1. FİNansal yönetiMİn genel esaslari finansal Amaçlar



Yüklə 374,86 Kb.
səhifə1/7
tarix14.09.2018
ölçüsü374,86 Kb.
  1   2   3   4   5   6   7

1. FİNANSAL YÖNETİMİN GENEL ESASLARI

1.1. Finansal Amaçlar

Finansal amaç genel olarak finansman amacı ve yatırım amacını kapsar. Finansal açıdan, şirketler mümkün olduğunca uygun sermaye yapısı ve maliyeti (finansman) ile en yüksek getiriyi sağlayabilecek yatırımları gerçekleştirebilmek amacındadır.

Firmaların temel finansal amaçları, parasal amaçlar ve parasal olmayan amaçlar olarak gruplandırılabilir. Finansman kararlarının verilmesinde finansal yöneticiye yol gösterici olan unsur, yatırım için gereken fonları nereden temin edeceği sorusunun cevabındadır.

Parasal amaçlardan birincisi gelire dönük amaçlardır. Daha açık şekliyle, burada yapılması gerekenler, toplam gelirin büyüme oranının ençoklanması, mutlak gelirin ençoklanması, belirli bir satış düzeyine ulaşılması ve finansman giderleri ve olağanüstü amortismanların çıkarılmasından önceki dönem karının ençoklanmasıdır.

İkinci bir parasal amaç, nakit akımına dönük amaçlardır. Kısaca anlatılmak istenen, belli düzeyde bir nakit akımına ulaşılması, hisse başına nakit akımının ençoklanması, iskonto edilmiş nakit akımlarının ençoklanmasıdır.

Bir diğer parasal amaç, likiditeye dönük amaçlardır. Bunlar da, sürekli ödeyebilme olanağının var olması, ödemelerin vadeleri ile uyumlu gerçekleştirilmesi ve genel bir finansman dengesinin tutturulmasıdır. Burada denebilir ki, en temel finans kanunun geçerliği gözden kaçırılmamalıdır. Uzun vadeli projeler uzun vadeli kaynaklarla, kısa vadeli projeler kısa vadeli kaynaklarla yapılmalıdır.

Kardan ziyade karlılığın ençoklanması da parasal amaçlardandır. Açıkçası, öz sermaye karlılığı, kâr marjı gibi değerlerin ençoklanması, belli bir satış karlılığına ulaşılması, toplam varlık karlılığının ençoklanması ve bunların yanında sermaye maliyetinin ise en aza indirgenebilmesidir.

Varlığa dönük amaçlar da parasal amaçlar arasında yer alıp; firmanın defter değerinin ençoklanması, özsermayenin piyasa değerinin ençoklanması, özsermayenin tabanın genişletilmesi ve tasfiye değerinin ençoklanması gibidir. Modern finansta yaygın kabul görmeye başladığı üzere firmaların finansal amacı firma özsermayesinin piyasa değerinin (piyasa kapitalizasyonunun) ençoklanmasıdır.

Finansal amaçların ikinci ayağı ise, parasal olmayan amaçlardır. Parasal olmayan amaçlardan birisi, firmanın çeşitli çıkâr grupları ve ona fon sağlayacak en önemli kaynak olan bankalarla düzenli ilişkiler içinde bulunmasıdır. Öte yandan , firmanın kredi değerliği ve emisyon yeteneğinin artırılması, uygun koşullarda kredi sağlayabilmesi, oluşturmayı başardığı en uygun sermaye yapısını koruması gerekliliği de parasal olmayan amaçlar içerisinde yer almaktadır.

1.2. Finans Yöneticisinin Görevleri

Finans biliminde, finans yöneticisinin en temel amacı, firma piyasa değerini ençoklamaktır. Bu kâr maksimizasyonunu da kapsayan bir anlayıştır. Modern bir firmada söz konusu yönetici; finansal analiz ve kontrol, finansal planlama, dönen ve duran varlık yönetimi, sermaye yapısı yönetimi, kâr payı dağıtımı, fon kaynakları bulma ve politikaları oluşturma faaliyetlerine genel olarak hakim olmalıdır.

Finans yönetiminin işlevleri temel açıdan uygun sermaye kaynaklarının temin edilerek rasyonel şekilde yatırımlara transferini kapsamaktadır. Dolayısıyla, finans yönetimi finansman ve yatırım olmak üzere iki ana yönetim alanını içerir. Bu iki işleve uzantı olarak ifade edilebilecek diğer yönetim unsurları işletmenin kar dağıtım politikası ve öte yandan risk yönetimi üzerinedir. Günümüzde işletmelerin hızla büyümesi ve finansal aktivitelerinin sayısının ve hacminin çok artması nedeniyle, bir finans uzmanı, işletmenin tüm finans yönetiminden ziyade bir alt biriminden de sorumlu olabilmektedir.

1.3. Finans Kararlarının Firma Açısından Önemi

Firma yöneticisinin kararları firma pazar değerinin en çoklanması amacını taşır. Bu amaca ait hemen hemen tüm finansal kararlar, firmanın gelirleri, karlılığı, sermaye maliyeti ve risk düzeyinin tahminine yöneliktir. Finans yöneticisi alacağı kararlarda tamamen bağımsız değildir. Belli kısıtlar altında karar vermek durumundadır. Elbette ki bu kısıtların en önemlisi yasaların çizdiği çerçevedir. Bunun yanı sıra bir üretim işletmesi için başka bir kısıt da çevre korumaya ilişkin unsurlardır. Ayrıca sosyal sorumluluk kavramı da bir tür kısıt oluşturmaktadır.

Yöneticinin kararlarını ise şunlar oluşturmaktadır: firmanın endüstri kolu, firmanın büyüklüğü, mevcut teknoloji düzeyi, sermaye yapısı likidite durumu ve geleceğe dönük projeler vs. Finans yöneticisinin kararlarının, firmanın pazar değeri maksimizasyonu açısından taşıdığı önem açıktır. Dolayısıyla yatırımcının serveti üzerinde de etkili olduğu görülmektedir. Bir firmanın pazar değeri, firmanın gelecekte sağlayacağı nakit akımları ile, nakdin elde edilmesindeki risk derecesine bağlıdır. Firma içinde karlılığı artırmak amacıyla alınan kararlar riski de artırmaktadır. Finansal yönetici alacağı kararlarda, firmanın pazar değerini en çoklayacak biçimde karlılık ve risk arasında denge kurmalıdır.


1.4. Finansal Yönetim ve Firmanın Genel Yönetimi

Firmanın finans yönetimi bölümü örgüt içindeki diğer bölümlerle yakın ilişki içerisinde olmalıdır. Örneğin muhasebe bölümünden sağlanan bilgiler finansal planlamanın temelini oluşturacaktır. Elde edilen veriler yardımı ile uzun vadeli planlamalar, proforma tablolar, nakit bütçeleri ve konsolide bütçeler hazırlanabilecektir. Herhangi bir firmada alınacak yatırım karalarının tümü, finans yönetiminin görüş ve önerilerinden yararlanılarak hazırlanır.

Belli bir büyüklükte olan firmaların nakit akışlarının takibi ve kontrolü, fonların kullanılacağı yerlerin belirlenmesi, kredi sağlanabilecek kurumlarla ilişkiler, finansman bölümünün görevleri arasında yer alır. Finansman bölümünün firma örgütü içerisindeki yeri, firmanın uğraş alanının büyüklüğüne bağlı olarak belirlenmektedir. Örgüt şeması itibarıyla modern işletmelerde genel müdür yardımcılığı vb görevlerden bir tanesi finans alanına yönelik ayrılmaktadır. Bazı işletmelerde de bir finansman komitesi yer alabilmektedir. Öte yandan, genel müdürlerin amaçları içinde firmanın piyasa değerini maksimum kılma hedefi olacağından, iyi bir genel müdürün finans bilgisine yeter düzeyde sahip olması beklenir.

1.5. Finansal Analiz ve Kontrol

Finansal analiz, finansal tablolarda yer alan hesaplar arasındaki bağlantının kurulması, ölçümlerin yapılması ve yorumlanması faaliyetlerini kapsar. Firmanın geçmiş ve içinde bulunulan dönem performansının incelenmesi ile geleceğe dönük tahminlerin yapılması sağlanır. Finansal analizin iki türü söz konusudur. Eğer işletme bahsedilen inceleme faaliyetini kendisi yapıyorsa “iç finansal analiz”, firma dışındaki kişi ya da kuruluşlara yaptırıyorsa “dış finansal analiz” söz konusudur. İlk analizin bilgilerinden faydalanan kesim daha çok işletme yönetimi olurken, dış finansal analizin kullanıcıları, firma ortakları, yatırımcılar, alacaklılar, rakipler vs. olacaktır.

Finansal kontrolün cevap aradığı sorulara örnek olarak, proforma belgelerin ne derece doğruyu yansıttığı, proforma tablolardaki sonuçlara nasıl ulaşıldığı, faaliyetlerde meydana gelecek değişikliklerin proforma belgelerdeki rakamları nasıl etkilediği gösterilebilir. Bunun gibi soruların yanıtlanması için finansal kontrol yapılması gereklidir. Finansal kontrol, finansal planların uygulanması, tahminlerin gelen bilgiler ışığında tekrar değerlendirilmesi ve hedeflenen amaca ulaşmak için gereken yenilemelerin yapılması konularını kapsar. Firmanın finansal kontrol politikası firmanın faaliyetlerini ve ürünlerini kapsayan bütçeler yardımı ile sürdürülür.

1.5.1. Finansal Oran Analizi

Oran analizi mali tablolarda yer alan tutarların nisbi ilişkileri incelenerek işletmenin mali durumu konusunda bilgi edinilir. Mali tablolarda çok sayıda oran hesaplamak mümkündür. Ancak oran hesaplamaktaki amaç yorumlanabilir bilgiler elde etmektir. Hesaplanan oranlar tek başlarına bir anlam ifade etmekten uzaktır. Ancak diğer ilgili oranlar, geçmiş yıllara ilişkin oranlar ve sektör ortalamaları ile karşılaştırılmaları ile anlam ifade etmeye başlarlar.

- Oran Analizinde Dikkat Edilmesi Gereken Unsurlar aşağıdaki gibidir.

- Oran analizinde oranlar doğru ve amaçlara uygun bir biçimde yorumlanmalıdır.

- Oranlar üzerindeki mevsimlik ve konjonktür hareketlerinin etkileri yorumda

dikkate alınmalıdır.

- Oranlardaki değişikliklerin nedenleri ve işletme açısından taşıdığı önem doğru

belirlenmelidir.

- Oranlardaki değişimler ek bilgilerle desteklenerek yorumlanmalıdır.

- Oranlar değerlendirilirken işletmenin kendi geçmişi ve sektörel bilgilerde

dikkate alınmalıdır.

Oranlar işletme faaliyet sonuçları ile mali durumunu değerlemedeki kullanılış amaçları

dikkate alınmak suretiyle sınıflandırılır. Buna göre oranlar aşağıdaki gibi gruplara ayrılır.

A. Likidite Oranları

B. Mali Yapı Oranları

C. Faaliyet Oranları

D. Karlılık Oranları

Likidite Oranları

Likidite durumunun analizinde kullanılan oranlar, işletmenin dönen varlıkları ile kısa vadeli yabancı kaynakları arasındaki ilişkilerin analiz edilmesinde kullanılırlar. Bu oranlar işletmenin kısa vadeli borçlarını ödeyebilme yeteneğinin ölçülmesinde ve çalışma sermayesinin yeterli olup olmadığının belirlenmesinde kullanılırlar. Temel likidite oranları, cari oran, asit-test oranı ve nakit oranıdır.



a. Cari Oran : Dönen varlıklar ile kısa vadeli yabancı kaynaklar arasındaki ilişkiyi

gösteren bir orandır.

Dönen Varlıklar

Cari Oran = ------------------------------------------

Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar

Cari oranın görece yüksekliği, gereğinden fazla dönen varlık bulundurulduğuna, görece düşük kalması gereğinden az dönen varlık bulundurulduğuna yönelik bir saptama içerir.

Her işletme için, her sektör için karakteristik cari oran seviyeleri oluşabilmektedir. Cari oranın 1’den küçük olması şirketin net işletme sermayesinin negatif olduğuna işaret eder.

b. Asit-Test Oranı (Likidite Oranı) : Bu oranlar stoklar olmaksızın dönen varlıkların kısa vadeli yabancı kaynaklara oranını göstermektedir. Stok kalemlerinin satılarak paraya çevrilmesi diğer dönen varlıklara nazaran daha fazla bir zaman gerektirdiğinden ve ayrıca stokların bazı dönemlerde elden çıkarılmasının imkansız olmasından dolayı, bu oranın hesaplanmasında stoklar likit kabul edilmemektedir.

Dönen Varlıklar-Stoklar

Asit-Test Oranı = -------------------------------------

Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar

Asit-test oranının sonucunun 1 olması yeterli kabul edilmektedir. Ancak böyle bir koşul yoktur. Basit ifadeyle, işletmenin stoklarını satmadan dönen varlıkların, kısa vadeli borçları ödeyebilecek bir düzeyde olması makul düşünülmektedir.

Fiili bilançolarda nakde dönme potansiyeli stokların nakde dönme potansiyelinden daha zayıf olan “gelecek aylara ait giderler ve gelir tahakkukları” ile “diğer dönen varlıklar” kalemleri yer alır. Bu nedenle asit-test oranının fiili bir bilançodan hareketle hesaplanması için aşağıdaki formülün kullanılması da uygundur:

Hazır Değerler+Serbest Menkul Kıymetler+Kısa Vadeli Alacaklar

Asit-Test Oranı = -----------------------------------------------------------------------

Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar

c. Nakit Oranı (Disponibilite Oranı): Nakit oranı işletmenin hazır değerlerinin, kısa vadeli borçlarının ne kadarını karşılayabileceğini gösteren bir orandır.

Hazır Değerler (Kasa +Bankalar ve Nakde Eşdeğer Varlıklar)

Nakit Oranı = --------------------------------------------------------------------------

Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar

Nakit oranının 0.20’nin altına düşmemesi arzu edilmektedir. Aksi bir durumda işletmeyi

nakit sıkıntısına sokarken, oranın büyük olması da işletmenin nakitlerini iyi planlamadığı

ve kullanamadığının bir göstergesi olmaktadır.

Mali Yapı Analizinde Kullanılan Oranlar

İşletmenin kaynak yapısının ve uzun vadeli borç ödeme gücünün ölçülmesinde kullanılan oranlar bu grupta toplanmaktadır. Başka bir anlatımla, işletmenin öz kaynağının yeterli olup olmadığı, kaynak yapısı içinde borç ve öz kaynağın dengesi ve özkaynak olarak yaratılan fonların ne tür dönen varlık ya da duran varlıklara kullanıldığının ölçülmesinde kullanılan oranlardır. Bu oranlar kısaca işletmenin uzun vadeli borçlarını ödeme gücünü gösteren oranlardır.



a. Borçların Toplam Kaynaklara Oranı (Finansal Kaldıraç Oranı) : Bu oran kısa ve uzun vadedeki yabancı kaynakların, kaynaklar toplamına (=pasif toplam=aktif toplam)bölünmesi ile elde edilir.

Yabancı Kaynaklar Toplamı

Finansal Kaldıraç Oranı = ---------------------------------

Kaynaklar Toplamı

Bu oran varlıkların ne kadarlık bir kısmının yabancı kaynaklar ile ne kadarlık bir düzeyinin ise öz kaynaklar ile finanse edildiğini göstermektedir.

b. Özkaynakların Aktif Toplamına Oranı, Bu oran özkaynakların aktif toplamına (veya pasif toplamına) bölünmesi ile elde edilir.

Özkaynaklar Öz kaynaklar

------------------ veya -----------------------------------------

Aktif Toplamı Yabancı Kaynaklar + Özkaynaklar

Bu oran varlıkların yüzde kaçının işletme sahip ve ortakları tarafından finanse edildiğini ortaya koyar.

c. Kısa Vadeli Yabancı Kaynakların, Toplam Kaynaklara Oranı: Kısa vadeli yabancı kaynakların toplam kaynaklara oranı, işletmenin varlıklarının ne kadarlık kısmının kısa vadeli yabancı kaynaklarla finanse edildiğini gösterir.

Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar

Oran = ---------------------------------------------

Toplam Kaynaklar (Pasif Toplamı)



d. Uzun Vadeli Yabancı Kaynakların Toplam Kaynaklara Oranı : Uzun vadeli yabancı kaynakların toplam kaynaklara oranı, işletmenin varlıklarının yüzde kaçının uzun vadeli yabancı kaynaklarla finanse edildiğini gösterir.

Uzun Vadeli Yabancı Kaynaklar

Oran = ----------------------------------------------

Toplam Kaynaklar (Pasif Toplamı)



e. Borçların Maddi Öz Varlığa Oranı : Yabancı kaynaklar ile öz sermaye arasındaki bileşim hakkında bilgi verir. Maddi öz varlık, özkaynaklardan maddi olmayan duran varlıkların çıkarılmasıyla bulunur. Maddi olmayan duran varlıklar haklar ve aktifleştirilmiş giderlerden oluşan ve nakde dönüşmesi mümkün olmayan varlıklardır.

Yabancı Kaynaklar Toplamı

Oran = ---------------------------------------

Maddi Öz Varlık

Oranın, 1’den küçük olması istenir. Yani, işletmenin maddi öz varlığının, yabancı kaynaklarından daha fazla olması arzulanır.

f. Oto finansman Oranı : İşletmelerin oto finansman yoluyla yaratmış oldukları kaynakların ölçülmesinde bu orandan yararlanılır. Normal şartlar altında bu oran ne kadar büyük çıkarsa işletmenin durumu o kadar iyi sayılır. İşletmeler için oto finansmanın kaynağı işletmenin kendi yarattığı kar ile ilgilidir.

Kâr Yedekleri - Birikmiş Zararlar

Oran = ------------------------------------------

Ödenmiş Sermaye



g. Duran Varlıkların, Özkaynaklara Oranı : Duran varlıkların özkaynaklara oranı, aktifteki duran varlıkların ne kadarlık kısmının özkaynaklara finanse edildiğini gösterir.

Duran Varlıklar

Oran= ---------------------

Özkaynaklar



h. Duran Varlıkların, Devamlı Sermayeye Oranı : Duran varlıkların devamlı sermayeye (Özkaynaklar + Uzun Vadeli Yabancı Kaynaklar) oranı, işletmenin duran varlıklarının ne kadarlık kısmının uzun vadeli borçlarla ve özkaynaklarla finanse edildiğini gösterir.

Duran Varlıklar

Oran= ---------------------------------------------------------

Devamlı Sermaye

(Özkaynaklar + Uzun Vadeli Yabancı Kaynaklar)

i. Maddi Duran Varlıkların Özkaynaklara Oranı (Yatırım Oranı) : Maddi duran varlıkların özkaynaklara oranı, işletmenin maddi duran varlıklarının ne kadarlık kısmının özkaynaklarla finanse edildiğini gösterir. Orandaki maddi duran varlıklar birikmiş amortismanlar çıktıktan sonra kalan net değerleri ifade eder.

Maddi Duran Varlıklar (Net)

Oran= --------------------------------

Özkaynaklar



Çalışma Durumunun Analizinde Kullanılan Oranlar (Faaliyet Oranları)

Faaliyet oranları; işletmenin varlıklarını verimli kullanıp kullanmadığını ölçmede kullanılan

oranlardır.

a. Stok Devir Hızı Oranı : Stok devir hızı oranı, işletmenin stoklarını ne kadarlık bir süre içinde sattığını gösterir. Başka bir anlatımla, işletmenin stoklarının bir dönemde kaç defa yenilendiğini gösterir.

Satılan Ticari Malların Maliyeti

Stok Devir Hızı Oranı = -------------------------------------

Ortalama Ticari Mal Stok

Oranın sonucu, stokların bir dönemde kaç defa yenilendiğini gösterir. Eğer sonuç 360’a bölünürse, stokların bir yılda kaç günde bir yenilendiği bulunabilir (360 yerine 365 gün alınması da yaygın kullanım görüyor).

360


Stokta Kalma Süresi = ------------------

Stok Devir Hızı

Stok devir hızının saptanmasında bazen satılan malların maliyeti yerine net satışlar alındığı ve net satışlara ortalama stokun bölündüğünü görülmektedir.

b. Alacakların Devir Hızı Oranı : Alacakların devir hızı oranı, işletmenin alacaklarını ne kadarlık bir süre içinde tahsil ettiğini gösterir. Bu oran, alacakların bir dönemde kaç defa tahsil edildiğini ifade eder.

Kredili Net Satışlar

Alacakların Devir Hızı Oranı = --------------------------------

Ortalama Ticari Alacak

Oranın sonucu 360’a bölündüğünde, alacakların bir yılda kaç günde bir tahsil edildiği bulunabilir (360 yerine 365 gün alınması da yaygın kullanım görüyor).

360


Alacak Tahsil Süresi = --------------------

Alacak Devir Hızı

Alacakların devir hızının artışı işletmenin lehine yorumlanan bir durumdur ve işletme sermayesinin alacaklara nispeten az miktarda bağlandığını gösterir. Tersine devir hızının azalması işletme sermayesinin büyük bir bölümünün alacaklara tahsis edildiğini belirtir.

c. Hazır Değerler Devir Hızı Oranı : Hazır değerler devir hızı oranı, işletmenin kasa, banka vb. hazır değerlerinin satışlar ile kaç ayda karşılandığını gösterir.

Net Satışlar

Hazır Değerler Devir Hızı Oranı = --------------------------------

Ortalama Hazır Değerler



d. Net Çalışma (İşletme) Sermayesi Devir Hızı Oranı : Net çalışma sermayesi devir hızı oranı, işletmenin net çalışma sermayesinin bir dönemde kaç defa devrettiğini, net çalışma sermayesinin yeterli olup olmadığını gösterir.

Net Satışlar

Net Çalışma Sermayesi Devir Hızı Oranı = ---------------------------------------

Ortalama Net İşletme Sermayesi

Bu oranın düşük olması ise, işletmenin aşırı net çalışma sermayesine sahip olduğunu stok ve alacakların devir hızının yavaş olduğunu işletmenin gereksiniminden fazla nakdi değerlere sahip olduğunu gösterebilir. Oranın yüksek olması net çalışma sermayesinin verimliliğinin yüksek olduğunu ortaya koyar.

e. Dönen Varlıklar Devir Hızı Oranı : Dönen varlıklar devir hızı oranı, işletmenin dönen varlıklarının verimliliğini ölçmede kullanılır.Oranın sonucunun yüksek olması, işletmenin dönen varlıkların işletmenin ihtiyacından az olduğunu, oranın sonucunun düşük olması ise işletmenin dönen varlıklarının gerekenden çok fazla olduğunu gösterir. Oranın her işletme açısından geçerli olabilecek standart bir sonucu yoktur. Bu sebeple her işletmenin özelliğine göre oranın sonucu değişik yorumlanabilir.

Net Satışlar

Dönen Varlıklar Deviz Hızı Oranı = --------------------------------

Ortalama Dönen Varlıklar



f. Duran Varlıklar Devir Hızı Oranı : Duran varlıklar devir hızı oranı, işletmenin duran varlıklarının verimliliğini ölçmede kullanılır. Oranın sonucunun yüksek olması, işletmenin duran varlıklarının kapasitelerinin üzerinde kullanıldığını, oranın sonucunun düşük olması ise işletmenin duran varlıklarını yeterince verimli kullanmadığını gösterir. Oranın sonucu, her işletmenin özelliğine göre farklı yorumlanabilir. Bu nedenle oranın standart bir sonucu yoktur.

Net Satışlar

Duran Varlıklar Deviz Hızı Oranı = --------------------------------

Ortalama Duran Varlıklar



g. Toplam Aktifler Devir Hızı Oranı : Toplam aktifler devir hızı oranı, işletmenin tüm aktiflerinin verimliliğini ölçmede kullanılır. Oranın sonucunun düşük olması, işletmenin aktiflerini verimli bir şekilde kullanmadığını gösterir.

Net Satışlar

Toplam Aktifler Deviz Hızı Oranı = -----------------------------

Ortalama Toplam Aktif

Oranın düşük olması işletmenin tam kapasite ile çalışmadığını göstermektedir.

h. Özkaynaklar Devir Hızı Oranı : Özkaynaklar devir hızı oranı, işletmenin özkaynaklarının verimli kullanılıp kullanılmadığını gösteren bir orandır. Oranın standart bir sonucu yoktur. İşletmenin faaliyet konusu, geçmiş yıl verileri vb. faktörler, oranın sonucunun yorumlanmasını etkilerler.

Net Satışlar

Özkaynaklar Devir Hızı Oranı = --------------------------

Ortalama Özkaynaklar



Kârlılık Oranları

Kârlılık oranları, işletmenin karlı bir şekilde çalışıp çalışmadığını ölçmede kullanılan oranlardır.



1.5.2. Oran Analizi ile Finansal Kontrol

Finansal kontrol, gerek büyük gerekse küçük firmalar için finansal raporların periyodik olarak hazırlanması sağlandığında kolaylaşır. Bir finansman yöneticisin finansal kontrol için kullanacağı yöntemler şunlar olabilir:

- Nakit ve yatırım bütçeleri

- Proforma bilanço ve gelir tablosu

- Finansal raporlar

Finansal kontrol yapılabilmesi için geliştirilmiş en kullanışlı yöntemden birisi “Du Pont Finansal Denetim Sistemi”dir. Bu sistemde faaliyet ve karlılık oranları bir araya getirilmiştir. Bu şekilde yatırımların verim oranı (varlık yatırımı getiri oranı) ortaya konmaya çalışılmıştır.



2. RİSK TÜRLERİ VE YÖNETİMİ

2.1. Ticari Hayatta Risk Türleri

Bildiğimiz gibi risk, geleceğe yönelik beklentilerin gerçekleşmeme olasılığıdır. Bir beklentiyi açıklamaya yönelik faktörlerin tam olarak tanımlanamaması ya da etkilerinin tam olarak ölçülememesi durumunda riskli koşullar altında tahminleme devreye girer.

Günlük hayatta işletmeler çok farklı riskler ile karşı karşıya bulunmaktadır. Söz konusu riskler, aşağıdaki gibi genel bir sınıflamaya tabi tutulabilir.

- Mala ilişkin riskler

- Ödemeye ilişkin riskler

- Fiyata ilişkin riskler



2.1.1. Mala İlişkin Riskler

İşletmelerin karşılaştıkları en önemli risklerden birini ticari işlemlerde alım satıma konu olan mal ve hizmetlere ilişkin riskler teşkil etmektedir.

- Malı alan kişiler için, malın nakliyesi ve yasal olarak teslim yerine varana kadar olan risklerdir (bozulma, yanma, çalınma, kaza, su baskını, deprem, savaş gibi).

- Malı satan işletmeler için, yine nakliye esnasında karşılaşılan riskler veya alıcının istediği normlara uygun olup olmamakla ilgili risklerdir.

Bu konuda kullanılabilecek risk yönetim araçları şunlardır.

- İyi bir kontrat

- Banka teminatları

- Ödeme marj ve depozitoları



2.1.2. Ödemeye İlişkin Riskler

Mal ve hizmetlerin satışı konusunda diğer bir risk unsurunu ise ödemeye ilişkin riskler oluşturmaktadır. Alıcının ödemeyi yapıp yapmayacağı (ticari risk) ve, alıcı ödemeyi yapsa da, ödemenin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğine ilişkin riskler (politik risk ve transfer riski) ödemeye ilişkin risklerdir. Söz konusu riskler aşağıdaki gibi tanımlanabilir.



Ödememe Riski (Ticari Risk): Alıcının mal bedellerini herhangi bir nedenle zamanında ödememesidir. Pratikte yaygın kullanım gördüğü üzere “default” kelimesi bir yükümlülüğün zamanında yerine getirilmemesini ifade etmektedir.



Dostları ilə paylaş:
  1   2   3   4   5   6   7


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2019
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə