yer alan vergileri ibka etmiştir.
Cahiliye  döneminde  Hicaz  bölgesinde  de  bu  vergi  mevcut  idi. 
Yemen’den Mekke’ye gelip yerleşen Cürhümî yahut Amâlik reislerin-
den olduğu ileri sürülen Medâd b. Amr ve Es-Sümeyda’ Mekke ahalisi 
dışında  Mekke’ye  girenlerden  öşür  tahsil  ediyordu.
67
  Benzer  şekilde 
61  Cevad Ali, a.g.e., c. IX, s. 299.
62  Cevad Ali, a.g.e., c. IX, s. 282, 307 
63  Salih Tuğ, a.g.e., s. 10; Bakkal, a.g.e., s. 201.
64  Cevad Ali, el-Mufassal fî Târîhi’l-‘Arab Kable’l-İslâm, Mektebetu Cerîr, yy. 2006, c. V, s. 
479.
65  Cevad Ali, a.g.e., c. IX, s. 287; Arazi sahiplerinden ve çiftçilerden devletin payını almak 
için  hükümetin  görevlendirdiği  kişilere  Müsned  kitabelerinde  “hizrû”  ismi  verilmiştir. 
Bkz. Cevad Ali, a.g.e., c. XIV, s. 169.
66  Tevbe, 9/60.
67  İbn  Haldûn,  Dîvânu’l-Müptedâ,  c.  II,  s.  395;  Muhammed  b.  Ahmed  b.  Alî  Takiyyüddîn 
Ebu’t-Tayyib  el-Fâsî,  Şifâu’l-Ğerâm  fî  Ahbâri’l-Beledi’l-Harâm,  Dâru’l-Kütübi’l-İlmiyye, 




Dostları ilə paylaş:
1   ...   26   27   28   29   30   31   32   33   ...   92


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2019
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə