Issn: 2148-6026. Yakın Doğu Üniversitesi Adına Sahibi Owner on Behalf of Near East University



Yüklə 3,32 Kb.

səhifə59/92
tarix17.09.2017
ölçüsü3,32 Kb.
1   ...   55   56   57   58   59   60   61   62   ...   92

Klasik Tefsir Mukaddimelerinde Yedi Harf Meselesi ve Yorumları
 
129
Âyette geçen “seb’în” (yetmiş) kelimesini, Zemahşerî (538/1143)
76

Râzî  (606/1210)
77
,  Beydâvî  (685/1286)
78
,  Nesefî  (710/1310)
79
,  Mu-
hammed  Hamdi  Yazır  (1877/1942)
80
  gibi  bazı  müfessirler,  “çokluk” 
olarak yorumlamışlardır. 
Çokluktan  kinaye  kastedildiğini  bir  başka  deyişle  yedili,  yetmişli 
ve benzeri sayılardan bazen gerçek rakam değil de çokluğunu murat 
edildiğine birkaç hadisi de örnek vermek istiyoruz. 
Rasûl-i  Ekrem  bir  hadisinde  “Mümin  bir  bağırsağa  içer;  kâfir  ise 
yedi bağırsağa içer

81
 buyurmuştur.
Hz. Peygamber, bu hadisinde gerçek “yedi” rakamı ile müminin az, 
kâfirin  ise  çok  yediğine  işarette  bulunmuştur.  Kendisine  gelen  kâfir 
bir  misafire  koyun  sağılmasını  emretmiş  ve  art  arda  bu  sağılma  işi 
devam etmiş ve kâfir yedi kez süt içmiş ve ancak doyabilmiştir. Bu-
rada kastedilen azlık çokluk değil, kâfirin ihtirasına ve dünyaya aşırı 
bağlılığına dikkat çekilmiştir.
Kıyametin dehşetinden insanlar öyle terlerler ki, çıkan terleri, yet-
miş  arşın  yere  kadar  nüfuz  eder,  öyleki  kulaklarına  varıncaya  kadar 
onları kuşatır (gem altına alır)
.”
82
Kıyamet gününde insanlar çok fazla ter dökmesinin sebebi, o gü-
nün sıkıntı ve dehşetinin onları kuşatması ve güneşin tepelerine yak-
laşmasıdır. Hadiste kıyametin şiddetinden dolayı insanların çok terle-
yeceğine işaret edilmiş ve çokluk ifade eden “seb’în” (yetmiş) kelimesi 
ile çokluktan kinaye yapılmıştır. 
Arap dilinde hiç sayı kastedilmeden bazı ifadelerin kesret ifade etti-
ğine dair şu örnek verilebilir. 
Hz. Aişe’nin rivayet ettiğine göre Peygamber (s.a.v), Şaban ayının on 
beşinci gecesinde onun hücresinde bulunuyordu. Peygamber (s.a.v), 
bir  ara  yatağından  kalkarak  baki  Kabristanlığına  gitmişti.  Buradan 
sonrasını  Hz.  Aişe’den  dinleyelim:  “Bir  gece  Rasûlüllah  (s.a.v)’in  ya-
nımdan  ayrıldığını  fark  ettim.  Onu  aramaya  çıktım.  Onu  Baki’  (me-
zarlığın) da buldum. Beni görünce “Allah ve Rasûlünün sana haksızlık 
etmesinden mi korktun
?” buyurdu. Ben de ‘Ey Allah’ın Rasûlü! Senin 
76  Zemahşerî, a.g.e., II, 295.
77  Râzî, Fahruddin Muhammed b. Ömer er-Râzî, Mefâtîhu’l-Ğayb (Tefsîru’l-Kebîr), Beyrut, 
1990, XVI, 118
78  Beydâvî, Nâsıruddin Ebû Said Abdullah b. Ömer el-Beydâvî, Envâru’t-Tenzîl ve Esrâru’t-
Te’vîl,
 (Kitab Mecmua mine’t-Tefâsir içinde), Beyrut, ts. III, 167.
79  Nesefî, Ebu’l-Berakât Abdullah b. Ahmed, Medârikü’t-Tenzîl ve Hakâiku’t-Te’vîl, (Kitabun 
Mecmua mine’t-Tefâsir içinde) 
Beyrut, ts. III, 167.
80  Yazır, a.g.e, IV, 2595.
81  Müslim, Eşribe, 186..
82  Buhârî, Rikâk, 47.


130
 
Y
akın
 D
oğu
 Ü
nİversİtesİ
 İ
lahİYat
 F
akÜltesİ
 D
ergİsİ
bazı hanımlarının yanına gittiğini sandım’ diye cevap verdim. Bunun 
üzerine Rasûlüllah “Şaban ayının yarısı olunca Allah Azze ve Celle’nin 
rahmeti dünya semasına iner. Bu gecede Allah, Kelb kabilesinin ko-
yunlarının tüylerinin sayısından daha fazla kişiyi bağışlar.”
83
Yukarıdaki açıklamalardan anlaşılacağı üzeri bazı âyet ve hadisler-
de geçen ifade ve sayılar çokluktan kinaye olarak zikredilmiştir. Bun-
larda olduğu gibi Kur’ân’ın “Yedi Harf” üzere indirildiğini ifade eden 
hadislerde geçen “es-seb’a” (yedi) kelimesi çokluktan kinaye olabilir. 
Kesin olmamakla birlikte kanaatimizce bu görüşün de kayda değer bir 
yönünün bulunduğu göz ardı edilmemelidir.
Peygamber  (s.a.v)’in  bazı  hadislerinde  sayılar  geçmektedir.  Ancak 
Peygamber (sa.v.), bunları şıklar halinde belirtmiştir. Hz. Peygamber, 
İslam beş temel üzerine kurulmuştur
84
 buyurarak bunları izah etmiş-
tir.  “Müslüman’ın  Müslüman  üzerinde  altı  hakkı  vardır
85
  buyurmuş, 
bunları açıklamıştır. “Yedi sınıf insan vardır ki, hiçbir gölgenin olmadığı 
kıyamet gününde Allah onları, gölgesinde gölgelendirecektir

86
 diyerek 
bunları beyan etmiştir. Ancak Kur’ân’ın Yedi Harf üzerine indirildiği-
ni belirttiği hadiste geçen yedi harfin mahiyeti ile ilgili bir açıklaması 
bulunmamaktadır.
Abdurrahman Çetin, hadiste geçen yedi lafzının çokluktan kinaye 
olduğunu belirterek bu konuda şu değerlendirmede bulunmaktadır. 
“Ancak  Peygamberimiz  “Kur’ân  Yedi  Harf  üzere  indirilmiştir”  buyur-
muş fakat bunları teker teker saymamış ve bunların neler olduğu hak-
kında malumat vermemiştir. Bu yüzden sahâbe de bu hadisteki yedi 
rakamını “genişlik, çokluk, kolaylık, ruhsat” olarak anlamış olacak ki, 
birisi gidip de: “Ya Rasûlallah! Bu yedi harf nedir, bize bunu sayar mı-
sınız, açıklar mısınız?” deme ihtiyacını duymamıştır. Herhalde onlar 
da, “yedi Harfi” ayılacak yedi madde olarak görmemişlerdir. Eğer böy-
le değerlendirmemiş olsalardı, Kur’ân gibi üzerinde titredikleri önemli 
bir konuda mutlaka Peygamberimiz’den bir açıklama isterlerdi.”
87
 
Çetin,  Süyûtî’nin  ve  Suphi  Salihi’n  bu  görüşe  katılmadığını  ifade 
ederek onların getirdiği delilleri analiz ettikten sonra şu değerlendir-
meyi  yapar:  “Yedi  Harf,  Müslümanlara  Kur’ân  okumada  kolaylık  ve 
genişlik  sağlamak  için  verilmiş  bir  ruhsattır.  Anacak  illâ  yediyi  bul-
mak  için  zorlamanın  bir  faydası  da  yoktur.  Bütün  bunlardan  sonra 
Yedi Harf’in; yedi ile sınırlı olmayan ve Kur’ân’ın bir an önce benimse-
yip yayılabilmesi gayesi ile getirilmiş bir “kolaylık, genişlik ve çokluk” 
83  Tirmizî, Savm, 38; İbn Mâce, İkâmet, 191; Nesâî, Cenâiz, 103; Ahmed b. Hanbel, VI, 221.
84  Buharî, İman, 1, Müslim, Îman, 19.
85  Buhârî, Cenâiz, 2; Müslim, Selâm, 4.
86  Buhârî, Ezân, 36; Tirmizî, Zühd, 53.
87  Çetin, Abdurrahmana.g.e., s. 137-138.




Dostları ilə paylaş:
1   ...   55   56   57   58   59   60   61   62   ...   92


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2019
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə