Din psikolojiSİ BİLİm dali



Yüklə 5,01 Kb.

səhifə27/38
tarix20.09.2017
ölçüsü5,01 Kb.
1   ...   23   24   25   26   27   28   29   30   ...   38

83 
 
 
 
Dördüncü derece, işlediği kötülüklerle övünebilir. Bunu makbul iş sanır. Bazı 
insanların ben şu kadar insan öldürdüm, şu kadar şarap içtim demesi gibi. Bu, Allah 
tarafından bir yardım gelmediği sürece ilaç kabul etmeyen bir hastalıktır.
104
 
 
 
B-ALIŞKANLIKLARIN AHLAKA ETKİSİ 
 
Güzel ahlakın üç sebebi vardır: 
Birincisi,  asıl  fıtrattır  (yaradılıştır).  Bir  kimse,  aslında  çok  güzel  huylu  ve 
alçak gönüllü yaratılmış olur. Böyle insanlar çoktur. 
İkincisi, zorla iyi işler yaparak, onları alışkanlık haline getirir. 
Üçüncüsü,  işleri  ve  ahlakı  iyi  olan  insanları  devamlı  görür  ve  onlarla 
arkadaşlık eder. Bu güzel huylar kendiliğinden onun tabiatı olur. Bundan haberi bile 
olmaz. 
Kalp bedenden ayrı olmakla beraber kalbin onunla alakası vardır. Zira beden 
ile yapılan iyi bir işten kalbe huzur ve mutluluk ulaşır. Yani, dıştaki iyi işten, kalp iyi 
huy elde eder.  Yapılan her kötü işten de aynı şekilde kalbe bir sıkıntı meydana gelir. 
Kalpteki sıfat ve huy iyi olunca, işler de o huya göre meydana gelir. Bunun sırrı kalp 
ile beden arasındaki ilgidir. Birbirlerine tesir ederler. 
İyi  işleri  alışkanlık  haline  getirende  iyi  huylar  meydana  gelmektedir.  İslam 
dininin  iyi  işleri  yapmayı  emretmesinin  sırrı  da  budur.  İyi  işlerden  maksat  kalbi 
çirkin  suretten  iyi  surete  çevirmektir.  İnsanın  zorla  adet  edindiği  şey  onun  tabiatı 
olur.  Bundan  vazgeçemezler.  Hatta  tabiatına  uymayan  şeyleri  yapa  yapa  tabiatı 
haline gelir. Bununla iftihar dahi ederler. O halde insanın tabiatın zıddı olan bir şey 
                                                           
104
 Gazâlî, Kimyâ-i Saâdet, ss. 388, 389.
 


84 
 
 
alışkanlık  ile  insanın  tabiatı  haline  gelebiliyorsa,  tabiata  uygun  olan  şeylerin 
alışkanlık yoluyla tabiat edinilmesi daha kolay olur.
105
  
 
 
IV- KARAKTER EĞİTİMİ 
 
 
 
 
Karakter sahibi olmak, hem içsel dürtülerin ve hem de dış etkilerin üstesinden 
gelebilme kabiliyeti kazanmak demektir. 
 
Ahlak  eğitimini  de  ifade  eden  karakter  eğitimi,  insanı  bir  yandan  özgür  ve 
kendine  hâkim  kılarken,  öte  yandan  da  onun  topluma  uyumunu  sağlar.  Karakter 
eğitimi, karakterin bir yönü haline gelmiş olan ahlaki yargıları ahlaki davranış haline 
getirme çabasıdır. Ahlak eğitimini ifade eden karakter eğitiminde amaç, özgür olarak 
dış etkenlerden sıyrılmış, vicdanlarına uyarak yargıda bulunan ve sorumlu bir varlık 
olduklarının bilinciyle davranan insanlar yetiştirmek olmalıdır.
106
 
 
A-
 
MANEVİYATIN ÖNEMİ
 
 
 
Batıda  aydınlanma  hareketi  ile  başlayan  süreç  dünyevileşme  ile  son  bulmuş 
ve  dinin  toplumdaki  fonksiyonları  etkisiz  hale  gelmiştir.  Birçok  insan,  özellikle  de 
genç  kuşaklar,  hiçbir  değere  inanmayan,  umursamaz,  idealden  yoksun,  günübirlik 
uğraşlar  ve  maddi  zevklerle  oyalanan,  kendine  ve  çevresine  yabancılaşan  tipler 
haline gelmişlerdir. 
 
Günümüzde  nefes  alıp  vermenin  tek  gayesi  neredeyse  bütün  istek  ve 
arzularımızın  gerçekleştiği  problemsiz  bir  hayata  sahip  olmaktır.  Çocukluktan 
                                                           
105
 Gazâlî, Kimyâ-i Saâdet, ss. 389-397.
 
106
 Esma Sayın, Namaz ve Karakter Gelişimi (7. Baskı)İstanbul: İnsan Yayınları, 2011,  s. 23.
 


85 
 
 
itibaren girilen bütün sınavlar, kariyer planları hep rahat bir ömür geçirelim diyedir. 
Gençlere  devamlı  “kendinizi  önemseyin,  siz  önemlisiniz”  mesajı  verilirken, 
maneviyat çoğu zaman göz ardı edilir. 
Oysaki  gençlik  dönemi  maneviyata  çok  yatkın  ve  birçok  yönden  ilişkilidir. 
Maneviyat; hayatın anlamı, karakter gelişimi, insani görev ve sorumlulukların sınırı 
gibi konular başta olmak üzere, duygusal ve sosyal birçok arzuların tatmini gibi çok 
önemli hususlarda gençlerin doğru şekilde güdülenmelerinde etkili rol oynamaktadır. 
Daha  önceleri  toplumun  bütününe  hitap  eden  ortak  ve  birleştirici  bir  değer 
olan  maneviyat,  modern  toplumda  gücünü  ve  etkinliğini  yitirmeye  yüz  tutmuştur. 
Daha çok bireysel vicdanlarda yaşatılan, kişisel ve öznel bir yaşama alanı, bir tercih 
ve tutum konusu haline gelmiştir. Modernizm insanların inançlarını zedelemiş, onları 
inanç  ve  değerlerinden  şüpheye  düşürmüştür.  Eski  zamanlarda  din,  hiçbir  zaman 
şüphe  edilmeyecek  şeyleri  kapsayan  bilinç  düzeyinde  bulunurken  günümüzde 
maalesef  insanların  hakkında  ayrılığa  düşebilecekleri  diğer  birçok  fikre  psikolojik 
olarak  benzer  hale  gelmiştir.  Modernizm  ile  dindarlığın  zıt  kutuplar  oluşturduğu, 
dolayısıyla  modernleşme  arttıkça  dindarlaşmanın  azalacağı  yönünde  beklenti  ve 
tutumlar benimsenir hale gelmiştir. 
Ülkemizde  dinin  kamusal  alandaki  yeri  ve  statüsü  konusundaki  tartışmalar 
halen  yaşanmakta,  zaman  zaman  suçlama,  dışlama  ve  baskılar  devam  etmekte,  öte 
yandan  dindarlığın  gelenekçi  ve  yenilikçi  şekillerini  kabullenmiş  kesimleri 
arasındaki  anlaşmazlık  ve  gerginlikler  hepimizin  gözleri  önünde  yaşanmaktadır. 
Bunun sonucunda da birbirine zıt dini anlayış, yorum ve uygulamalarla karşı karşıya 
kalan gençlerimizde dini ilgisizlik ve güvensizlik tutumu gelişmektedir. Hızla gelişen 


: browse
browse -> Anlatilan senin hikayendiR: kapitalizm küRESEL kapitaliZMİn yeni sosyal düŞÜnce ve toplum modeli: AÇik toplum enstiTÜSÜ/vakfi
browse -> Devrimci Burjuvanın Ütopyası Olarak Aydınlanma Felsefesi ve Muhafazakarlaşan Burjuvanın İdeolojisi Olarak Pozitivizm ve Pozitivist Sosyoloji
browse -> Bu dönem tıbbı iki evrede ele alınabilir
browse -> ’da Allah’ın göklerin ve Yer’in Nûr’u olduğu belirtilirken
browse -> Yenġ-eflatunculuğun tasavvufa etkġlerġ
browse -> Enfeksiyöz, bağ dokusu hastalığı, granülomatöz, toksik veya idiyopatik nedenlerle, miyokardın inflamasyon, nekroz veya miyositolizidir
browse -> Radyo telev zyon s nema anab L m dali lat n amer ka
browse -> Hematolojide temel laboratuvar tani yöntemleri Dr. Mutlu Arat
browse -> Anab L m dali
browse -> Microsoft Word 1 iç kapak doc


Dostları ilə paylaş:
1   ...   23   24   25   26   27   28   29   30   ...   38


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2019
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə