Devlet kýtaplari üÇÜNCÜ baski



Yüklə 25.89 Kb.

səhifə68/72
tarix25.07.2018
ölçüsü25.89 Kb.
1   ...   64   65   66   67   68   69   70   71   72

197
………………………..:
.
………………….……:
………….……………:
………………………...:
………………………..:
…………………..…..:
…………………….…:
………………………:
………………………:
Bilim, gerçeği arama ve araştırma çabası olduğuna göre olgusaldır. Yani bizim dışımızdaki
nesnel gerçekliğe dayanır. Önce olgu bilgisi elde edildikten sonra, bu olguları yöneten yasaların bilgisine varılmak
istenir. Evrende oluşan olgular sınırsızdır, bilimin bunların hepsi ile ilgilenmesi hem gereksiz hem imkânsızdır
Bilim olayları olduğu gibi bildiren, başka deyişle genel geçerliği olan bilgidir. Bilim insanı
inanç, önyargı, fikir ve isteklerinden bağımsız olarak dış nesnel gerçekliği olduğu gibi bilmeye ve anlamaya çalışır.
Böyle bilgi, insandan insana değişmez. Bireysel değildir. Toplumdan topluma, çağdan çağa da değişmez. Bilim
nesnel bilgi içerir. Herkes için aynıdır. Bu nedenle bilim herkes tarafından test edilebilir bilgiler bütünüdür. Bu
özelliklerinden dolayı bilim, kişiler arası iletişime de açıktır. Birisi, diğerine bilimi aktarabilir, anlatabilir veya
öğretebilir.
Bilim akıl ilkelerine dayalıdır ve mantığı kullanır. Bu da elde edilen bilginin genel geçer
olma imkânını sağlar. Bilimin ulaştığı sonuçlar her türlü çelişkiden uzaktır, çünkü onlar aklın veya mantığın ilkeleri
temelinde bir araya getirilmiş bilgilerdir. Bilim bir hipotez ya da teoriyi doğrularken mantıksal düşünme ve çıkarım
kurallarından yararlanır.
Bilimsel bilgi, bilimsel yöntem, çeşitli bilimleri tek bir yöntemle birleştirmeye çalışır ve
yeni kanunları keşfederek insanın doğadaki gücünü artırır. Böylece, birlikte çokluğu ortaya koyar, farklı bilimlerin
farklı alanlarda ulaştığı sonuçları belli kurallara indirger; düşüncede bir tasarruf sağlayarak düşünce ekonomisini
gerçekleştirir. Düşünce ekonomisi, düşüncede savurganlığı, gereksiz yayılmayı önler ve dağınıklığı giderir.
Bilim önce soyutlar, sonra genelleme yapar. Bilim tek tek olaylarla değil olgu türleri ile
ilgilenir. Elde edilen sonuçlar genel bir biçimde ifade edilir. Örneğin ;“Bütün metaller ısıtılınca genleşir.”,
“Bütün sıvılar bulundukları kabın şeklini alır.”
Bilim, evrendeki sonsuz sayıdaki olgular içinde kendi amacına uygun olanları sınıflar,
betimler ve açıklar. Yaptığı seçimler sonucu, olgular hakkında önce varsayımlar, sonra da kuramlar ve yasalar
öne sürer.
Bilimsel varsayım ve kuram ne kadar doğru gibi görünse bile, bilim insanlarının karşıt
görüşleri her zaman imkân dâhilindedir. Bilim kendi içinde de eleştirel olmak zorundadır. Her zaman yanılma
payı olduğu düşünülmelidir; çünkü her kuram olgular tarafından desteklendiği sürece geçerlidir.
Yeni bilgiler daha önceki bilgiler üzerine inşa edilir. Bu durum bilimde devamlılığı ve
gelişmeyi sağlar.
Hiçbir millet bilime kendi başına sahip çıkamaz. Bilim tarihi, 21. yüzyılda insanlığın
kazandığı bilgi birikimini çeşitli din, dil, kültüre sahip milletlerin (Mısır, Çin, Hint, Yunan, Türk, Arap, İranlı,
İtalyan, Fransız vb.) müşterek çabalarının bir ürünü olduğunu belirlemiştir. Ayrıca nerede, hangi kültüre, din ve
inanca bağlı olursa olsun, bilimin gelişmesine uygun ortam hazırlayan her toplumun, bilime katkı
yapabildiklerini göstermiştir. Bir Japon biyologun çalışmasını bir Amerikalı bilim adamı tamamlayabilir. Bilim,
insanların en çok iş birliği yapabildikleri bir alandır. Bu sebeple bilim hiçbir milletin, hiçbir ırkın malı değildir.
O,  bütün insanlığın ortak ürünüdür. Yukarıda söz konusu edilenler, bir bakıma bilime katkı yapabilecek bir
araştırıcının niteliklerini de belirlemiş olmaktadır. Bir bilim adamının objektif, ön yargısız, özgür düşünceli,
yaratıcı olması gerekmektedir. Bilimsel çalışmayı başlatan, devam ettiren, onu daha ileriye götüren önemli
güçler vardır. Bunlardan en önemlileri merak, hayret ve ihtiyaçlardır.


2. Bilimsel Yöntemin Özellikleri
Bilimsel yöntem, gerçeği analiz eder ve parçalardan bütüne doğru senteze ulaşır. Bu yöntemin özelliği,
yapılan zihin eylemlerinin aklın ilkelerine uygun yürütülmesidir. Eğer tabiata ilişkin, akla dayalı, tarafsız,
güvenilir bir bilgi elde etmek istenirse bilimsel yöntem kullanılır. Bu yöntemin diğer bilgi edinme
yöntemlerinden farkı, şüpheye yer vermesi ve eleştiriye açık olmasıdır. Eleştirel bakış kurallarına uygun olarak
elde edilmiş sonuçlar üzerinde bile şu soruların sorulmasını önerir: “Bu elde edilmiş bilgiler gerçekten doğru
mudur? Hangi şartlar altında doğrudur? Ne dereceye kadar doğrudur?” İşte bu bakış, bilimdeki yanlışların
düzeltilmesine ve bilimin hep ilerleyen bir nitelik kazanmasını sağlar.
Aşağıda bilimsel yöntemin aşamaları karışık şekilde verilmiştir. Tablonun sağında bilimsel
yöntem aşamaları sırasıyla açıklanmıştır. Hangi açıklamanın hangi aşamaya karşılık
olduğunu bularak soldaki uygun kutuya yazınız.
Bilimsel yöntemin aşamaları: Teoriler, Varsayımların  kurulması, Yasalar, Problem,
Gözlem, Deney.
Uygulayalım
Bilimsel çalışma bir problemle, yani sebebini bilmediğimiz bir olayın
insanın ilgisini çekmesiyle başlar. Problem görebilmek uzmanlık isteyen
bir iştir. İnsanların gözleri önünde olan olayların dikkat çekmesi, bir
problem olarak ortaya konulması için bazen binlerce yıl beklemek
gerekmiştir. Problemin sebebi de bir olaydır. Şu hâlde bilimsel çalışmanın
amacı, problem olarak adlandırdığımız olayı, yani sebebi bulmaktır.
Gözlem yaparken, duyu organlarınıza çeşitli araçlar uygulayarak onların
güçlerini artırmak gerekir (teleskop ve mikroskop gibi). Gözlem yaparken
şartlar da belirlenmelidir. Suyun yüz derecede kaynadığını söylemek bir
anlam taşımaz. Hangi şartlarda yüz derecede kaynadığını tespit etmiş
olmak gerekir.
Problemimizin nedeni olarak gözlemlediğimiz olayları sıralamak
çalışmayı daha ileriye götürmez. Bunları bir fikir etrafında toplayarak
varsayımlar kurulur. Varsayım (Hipotez) kurmak problemimizi çözeceğini
düşündüğümüz, henüz denenmemiş olay veya olaylar grubunu önermektir.
Bu aşamada çoğunlukla şartlar hazırlanır ve varsayımın problemi çözüp
çözmediği, ayrıca şartlarda değişiklik yapılarak problemde bir değişikliğin
meydana gelip gelmediği kontrol edilir.
Varsayım, denemeleri başarıyla atlatırsa o zaman teori(kuram) adını alır.
Ancak bir teorinin kabul edilmesi, onun terk edilemeyeceği anlamına
gelmez. Eğer teori, yeni olgu bilgilerini açıklayamazsa o zaman düzeltilir
veya terk edilir.
Eğer varsayımın ögeleri arasındaki bağlantı matematiksel bir dille ifade
edilebiliyorsa o zaman yasalara ulaşılmış olur (Newton'un Çekim Yasası
gibi).Bununla beraber, yasalar da düzeltmeye (tashihe) uğrar.
198




Dostları ilə paylaş:
1   ...   64   65   66   67   68   69   70   71   72


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə