T. C. İStanbul cumhuriyet başsavciliğI (cmk'nın 250. Maddesi İle Yetkili)



Yüklə 14.1 Mb.
səhifə184/278
tarix14.09.2018
ölçüsü14.1 Mb.
1   ...   180   181   182   183   184   185   186   187   ...   278

X36 şahıs : hocam bir şey söyleyebilir miyim? Modern bilimin gelişmesi modern felsefenin gelişmesine bağlıdır bunu biraz açıklar mısınız hocam?

TUNÇER ÖZDOĞAN: şimdi söylemeye çalıştığımız gibi ….(anlaşılmadı) nedenlerini bilmek o şeyle bilgisinin donanımlı olmaktan geçer. Bir şeyin nedenini bilmiyorsak, o şeyi bilinmeyen bir takım güçlere bağlayacağızdır. Yani güneşin doğuşunun nedenini bilmiyorsak, dünyanın kendi çevresinde dönüyor olması gibi doğal olarak karanlık ve aydınlığı bir takım tanrılara bağlayacağızdır, …..(anlaşılmadı) kötülükler tanırsı eğer topraktan tohum olama halinden toprağın üstüne çıkmadıysa soğuk veya kar nedeniyle ve biz bunun nedenini soğuğa bağlayamıyorsak, o zaman bir takım kanunlara bağlayacağızdır, kabile de bu bilinmeyen nedenleri tanrısal ilişkiye bağlamıştır yani burada başka yapacak bir şey yok, yani orada bilgi yoktur , bilginin kırıntısı dahi yoktur, insan yaralamasıdır kan akmasıdır ve bir süre sonra kanı aktığı için öldüğü bilinmektedir, bir insan büyük bir yükseklikten düşür kolu kırılır, veya bacağı kırılır yürüyememektedir, yürüyememesini anlayamamaktadır, yani o bilgiye sahip değildir, doğal olarak bunu çözümsüzler tanrısına bağlamak zorundadır, bağlayarak o konuyu çözmeye çalışır veya bağlamasa onu çözmesi mümkün değildir, yani bir taşı bir kuşa atıp kuşu öldürüp açlığını o kuştan temin etmek gibi insan nerdeyse yarı hayvan noktasındadır. Güdülerinden hareket ederek taşı alır hayvana atar, ama attığı o taş nedeniyle hayvanı yaraladığını öldürdüğünü bilmez o kadar bilgiye sahiptir taş atıp öldü demez o bu olayı doğa tanrısına bağlar veya iyilikler tanrısına bağlar, o sadece bir alışkanlıktan hareketle yerden taşı alacaktır hatta o yerden alan taşın tozunun dahi eklemleriyle ….(anlaşılmadı) bağlantı içerisinde o işi yaptığının farkında bile değildir, o sadece yapar ama onu yaparken kendi kendine nasıl yaptığını şöyle oturup açıklar tanrı izin verdiği için o taşı yerden alır atar kuşa değer veya değmezse Tanrı izin vermedi diyecektir dediği noktada oveya o değiş noktasında kuşun yaralanmasını bile anlamayacaktır. Kırık nedenini de o taş nedeniyle olduğunu da bilmeyecektir ve bunun gibi çeversindeki milyonlarca şeyi bilimeyen şeyleri bir takım güçlere bağlar, mitolojik bir büyüsel evren içerisdedir,

Y11 bayan şahıs: peki bilim de modern gibi felsefe modern mi?

TUNÇER ÖZDOĞAN: modern felsefesinin sorusunu yaşamın anlamını çevresindeki olayları ilişkileri anlamlandırmak yani bilgiyle anlamlandırmak, bilgiyi tanımlama bilginin arka planını oluşturmak, yani bunu bir bilinmeyen bir tanrıya bağlamak yerine bir bilgiyi yapılandırmak, bu mitolojiden sonra başka bir düşünme biçimi ortaya çıkıyor, 1 yüzlerce tanrıya bağlamak yerine olayları ve nedenleri bir tane tanrıya bağlamak ….(anlaşılmadı) tanrısına bundan daha pratik bir durum ortaya çıkıyor, ama bu bilimsel bilginin olduğunu söylerken mitilojiyi ve dini de reddetmiyoruz, aynı zamanda günlük yaşantımızda hiçbirimiz farkına varmadan bilimsel bir takım eğilim ve anlayışlar içerisindeyiz veya bilimsel bir takım eğilimlerimiz de vardır. Yani bu büyüğü mitiloji düşünme biçimini biz buna yöntem dedik hep birlikte kullanıyoruz ama bilimsel bilgiyi ne kadar iyi kullanırsak yaşantımızı o kadar pozitifleştirir ve derin hale getiririz. Bırakalım mı?” şeklinde olduğu,
Felsefe dersinin tarihteki süreçleri anlatılmakla birlikte, yine işleyişin PKK/KCK terör örgütünün propagandasına dönüştürüldüğü, Siyaset Akademilerinde verilen eğitimin devlet tarafından verilen eğitime alternatif oluşturacağının savunulduğu, konfederalizm’in yine bu bağlamda işlendiği,
BDP SİYASET AKADEMİSİNDE 31.01.2011 TARİHİNDE VERİLEN DERSE İLİŞKİN SES KAYDI ÇÖZÜMÜNÜN:
1. DERS
TUNÇER ÖZDOĞAN: Veya bir teoriktir.bununla birlikte bilime dair etnik diğer anlayışlara dair maddi bir takım kurallar söz konusu ise bu kuralların bir ayağı bilimdir, bir ayağı felsefedir bir ayağı politikadır. Yani maddi bir söz konusu olan kurumun kural olması itibariyle veya liberalizmin kural olması itibariyle bir ayağı bilimdir diğer ayağı felsefedir ikinci ayağı da politikadır.

Y1 BAYAN: …..

TUNÇER ÖZDOĞAN:Marksizim bir kural veya teoridir. Veya diyelim liberalizm bunun bir ayağı bilimdir bir ayağı felsefedir bir ayağı politikadır. Şimdi arkadaşımızın sorduğu soruyu tekrarlarsak soruyu hatırlatır mısınız tekrar

MEHMET MESUT TANRIKULU:……… felsefeyi daha iyi kim yapar ….

TUNÇER ÖZDOĞAN: Şimdi politik her teorinin arka planında felsefe vardır. Bu anlamda felsefedeki farklı akımları bilebildiğimiz oranda bu farklı çizgileri de bilebiliriz.Örneğin söz konusu olan Kemalizm de veya Kemalist aydınlanmanın arkasında bir çeşit Avrupa aydınlanması vardır. Bu anlamda Kemalizmi bir aydınlanma aracı olarak kabul edebiliriz. Ve Kemalizm bir politikaysa bu aydınlanma hareketini bildiğimiz oranda Avrupa aydınlanmasını bildiğimiz oranda Kemalizmiçözelbiliriz. Yine bu aydınlanma ……………… rasyonalist bir hareket olabilir, veya deneyici bir hareket olabilir biz deneyici bir harekete ………..göstermiştik. veya işte rasyonalist bir anlayışa örnek olarak Descartes’tan bahsetmiştik. Bunları filozofları bildiğimiz bunların ifade ettiği akımları bilebildiğimiz oranda bu politikayı nasıl etkileyebileceğimizi de bilebiliriz. Bu anlamda

Y1 BAYAN: ……….felsefe, politika

TUNÇER ÖZDOĞAN: tabi tabi bu Avrupa aydınlanma felsefesinin arkasında ………..güneş merkezli teorisi vardır. …. Güneş merkezli teoriyi ortaya attığı oranda bu ………tanrı merkezli anlayışlar Avrupa da yıkılır. Yerine insan merkezli anlayışlar ortaya çıkar. Bu doğal olarak tanrı merkezli anlayışlarda ………. Güneş merkezli evren anlayışı da politikayı etkilemesi de kaçınılmazdır. Şu dönemde ………… Avrupa aydınlanmasının ortaya çıktığı dönemden önce burada bir kral vardı kilisenin etkisi de söz konusuydu ve kralın kilisenin ikili bir biçimde iktidarı feodalizm söz konusuydu. Yani bir sistem bir kural olması anlamında kralın kilisenin feodalizm anlamında köylünün üzerinde bir hakimiyeti söz konusuydu. Köylü kitlesi bir şekilde işçileştikleri oranda veya feodalizm içinden yapısından ……… yapılar ortaya çıktığı oranda bu şeyin kralın ve kilisenin hakimiyetinin ortadan kalktığını ……………ortaya çıktığını biliyoruz. Bir şekilde Anadolu coğrafyasında da aynı şey olmuştur. Kemalist aydınlanma hareketinden teorisinden bunu ortaya çıkarabiliyoruz. Kemalist aydınlanma hareketi nedir …………felsefesinin bir şekilde kopyasıdır. Bu anlamda Kemalist aydınlanma ile birlikte TC ulus devleti ortaya çıkmıştır. Bu anlamda bu anlamda felsefecilerle politikacılar arasında bir ilişki söz konusudur. Burada ……….yani bilimin dünya merkezli evren anlayışından güneş merkezli evren anlayışına geçişin bu anlamda önemi var. Yani bu şeyden güneş merkezli evren anlayışından önce bir insan dünya merkezli anlayış söz konusuydu. Dünya merkezli anlayış söz konusuydu burada birde kilisenin kralın otoritesi vardı burada da şey ortaya çıkıyordu aydınlanma felsefesi öncesi anlayışlar ortaya çıkıyordu. Yani tanrı merkezli düşünme anlayışları ortaya çıkıyordu. Yani bunları tek tek incelemek gerekiyor. Yani bilim nedir ………felsefe nedir? Bunları tek tek açmaya çalıştık. Felsefe öncesi mitoloji büyür mü din gibi anlayışlar nedir politika nedir ve burada tek tek ilişkilerini ortaya koymak gerekir.

X1 ERKEK: Hocam burada çok ilginç bişey kafamı kurcalayan bilim felsefe politika

TUNÇER ÖZDOĞAN: Evet

X1 ERKEK: Bana göre hepsi aynı yerde olamaz çünkü neden bugün felsefe mantığına baktığın zaman felsefe ile politika ilişkisi var çünkü sen politika öğreteceksin onun halka ………. Felsefe var kendine göre bir politika şekillendiremezsin Belki politika bilimden beslenebilir ama bilim politikadan beslenemez

TUNÇER ÖZDOĞAN: Yani bir şekilde bilimin politikadan beslenmesi felsefe üzerinden oluyor

X1 ERKEK: Bende onu söylüyorum biraz tam anlamıyla ilişki kurmak nasıl oluyor

TUNÇER ÖZDOĞAN:bunlar kurama teoriye dair şeylerYani herhangi bir olguya dair şeyler değil yani masanın kalemle duvarla girdiğimiz ilişki değil yani gözle gördüğümüz kokladığımız bir şey değil kurama, teoriye dair şeyler olduğu için üzerinde çalıştığımız zaman bizim için anlaşılır hale gelir.

X1 ERKEK: Şimdi sen mesela diyelim politika kendi ideolojime düşüncenle insanlara benimsetmek insanlara kabullendirmek birilerini ona çekmek yani bilimse gerçeğe dayalı ben o yüzden söylüyorum benim düşüncem örneğin burada 36 arkadaşız herkes benim düşünceme katılmak zorunda değil ama ben kendi düşüncemi öne sürüyorum oysa arkadaşlar bir bilim var ortada bu kalem diyo ben tahta diyorum ben o anlamda diyorum politik felsefe ile bilim ilişkisi nasıl olur.

TUNÇER ÖZDOĞAN:yani diyorum bu teori teoriye dayalı bir şey yani bu kalemle duvar ilişkisi gibi değildir kavramlarla ilgili kavramlar üzerinde çalıştığımız sürece bu kafamızda şekillenecektir. Bu belli bir Zaman gerektirir. Yani bu konuda yoğunlaşmak gerekir. Yani ben burada ……..ad olarak bahsediyorum. ……………………………….. bir nüansı vardır kendine özgü bir bilim dünyası içerisinde …..çalışmak gerekiyor burada ……… çalışmak gerekiyor. …………..güneş merkezli evren teorisi arasında nasıl bir ilişki ortaya çıkmıştır. ……………..formüle ediyoruz biz burada kategorize etmek yani ne… birkaç kitap okumak gerekiyor ……….. felsefeye dair kitap okumak gerekiyor bu bilimin felsefenin politikanın karşılıklı ilişkisinden bahsediyoruz…………………..

X1 ERKEK: hocam yani yanlış anlamayın bak şimdi karşılıklı ilişki diyorsunuzyabenim esas benim şey benim üzerinde durmak istediğim şu mesala felsefe politika bilimden faydalanabilir ama bilim bu ikisinden faydalanamıyor karşılıklı ilişki dedinya benim anlatmak istediğim bu zaten



TUNÇER ÖZDOĞAN:bilim adamı olmasıyla newtondescarteses…………..girdiği ilişki nedir? Bu soruyu bu sorunun üzerine konuşmak gerekiyor aydınlanma felsefesi üzerinden bu soru üzerine konuşabiliriz yani bu konuya girebiliriz …. Yani sorduğunuz sorular doğru sorular güzel sorular ama bu sorularla başka başlıklara geçmek gerekiyor yani descartesla yani ne söylemiştirdenewtonu etkilemiştir. Descartes şunu söylemiştir. Düşünüyorsam o halde varım demiştir. Descartestan önceki tarihi filozoflar bir insanın düşünmesi mümkün değildir. O anda düşünüyorsa tanrı izin verdiği oranda düşünüyordur demekle bilimin önünü kapatmaktadır.descartes ben düşünüyorum demiştir. Newtonda düşünmüştür gene felsefe diyorum descartes ben düşünüyorum demiştir. Kendinden önceki filozoflardan bağımsız olarak şu cesaretli şeyi söylemiştir. O dönemde descartesın ben düşünüyorum demesi çok tehlikeli bişeydi çünkü engizisyon mahkemesi ben düşünüyorum diyeni cezalandırıyordu. Şöyle diyordu siz nasıl düşünüyorsunuz tanrının izin vermediği şeyleri düşünmeye hakkınız yok diyerek engisizyon mahkemelerinde yargılanıyordu descartestan önceki düşünürler, descartes şey yaparak risk alarak ben düşünüyorum dedi. Ben düşünüyorum dediği andan itibaren de newton……… gibi filozoflarda düşünmeye başladı …………..neyi düşünmeye başladı şunu düşünmeye başladı dünyanın ayın yıldızların ilişkilerini düşünmeye başladı yani neyi düşündüler evrenin merkezinde ay yoktur demeye başladı evrenin merkezinde güneş vardır demeye başladı newton ama bu ciddi riks içeriyordu kilisenin ve kralın karşısında politikanın merkezinde olan insanlar karşısında yani kurumlar karşısında ciddi bir riks içeriyordu gerek descartesın ben düşünüyorum demesi gereksedenewtonun ben düşünüyorum dedikten sonra düşünmeye başlaması evrenin merkezinde ay değildirde güneş vardır demesi çok ciddi bir riks içeriyordu çünkü kralın ve kilisenin otoritesinin yani Dekart ve newtonun evrenin merkezinde ay yoktur katagorize yapıyorum yani evrenin merkezinde güneş vardır diyen newton demesiyle kralın ve kilisenin otoritesi yıkılıyordu çünkü kral ve kilise insana düşünmesini yasaklamıştı insan düşünemez tanrı düşünür yani biz tanrının bize düşünün dediği şeyler içerisinde düşünebiliriz ve hareket edebiliriz diyordu. Yani bu zamanın düşünürleri gerek Dekart gerek newtondüşündükçe gerek kralın gerek kilisenin otoritesi ortadan kalktı. Tamda bu noktada şey ortaya çıktı ….……… hem filozof hem politika üzerine yazan insanlar ulus devlet teorisini attılar ortaya devlet teorisini attılar ortaya yani …….Monarji gibi ……..kurallar yerine devlet teorisini ortaya atan filozoflar ortaya çıktı yani devlet teorisini ortaya atan filozoflar dekcartın ben düşünüyorum demesinden yararlandı newtonun evrenin güneş merkezli teorisinden yararlandı yani devlet teorisini ortaya attılar yani teorik politikanın önünü açtılar, kral ve kilisenin kurum olması nedeniyle bütün otoritesi yıkılmış oldu ortaya bir devlet kuramı çıktı devlet kurumu bu anlamda modern devlet kuramının bir ayağı bilim bir ayağı felsefe bir ayağı politika olduğunu söyleyebiliriz. Yani nasıl bir bilim güneş merkezli bir bilim nasıl bir felsefe bir anlamda aydınlanma felsefesi nasıl bir politika ulus devlet politikası, ………..devlet ……… ortaya atmaya başladılar … politika…..bu anlamda bilimin, politikanın, felsefenin doğrudan ilişkisi var

X2 ERKEK: anlaşılmıyor

TUNÇER ÖZDOĞAN:doğrudur biz günlük yaşantımızda ne kadar bilimi savunuyorsak ta aydınlıkçıysaktaMarksistsekde bir tarih falı baktırmıyoruz. Tarih falı binlerce sene öncesinden gelen şey gelenektir. Yani bir espride olsa inansaktainanmasakta dinleriz günlük yaşamımızda her şekilde günlük yaşantımızı felsefe üzerinden şekillendiriyor olsak da…………..düşünceler düşünme biçimi bizde vardır. … olarak vardır. Ortadoğuya doğru gittikçe uzakdoğuya doğru gittikçe bu …. Dünyanın masalsı dünyanın topluluk üzerinde etkisi çoğalır. Ama buradan şey anlamı çıkmasın felsefe iyidir doğrudur o mitsel dünyanın içerisinde yaşamak onun etkisinde yaşamak kötüdür olumsuzdur diye bir şey söylemek istemiyorum

X1 ERKEK: şimdi benim söylemek istediğim şuydu hocam birçok şeyi aydınlattınız şimdi doğrudur felsefe olmadan politika olmaz politika olmadan ulus devletin temelini atamazsınız insanlara bir şeyler kabul ettiremezsiniz ama siz şimdi karşılıklı ilişki dediniz ama benim takıldığım nokta o mesela karşılıklı dediğiniz zaman politika felsefeden besleniyor felsefe de politikadan besleniyorbu ikisidebilimdende besleniyor ama bilimin nerden bunlarla beslenmesi

X3ERKEK : şimdi arkadaş demek istiyor ki bilim politikadan beslenemez

X1ERKEK : evet onu demek istiyorum

X3 ERKEK: şimdi bizim zamanımızda Sovyetler Birliği ile Amerika Birleşik Devletleri ………….. onların politikalarından kaynaklanmıştı ne olmuştur Sovyetler Birliğine göre politikasına göre …………politikaya dönüştürmeyerek akan petrollerin boşa gitmesini sağlamışlardır. Amerika Birleşik Devletleri bir politika geliştirerek atık petrolleri onları kullanır hale getirmişlerdir………….. dünyanın neresinde bir yere gidersek gidelim Kübada uçak beklerken pasaport kontrolü yaparken hemşire gönderiyorlar sağlık kontrolü yaptırıyorlar Avusturalya demeyelim Japonya diyelim hiç tarım alanı olmamasına rağmen politika geliştiriyorlar kare şeklinde karpuz üretiyorlar bunların politikası olduğunu düşünüyorum

TUNÇER ÖZDOĞAN:…… bu politik kurumlardır, krallık ve kilise politik kurumlardır nasıl etkilenmiştir bilim şeyden bilim okullarından felsefe okullarından , bilim okullarının felsefe okullarının ortaya attığı tespitler bu kurumları işlevsel olmaktan çıkarmıştır. Yani hiçbir hükmü kalmamıştır artık çünkü bu kurumlar bilim öncesi din üzerine şekillenen dinsel üzerine şekillenen kurumlardır. Kral kilise ama ortaya bilim okulları çıkınca üniversiteler ortaya çıktığı anda bu krallıkta ortadan kalktı yerine devlet çıktı şimdi biliyoruz ki şimdi devlet danışmanları üniversitelerden çıkıyor üniversitelerden şekilleniyor üniversitelerden insanlardan çıkıyor kralın çevresindeki danışmanlar kiliseden ortaya çıkıyordu şimdi ulus devletin danışmanları üniversiteden ortaya çıkıyor

X2ERKEK . Benim esas anlatmak istediğim şu mesela politika tüketicidir polikita kavramı tüketicidir sürekli tüketir. Bilimse sürekli birikimdir bir şeyleri açığa çıkartır bir şeyleri çoğaltır Benim burada anlatmak istediğim şey şu tüketen bir şey çoğaltan bir şeyden ne alacağı olabilir böyle bir soru soralım

X4 ERKEK (HOCA): şimdi bir önerme ortaya atıyoruz önermeyi doğrulayacak şey önce politika tüketicileri ne demek

X1ERKEK : şimdi demek istediğim şu tüketiciler demek istediğim şu bir şeyler tüketiyorsun şimdi sen bu kalem üzerine politika yapıyorsun

TUNÇER ÖZDOĞAN:Kalem üzerine politika yapmadım

X1ERKEK : örnek veriyorum hocam mesalaAKP Kürtler üzerine sürekli politika yapıyor dedi ki ben kürt açılım yapacağım dedi ben o zaman biraz geniş girim önümüzü görmektense anlamak daha iyi olur ben Kürtlerin sorununu ben halledeceğim dedi bu bir politikaydı ve gelinen nokta neydi Kürtleri sürekli aldattı kandırdı TRT ŞEŞ’i verdi hiçbir yasal güvencesi yok yani çocuğa bir çikolata verirsin elinden 200milyonu alırsın TRT ŞEŞ’ i verdi 35 yıllık bir değerini almaya kalktı ondan sonra ne oldu bu politikanın sonu geldi yani tüketti yeni bir şeyler üretmesi gerekiyor

TUNÇER ÖZDOĞAN:Burada bir araya girebilir miyim burada tükettiğini düşünmüyorum 20 milyon kürtün büyük bir kısmı AKP’nin ürettiği politikalardan etkileniyor ama biz Kürtler ve Türkler AKP’nin bizlere vaat ettiklerinden etkilenmemiz gerekiyor dedinya bitti dedinya AKP’nin politikaları,

X5 ERKEK: nerde bitmiş AKP’nin politikaları

X2ERKEK : şimdi biz kapsamlı düşünüyoruz ben şimdi kapsamlı konuşursam 2 saat ince detaylı şimdi benim anlatmak istediğim şey şu şimdi ben bir gün gidipte ben Kürtlere diliniz okullarda ders verebilirim diyebilir mi oylarınız için diyemeyecektir.

X6 ERKEK: Niye var var

X2 ERKEK: şimdi demek ayrı bi şeydir şimdi ben kalkıp burada saatlerce konuşurum demek ayrı bişey kabul etmek ayrı bişey şimdi burada benim anlatmak istediğim şey şudur bundan iki sene önce yapılan bir asimilasyon bir tasfiye politikası bunu açığa çıkarttı bunu anlatmaya çalışıyorum birçok Kürt halkı bunu görebildi benim anlatmak istediğim o ben o yüzden buna fazla girmek istemiyorum bu anlamda diyorum bunu tüketti tüketiyor

X6 ERKEK: ……… net bir şekilde çizmemiz gerekiyor ………. İnsanların düşüncelerini her ne olursa başka biri aktardığı zaman amaç dışı aktarmasın bu bizi de etkiliyor…………………birçok kesim bu öğretim meselesini bilmiyor konuya bu şekilde baktığın zaman net bir şekilde anlaşılıyor.

TUNÇER ÖZDOĞAN:hocam felsefe ile ilgili kafamızda kalan bir ironi paylaşmak istiyorum cevabını bulamadığımız soruları sormaktansa birazda felsefenin derinliklerine bırakmak lazım örneğin köylü vatandaş ordunun hep mensubu olmak ister ……………………… şimdi felsefenin ……………..şimdi çocuk derki ben 4 yıl mühendislik okudum diye aslında felsefe okumuştur. ……….Babası bu felsefe ne diye sorar ………. Çocukta derki şimdi biz yer kürenin üzerinizdeyiz ….. biz ottan beslenen hayvanların etini yiyoruz ……… bu bir ironi tabi ……………………….. benim aklıma şu soru geldi bilim almış başını gidiyor ……….. burada felsefenin rolü nedir ………..dolayısıyla felsefenin bu sistemde yeri nedir doğrusu benim için önemli bir soru ama günümüzde ise felsefe aydınlanma çağının bir teorisidir yada yaradılış yaşamın başında ve sonunda şekilleniyor yaradılışın ve var olmanın muhasebesini de hep filozoflar felsefe üzerinde yorumlamış ve adlandırmışlardır dünyayı tanımak istemişlerdir adlandırmak istemişlerdir. O yüzden burada bir sürü isim telaffuz ediyoruz ama günümüzde ise mesela felsefenin ne olacağını düşünen felsefecilerde kalmadı artık günümüzde felsefeciler dünyanın neresinde olursa olsunlar artık işe bilimsel bakmazlar, meta gözüyle bakarlar artık felsefede politik bir bilimden çıktı denilebilir hemen benim aklıma şu soru geldi bir dönem liberal kapitalist modelin sistemini yaşıyoruz artık bilim almış başını gidiyor bilim ………burada felsefenin rolü nedir felsefeden yararlanıyor mu kendini yeniliyor mu ben artık felsefenin günümüzde kendini yenilediğini düşünmüyorum. Bana göre felsefe durağanlık dönemini yaşıyor dolayısıyla felsefenin bu sistemde yeri nedir? Doğrusu benim için önemli bir soru teşekkür ederim.



X7 ŞAHIS: …………anlaşılmadı

TUNÇER ÖZDOĞAN:………avrupada kralın ve kiliseninbu sistemi neye dair …. Düşünme biçimine ilişkin bir sona gelinmiş olması tamamiyle siyasi ve toplumsal ilişkiyle ilgili orada üretici yani tarıma yeni makinaların girmesi yani 1000 köylüyle yapılan işin iş makinaların girmesiyle 100 kişinin yapması yani doğal olarak 900 işçinin boşta kalması demek ………………. İktidarın ortadan kalktığını görüyoruz bu anlamda tarım merkezli düşünmede ortadan kalkıyor bu anlamda felsefe ile ilgili arkadaşın söylediği doğru gibi geliyor yani felsefenin sonuna geldik diyordu belki haklıydı ama ortaya başka türlü anlayışların yani politik kuram veya anlayışında yani ulus devletinde sonuna gelinmiş durumda yani bütün politik felsefelerinde sonuna gelinmiş durumda bundan sonra nasıl bir politik düşünce ortaya çıkacak yeni dünya nasıl bir düşünceyle dönecek bu bizim üzerinde çalışmamız gereken bir şey ne diyoruz ulus devlet bitmiştir yerine ne diyoruz DEMOKRATİK ÖZERKLİK, DEMOKRATİK KONFEDARİLİZM gelebilir diyoruz bunun arkasındaki felsefe ne olabilir. ……….. bunun arkasındaki şeyin konfedarilizm arkasındaki felsefe üzerine çalışmak gerekir ekolojik toplum deniyor mesala ekolojik toplum üzerine binlerce toplantı yapılır seminerler düzenlenir bunuda bizler yapacağız yani bunu da ODTÜ üniversitesinde Boğaziçi üniversitesi yapmaz ……….. ne devlet bürokrasisi ne insan yetiştiriyor tüm partilere danışman yetiştiriyor bu anlamda DEMOKRATİK KONFEDARALİZM sistemin tırnak içerisinde söylüyorum bürokrat istemiyorum PARTİ DANIŞMANLARINI VEYA KURUCULARINI BİZ BURADA YETİŞTİRECEĞİZ hemen burada şey konusuna girmek istiyorum bunu yapabilmek için bir inceleme bir araştırma ne ile olur yayınlanan kitaplarla olur yan tarafta bizim bir kütüphanemiz var buna kütüphane denmez içinde kitapları olmayan bir odaya kütüphane denmez bu konuda ikinci derste bazı şeyleri konuşacağız herhalde aramızda yani biz burada bir kitap listesi düzenledik……. Biz bu kitapları ilçelerden temin etmeye çalışıyoruz yani burada biz felsefe üzerine politika üzerine politika üzerine araştırma ödevi oluşturmak gerekiyor yani boğaziçinde yapılmayan şeyleri yani ulus devlete dayanan yapılanmaları biz burada yapmak zorundayız. Bu anlamda ulus devleti oluşturan kurumların sonuna gelindiği doğrudur o zaman farklı bir politik sistem dayatıyorsa ve bunun siyasi mücadelesi veriliyorsa dağda kentte bununda arka planda o düşüncenin de örülmesi gerekiyor …….. yaptığımız çalışmalar çok yetersiz bunu çoğaltmak gerekiyor bu yaptığımız çalışmada buna hizmet ediyor diye düşünüyorum bu anlamda burada farklı düşünceler olabilir çünkü felsefe öğrenmeye veya yapmaya çalışıyoruz eğer biz burada bilime dair konuşsaydık bu kadar uzamayacaktı bu kadar farklı düşünce çıkmayacaktı yani demiştikya….2 daha 2 4 tür demiştik ….matematiğine göre bu doğrudur haklıdır buna hiç kimse itiraz etmez burada herhalde iki kere ikinin 4 ettiğine kimse itiraz etmez burada ama felsefede durum farklıdır felsefede doğru ve yanlışlar vardır ama bu konudada netleşmemiz gerekiyor bunu irdeleyebilmemiz gerekiyor bu toplumun arkasında şu felsefi akım olabilir diyebilmeliyiz bence ekolojik toplumun arkasındaki akım descartes olmaz ………dünya felsefesi olmaz insan merkezli felsefeler olmaz post model felsefeler olmaz .. devleti yapılandıran felsefeler olmaz başka bir şey olması gerekiyor

Y1 BAYAN: Hocam o zaman felsefenin hiçbir zaman sonuna gelinmez

TUNÇER ÖZDOĞAN:düşünmektir felsefe

Y1 BAYAN: politika yani devlet diyorsak ulus devlet diyorsak konfedarilizm inşası demokratik özerkliğin inşasından bahsediyorsak bir tarafta bilim var yani yeni yeni şeyler üretiliyorhergün farklı şeyler icat ediliyor ama dolayısıyla felsefe hiçbir zaman bitmez bunun arkasından felsefe gelir yani

TUNÇER ÖZDOĞAN:Bilim her zaman felsefeye ihtiyaç duyacaktır politika üzerine gerek uygulayıcı insanlar gerekse teorisyenlerin ……… biz bir şeyi uygularken bunu biliriz uygulamaya çalışırız bu yüzden politika insanlarıda uygulayıcılarda felsefeye ihtiyaç duyacaktır. Ve bunları bir araya getirdiğimizde bir kural ortaya çıkacaktır tam da bu kuralları bir araya getiren Abdullah ÖCALAN Demokratik Konfedarilizm bir kuraldır bunları bir araya getirdiği için bu kuralı ortaya atmıştır. Ama bizim yapmamız ama bakın demokratik konfedarilizm………slogan düzeyinde ezberliyoruz yani demokratik özerkliği biz ezberliyoruz yani slogan düzeyine indiriyoruz buda onu ortaya atan insana bir haksızlıktır aynı zamanda büyük bir tehlikedir.Şu nedenle çok büyük bir tehlikedir, Türkiye’de türk solu ezberlemiştir Marksizm lenini slogan düzeyine indirgemiştir popülize etmiştir popülize etmek ne demektir şeye bakıyoruz şey bizim için devrimci demokrat bir insan kübayı şekillendiren Latin amerikayı şekillendiren orada devrimci mücadele içinde yer alırken öldürülen bir kişidir şimdi bunu ne yapıyorlar iç yapılarında denetim olarak işliyorlar özellikle yapıyorlar bunun üzerinden para kazanıyorlar ama bunu devlet görüyor yani politize edilmiş yani biz türk solu Mahir, Deniz’i Politize etmiş, slogan düzeyine indirmiş oluyor 80’den sonra altı ay içinde yok etmiş bugün Türk Solu diye bir şey ortada yok Türk Solu Marksizmi bilmez LENİNİ bilmez Mahir’i bilmez şeye takılmıştır yani büyük oranda Kemalizme takılmıştır aydınlanma felsefesine takılmıştır çünkü türk devrimci demokrat bence Türk Solu tarafından slogan düzeyine indirgenmiştir bu anlamda Marksizm nedir Leninizm nedir haksızlık yapılmıştır ama bundan daha büyük tehlike bir teşkilatın başındaki insan insanına talimat verecek ama bu slogan düzeyinde kalacak bu kadar sığ bir anlayışa sahip doğal olarak insanların canıyla oynanıyor yine 70 ile 80 arasında 5000 tane insan öldürüldü bu coğrafyada Kürdistan’ı dışarıda bıkakırsak günde 20, 25, 30 kişinin öldüğü bir coğrafya kürdistan’ı dışarıda bırakırsak 80 ile 81 arasında 5000 kişi 5000in üzerinde insan öldü Kürdistanda 4000 in üzerinde insan öldü yani karşılaştırmak gibi bir düşüncem yok ama 70 ile 80 arasında sınıf mücadelesi veya ihlaller ile devlet arasında çatışmalar bu kadar yoğun iken 80 den sonra 81 e kadar Türk Solu büyük oranda şehit edildi 500000 bin tane insan vardı 77 1 Mayısında şimdi 5000 kişi topluyamıyorsun Türk Solu ama burda şimdi……………………..eden insanları hesaplamak gerekiyor son derece sığ bir ,……………… slogan düzeyine indirmişlerdi buradan şeye gelecembu kitapları şey yapmamak gerekiyor slogan düzeyinde okumak gerekiyor çoğunu değil ama bir kısmını okumak gerekiyor




Dostları ilə paylaş:
1   ...   180   181   182   183   184   185   186   187   ...   278


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə