T. C. Marmara üNİversitesi sosyal biLİmler enstiTÜSÜ İlahiyat anabiLİm dali



Yüklə 281.98 Kb.

səhifə12/147
tarix11.09.2018
ölçüsü281.98 Kb.
1   ...   8   9   10   11   12   13   14   15   ...   147

 
24
kilise arasındaki bu yumuşama halka yansımamıştır, Yunanlılar bu gün dahi IV. Haçlı 
seferlerinde Katoliklerin yaptıklarını affedemezler.
56
 
Araştırma sahamız,  İdil-Ural bölgesi olarak sınırlandırılmıştır, bu nedenle 
genel Rus siyasetinin içinde sınırlandırılan bölge için yukarıda verilen terminolojiye 
ihtiyaç duyulmuştur. Bütünden hareketle parçayı ifadelendirme diye 
isimlendirebileceğimiz bu metot bizim çalışmamızın kurgusunu da meydana getirmiştir. 
Genel hıristiyanlık içinde sırayla tarihsel süreci takip ederek gelişen mezhepleri 
verdiğimize göre ve haklarında özet bir fikir edindiğimize göre, gayrı Ruslar arasında 
Ortodoksluğu destekleyen faktör ve kurumları incelemek tezimizin kurgusunun sağlam 
bir temele oturması için önemlidir. Tezimizin içeriğinde yer alan misyonerler, kilise 
yetkilileri ve devlet görevlileri yanında bazı sivil kurumların da Ortodoksluk ile ilgili 
ideolojiyi zorla kabul ettirmek gibi bir misyonu yüklendikleri ilk devirler neticesinde 
XIX. yüzyılda kurumsallaşarak yeni bir çehre kazandığı gözlemlenmektedir. 
Bunların önemleri değiştikçe değişik bürokrasilerin ve özel kurumların bile 
rolleri değişmiştir. XIX. yüzyılda artan bakanlık bürokrasileri ve misyonerliği idare 
eden özel kurumlar arasında bir ilişki vardı. Devlet bakanlarının hiçbiri için misyoner 
hareket öncelikli değildir. Ve sonuç, en azından özel kurumlar düşüncelerini açıkça 
ifade edene ve 1860’larda daha uzun süreli bir politika uygulamaya başlayana kadar, 
İdil bölgesinde misyoner hareketi tutarsız ve geleceğe dönük değildir. 
Missia (misyon) ve missioner (misyoner) kelimeleri Rusça değildir, Rusya’da 
kullanımları XIX. yüzyılda başlamıştır. “İlk olarak ‘missiia’ kelimesi dinî törenlerin 
yönetimi için diğer ülkelerde bulunan Ortodoks din adamları için kullanılmaya 
başlanmıştır, bu nedenle Rusya’da ‘missia’ya geniş ve modern Avrupa gözüyle 
bakılmalı ve bu terimin anlamı orada bulunmalıdır.”
57
  
                                                 
56
 Ortodoksluğun inanç sistemi şöyle özetlenebilir; Patrik ruhani başkandır, yanılabilir. Roma Kilisesi evrensel 
değildir, papa gibi o da yanılabilir. Ruhul Kudüs, Sadece Baba'dan çıkmıştır. Hz. İsa hem insan, hem tanrı tabiatına 
sahiptir. Sadece Hz. Meryem ve Aziz ikonalarına saygı gösterilir. Komünyon (Kudas) ayininde ekmek mayalı 
olmalıdır ve şarap sulandırılmalıdır. 7 sakrament vardır. Patrik, başpiskopos, piskopos ve keşişler dışındaki papazlar 
evlenebilir. Sadece ilk yedi konsilin kararları da kabul edilmelidir. 
57
 Paul William WerthSubject for Empire: Orthodox Mission and Imperial Governance ın the Volga-Kama Region 
1825-1881. s. 103  


 
25
Batının emperyal siyasetinde önemli bir yere sahip olan Protestan misyon, 
XVII. yüzyılın sonlarına doğru düzenli bir hareket haline gelmiş, Avrupa ve Kuzey 
Amerika toplumlarında dinin sosyal alanda yer edinmesinde önemli bir güç olmuştur. 
Avrupa’nın etkilemek istediği bölgelerde bu toplumsal etkene bakış ahlak seviyesini 
yücelten ve homojen sosyal yapının oluşmasını sağlayan unsur olarak görülmüştür. 
Misyonerlerin üzerinde titizlikle durduğu gerçekte de bu iki konudur; ahlakîlik ve 
toplumsal birliktelik en önemli başlıklardır. Bu yüzden hıristiyanlık, dünya siyaseti ve 
gücünden ayrı özelleştirilmiş ahlak gücü olarak yorumlanmış ve bölgesel dinamikler 
kazanmayı bilmiştir. Din Avrupa toplumunda önemli bir rol oynamaya her zaman 
devam etmiş, erdemli vatandaşlığı özendirip toplumsal farklılığı engellemeyi amaç 
edinmiştir.
58
 
Rus Ortodoks misyon faaliyetlerinde bu model ve tarzı görmek elbette yanlış 
olacaktır. Fakat Rusların misyon terimini kullanmaları hemen hemen Avrupa’yla aynı 
tarihlere rastlamakta ve aynı iddiayı taşımaktadır. “İmparator F. Aleksandr döneminde 
gelişen Rus Kutsal Kitap Topluluğu (1812–1826) bu hareketin öncüsüdür ve misyonun 
başlangıcında önemli bir yere sahiptir. Bu topluluk birçok kilisenin papazından 
müteşekkildir ve Çar Aleksandr’ın “kiliseleri birleştirme hayali”nin merkezini 
oluşturmaktadır. Ayrıca İngiliz misyon kurumları birliği, bu kurumun en büyük manevî 
destekçisidir.”
59
 
Rus din adamları ve misyon temsilcileri İncili tercüme ederek Muhammedî ve 
paganlara, dağıtması  şüphesiz hıristiyanlaştırma çabaları profesyonel ve batı tarzı 
misyonerliğin bir başlangıcı olmuştur.  İşte bu başlangıçta “İngiliz  İncil Topluluğu, 
misyoner harekette tecrübeli olduğu için rehberlik etmiştir.  İlk olarak Kuzey 
Kafkasya’ya daha sonra da Sibirya’daki Buryatlara misyon faaliyeti için Çar izin 
vermiştir. Rusya’daki ilk misyonerlik metinleri Arapça olarak basan bu misyonerler, 
Rus topluluğu ile iletişim kurarak yaptıklarını rapor etmilerdir.”
60
 
 
                                                 
58
 Peter van Rodeon, “Nineteenth-Century Representations of Missionary Conversion and the Transformation of 
Western Christianty”, in Peter van der Veer ed., Conversion to Moernites: The Globalizm of Christianty (London, 
1996) s. 66-83. 
59
 Werth, s. 103 
60
 A. N. Pıpin, “Rossiyskoe Bıbleyskoe Obşestvo”,  Vestnik Evropı,  8,9,11,12 (1868): 639-712, 231-297, 222-285, 
708-768.  


 
26
Zamanla, Rus misyoner uygulamaları Protestan misyonerlerinin uygulamala-
rından ayrılmaya başlamıştır. “Aleksandr’dan sonra tahta geçen Çar I. Nikolas Rus 
Kutsal Kitap Topluluğunun kiliselerin birleştirilmesi fikrine yanaşmamış ve 1826’da bu 
teşkilatı kapatmıştır. Ortodoks kilisesindeki birçok insan, bu topluluğu Ortodoksluğa 
karşı bir kuruluş olarak görerek şüphelenmiştir.”
61
 Onlara göre Çar Aleksandr’ın, 
Protestan dogmasını desteklemesi ve ruhun doğrudan tanrı ile iletişimi üzerinde 
durması, Ortodoks kilisesinin çıkarlarına ters düşmektedir. 
Rusların “misyon” fikri zamanla gelişerek bazı batılı perspektifleri de kendine 
mal etmiştir. Aslında misyon kavramı, ahlaklı vatandaşlar topluluğu varsayımından 
oluşmaktadır. Kutsal Kilise Meclisi’nin de belirttiği gibi “inançta birliğin homojen 
millet oluşumunda büyük bir etkisi vardır”
 62
 fikri yukarıda belirtilen Avrupa kavramına 
uygunluk göstererek, dinîn toplumdaki işlevi ve rolü ile ilgili çağdaş bir anlayış öne 
sürmektedir. Bu yüzden Rusya’daki misyoner hareket, devamlı surette çağdaş ve 
özelleşmiş bir din fikrine, ahlaki gelişmenin toplumu düzelteceği varsayımına doğru 
ilerleme göstermiştir. Ancak Rus misyonerleri merkez ve çevre ayırımını iyi tahlil 
edemedikleri için Batı Avrupa’daki dinîn birleştiricilik yönünü kullanamamışlardır.
 63
 
Rus Ortodoks Misyonu Etken Güçleri 
Rus Ortodoks Kilisesinin dinî ilişkilerinde yetkisi olan kurum St. 
Petersburg’taki Kutsal Kilise Meclisi’dir. Yedi üyeden oluşan Kilise Meclisi, dinî 
amirler üzerinde yetkisi olan dinî topluluğu ve piskoposluk bölgelerini yönetmekteydi. 
Dinî konularla ilgilenmesine rağmen işi daha çok eğitim ve düzen gibi bürokratik 
konulardır. Bütün misyonerler Kilise Meclisi’nden çıkarlar veya ondan resmî onay 
alırlardı. Kilise Meclisi’nin laik bürokrasi ve İmparator arasındaki bağ başprokurator 
adlı bir üst düzey yöneticidir. Kilise Meclisi Ortodokslukla ilgili tüm meselelerde yetkili 
olduğu gibi misyonerlikle de ilgilenmektedir. 1820-1830’larda Kilise Meclisi’nin 
misyonerliğin kurulması ve yönetiminde önemli rolü varken, daha sonra bu 
yetkilerinden feragat etmiş 1860 ve 70’lerde misyoner harekette Kilise Meclisinin rolü 
                                                 
61
 Georges Florovskiy, Ways of the Russian Teology, Part One, Collected Work of Georges Florovsky, vol. 5, 
(Belmont, 1979), s. 181-88 
62
 Werth, s. 105 
63
 
Werth, a.g. e., s. 106
 




Dostları ilə paylaş:
1   ...   8   9   10   11   12   13   14   15   ...   147


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə