Yazi takip ahmet Dede Secretary yayin tüRÜ Üç Aylık, Uluslararası, Süreli Yayın Type of Publication



Yüklə 175,97 Kb.

səhifə65/106
tarix17.11.2018
ölçüsü175,97 Kb.
növüYazi
1   ...   61   62   63   64   65   66   67   68   ...   106

ARİSTOCULUK VE MU‘TEZİLE ARASINDA KİNDÎ
151
ları  ifade  eden  bir  terim  olduğunu  belirtmektedir.  Örneğin  bir,  cins,  tür,
şahıs, fasıl hassa araz-ı amm gibi kavramlar için kullanıldığı gibi, küll (bü-
tün), cüz’ (parça), cemi’ (hep) ve ba’z (kısım) karşılığında da kullanılır.
26
Kindî, birin kullanım alanlarına işaret ettikten sonra gerçek manada ‘bir’in
ne anlama geldiği üzerinde durmaktadır. Ona göre saydığı kavramlar haki-
ki anlamda ‘vahid’ değildir; onlar bu vasfı bir etkenden almışlardır.
Kindî, savunduğu bu iddiayı kanıtlamak üzere bahsettiği kavramları tek
tek ele almakta, onların ne yönden bir olduğunu ve hakiki anlamda neden
bir olmadıklarını hulfî kıyas metoduyla açıklamaya çalışmaktadır.
27
Konu-
yu uzatmamak maksadıyla ayrıntılarına girmediğimiz bu meselede Kindî,
yaptığı tafsilatlı açıklamalardan sonra, adı geçen kavramların hiçbirindeki
birliğin hakiki birlik olmadığını; sadece bulunduğu şeyde isim olarak bö-
lünmezliği ifade ettiğini belirterek, bu savını destekleyici örnekler serdet-
mektedir. Mesela ev, şekil ve yön bakımından tabii sürekliliği; taş, sıva ve
evi oluşturan diğer parçalar itibariyle de arazi yani sınaî sürekliliği ifade
etmektedir. Demek ki ev, aslında çokluk ifade etmektedir ve ondaki birlik
gerçek birlik değildir.
28
Kindî’ye göre, parçaları olan her şey hem çoktur (çünkü parçalar çok
sayıdadır) hem de birdir (çünkü parçalar bir bütün oluşturmaktadır). Bu tür
şeylerden hiçbiri, Kindî’nin bir şeyin her açıdan bir olmasını kastettiği an-
lamda gerçek birlik olmadığı gibi hiçbir şekilde çokluk da değildir.
29
Kin-
dî’nin  bu  görüşünün  altında  yatan  sebebin  şu  olduğunu  söylemek  müm-
kündür:  Mahlûkat,  özü  itibariyle  hakiki  bir  olan  birlik  kaynağına
dayanması sebebiyle bir iken; hâdis olması hasebiyle çoktur. Onun belirtti-
ği  gerçek  bir,  yukarıda  zikrettiği  herhangi  bir  kategori  veya  sıfata  sahip
olmayıp salt birliktir.
Kindî bir (vahid) konusunu izah çabasıyla Tanrı hakkında en az iki şey
söylemek istemektedir. Buna göre O ‘bir’dir ve yaratılmış şeylerdeki birli-
ğin  kaynağıdır.  Bu,  Kindî’nin  Tanrı’yı  yaratıcı  olarak  telakki  etmesinde
kilit rol oynamaktadır. Kindî, Tanrı açısından bir şeye birlik ihsan etmenin
o  şeyi  var  kılmak,  bir  başka  ifadeyle  onu  yaratmak  anlamına  geldiğine
inanmaktadır.  Bu  açıklama  aynı  zamanda  Kindî’nin  Tanrı  konusundaki
metodunu da izhar etmektedir. Ona göre Tanrı hangi özelliğe sahip olursa
olsun, o özelliğe mutlak anlamda sahiptir ve hiçbir şekilde onun zıddına
sahip değildir; aynı zamanda O, diğer şeylere ait özelliklerin de kaynağıdır.
Bu bağlamda Tanrı bir olduğundan hiçbir şekilde çokluk ihtiva edemez ve
her birliğin de sebebidir.
30
26
Kindî, Felsefî Risâleler, 186.
27
Kindî, Felsefî Risâleler, 186-194.
28
Kindî, Felsefî Risâleler, 194.
29
Adamson, Kindî ve  unanca Felsefe Gelene inin Kabulü, 39.
30
Adamson, Kindî ve  unanca Felsefe Gelene inin Kabulü, 39-40.


DİYANET İLMÎ DERGİ  
· 
 CİLT: 54  
· 
 SAYI: 2  
· 
 NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2018
152
Aristoteles’in Tanrı anlayışı ise çok olan şey maddidir ilkesinden hare-
ketle
31
içerisinde Tanrı’nın birliği ilkesini bulundurmaktadır. Ayrıca Aristo-
teles’e göre Tanrı’nın fiili, mükemmel ve ezelî-ebedî bir hayattır. Bundan
dolayı Tanrı, ezelî-ebedî ve mükemmel olarak adlandırılmaktadır.
32
Ancak
bununla beraber Tanrı’nın nitelikleri konusunda Kindî ile Aristoteles’in bir-
birinden çok farklı görüşleri vardır. Aristoteles’e göre en yüksek varlık olan
Tanrı, maddesiz olduğundan ne izlenim, ne duyum, ne iştah ne de istek an-
lamına gelen iradeye sahiptir. Tanrı’da bulunan niteliklerin hepsi pasif du-
rumdadır. Bunların hiçbirisi ile kâinattaki varlar temas edemez. O’nun kâi-
natın varlığından haberi yoktur, hiçbir şey istemez, hiçbir şey yapmaz, evren
üzerinde  hareket  ve  edimleriyle  etkide  bulunmaz.
33
 Öyle  ki Aristoteles’e
göre Tanrı, evrenin bilgisi olmayan bir bilgiye ve evren üzerinde, kendi bil-
gisinden çıkmayan bir etkiye sahiptir. Bu hemen hemen bir etkinlik olarak
adlandırılamayacak bir etkidir; çünkü bu, bir insanın bilinçsiz bir biçimde
bir başkası üzerinde meydana getirebileceği türden bir etkidir.
34
İlk bakışta çelişki gibi görünen bu durum onun kendine has bakış açısın-
dan kaynaklanmaktadır. Zira Aristoteles, Tanrı’nın doğasını incelediğinde,
O’na pratik bakımdan dünya ile ilgilenmek gibi herhangi bir yetiyi izafe
etmenin, mükemmelliğini ortadan kaldıracağını düşünmektedir. Ancak o,
dünyayı incelediğinde ise Tanrı’yı, kendisini dünyayla daha sıkı bir ilişki
içine sokan bir biçimde tasarlama yoluna gitmektedir.
35
Bu durum aynı za-
manda Aristoteles’in deist bir tanrı fikrine sahip olduğunu açığa vurmakta-
dır. Ayrıca Aristoteles’in Tanrı’yı kendisine ibadet edilen, kendisinden yar-
dım  istenilen  bir  varlık  olarak  düşünmüş  olduğuna  ilişkin  hiçbir  delil
yoktur. Şayet Aristoteles’in Tanrı’sı bütünüyle kendine kapalı ise -ki böyle
olduğuna inanmak mümkündür- o zaman insanların onunla kişisel iletişi-
me yönelmeleri mümkün olmayacaktır.
36
Bunların Yanında Aristo, Tanrı gibi ezelî olan, hiçbir değişmeyi kabul
etmeyen elli beş tane sabit kürenin varlığından söz etmektedir. Yine o, fe-
leklere akıl ve ruh isnat etmek suretiyle onlara kutsal varlık gözüyle bak-
makta, bazı eserlerinde de (özellikle Nikomakhos Ahlakı’nda) sık sık Tan-
rılar  tabirini  kullanmaktadır.  Bütün  bu  hususlar  dikkate  alınacak  olursa
31
Alfred Weber, Felsefe Tarihi, çev. H. Vehbi Eralp (İstanbul: Sosyal Yayınları, 1998),
84.
32
Aristoteles, Metafizik, 508.
33
Macit Gökberk, Felsefe Tarihi (İstanbul: Remzi Kitabevi, 1993), 84.
34
Aristoteles, Metafizik, 70.
35
Aristoteles, Metafizik, 71.
36
Cevher Şulul, ‘’Kindi Metafiziği’’ (Doktora Tezi, Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilim-
ler Enstitüsü, 1998), 52.




Dostları ilə paylaş:
1   ...   61   62   63   64   65   66   67   68   ...   106


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə